![]() | ![]() |
| |||||||
![]() |
| Anahtar Kelimeler: kudus, tapinagi |
|

![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.554
Üye No:1
Konular: 8363 Katılım: 47% Devamlılık: 100% Online Süresi: 4 Gün 14 Saat 33 Dakika 3 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.595 1.148 Konuda,2.519 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177781 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | ![]() Kudüs Tapınağı ya da Kutsal Tapınak, (İbranice: בית המקדש, alfabetik çevirisi; Bet HaMikdash ve anlamı "Kutsal ev"), Kudüs'ün Eski Şehirindeki Tapınak Tepesinde (Har HaBayit) bulunan ve Yahudilerce kutsal sayılan Tapınak. Klasik Musevi inancına göre, Tapınak fiziksel dünyada Tanrının tecellisinin (İbranice "shechina") simgesel ayak taburesidir. Birinci Tapınak, Kral Süleyman tarafından M.Ö. 957 yılında yaklaşık 7 yıllık bir sürede inşaa edilmişti. Antik Museviliğin merkeziydi[1] Tapınak, Musevi inancının merkezinde bulunan Shiloh, Nov, ve Givon'da bulunalarla beraber Musa'nın buluşma çadırı (taşınabilir musevi tapınağı) ile yer değiştirmiştir. İlk tapınak M.Ö. 586 yılında Babillilerce tahrip edilmiştir. Yeni tapınağın yapımına M.Ö. 535'de başlanmış olup bir süre ara verildikten sonra inşaat M.Ö. 521'de yeniden başlamış, M.Ö. 516 yılında tamamlanmasının ardından M.Ö. 515 yılında ibadete açılmıştır. Ezra Kitabı'nda bahsedildiğine göre, Tapınağın yeniden inşasına Büyük Cyrus izin vermiş ve Büyük Darius'da tasdiklemiştir. Yaklaşık 500 yıl sonra İkinci Tapınak, M.Ö. 20 yılında Kral Herod tarafından yeniden tamir ettirilmiş ve daha sonra Romalılar tarafından M.S. 70 yılında tahrip edilmiştir. Her ne kadar Tapınak uzun süre önce tahrip edilmiş olsa da, Batı duvarı hala ayaktadır ve uzun yıllardan beri tapınak yapısının ayakta kalan tek duvarı olduğuna inanılır. Bir İslam mabedi olan Kubbetüs Sahra tapınak alanına 7. yüzyıl sonlarında inşaa edilmiştir ve yine tapınak avlusunda kabaca aynı dönemde yapılmış olan Mescid-i Aksa bulunur. Musevi Eskatologya'sı Mesih'in gelmesinden önce buraya Üçüncü Tapınak'ı inşaa edilmesini planlamaktadır ve bu yüzden Ortodoks ve Muhafazakâr Musevilik taraftarları bir gün Üçüncü Tapınağın inşaa edileceğini ummaktadırlar. 30 Ağustos 2007 tarihinde, boru hattı döşenmesi sırasında İkinci Tapınağın kalıntıları ortaya çıkmıştır.[2]. Ardından kısa bir süre sonra Ekim 2007'de arkeologlar tarafından Birinci Tapınağın kalıntılarına da ulaşıldığı açıklanmıştır. Etimolojisi İbranice yazılarda yapıya verilen isimler Beit HaMikdash ya da "Kutsal Ev" dir ve Kudüs'te bu isimle anılan tek tapınaktır. Tapınak aynı zamanda Tanah'da, Beit Adonai (Tanrının Evi) ya da kısaca Beiti (Evim) ya da Beitechah (Eviniz) olarak da adlandırılmıştır. Süleyman Mabedi, Tanrı tarafından Kral Davud'a verilen özel bir plan temel alınarak yapılmıştı. Davud bu tapınağı inşaa etmeyi umudetmişti ancak Tanrı ona, Birinci Tapınağı oğullarından birisinin yapacağını söyledi. Davud, saltanatı sırasında tapınak için gerekli olan ve ahşap, büyük temel taşları, altın, gümüş, bronz ve kullanılacak olan diğer metaller gibi işlenmemiş malzemeleri toplamaya başladı. Tapınak, Ahit Sandığı evi ve başta İsrailoğulları'na olmak üzere tanrıya ibadet edebilecek her milletten insanlar için tasarlanmıştı. Birinci ve İkinci tapınakların Museviliğe adanmış olduğunu söylemek bir hata olacaktır çünkü bu inanç sistemi bir kaç yüzyıl sonra şimdi Irak olarak bilinen Antik Babil'de biçimlendirilmiştir. Kitab-ı Mukaddes'te, Judah (Davud) Krallığı vatandaşlığı ile ilişkili olarak Yahudi teriminden ilk kez bahsedilmesi, birinci tapınağın tahrip edilmesinden (Bu olay yaklaşık olarak M.Ö. 590 yılı civarında gerçekleşmiştir) hemen önce yaşamış olan ve Judah (Davud) Krallığının son yöneticisi olan Kral Zedekiah'tan önce olmamıştır. Süleyman Mabedi olarak adlandırılan ilk tapınak, Kral Davud ve Süleyman idaresi altından birleşen [[İsrailoğulları]'ndan 12 kabilenin mensuplarınca inşaa edilmişti. Süleyman'ın saltanatının ardından tahta çıkan oğlu Rehoboam'ın kibirliliği nedeniyle, İsrailoğullarından 10 kabile birlikten ayrılarak Kuzey İsrail Krallığı'nı kurarlarken, Judah, Benjamin ve Levi kabilesinin çoğunluğu Judah Krallığında kaldılar. İkinci Tapınak, Nebukadnezar'ın 6. yüzyıldaki sürgününden geriye kalan Judah'lılar tarfından tekrar inşaa edildi. Diğer 10 kabile ise Asur krallığı tarafından yıkılan krallıklarından sonra, bir kaç yüz yıl önce dağılmışlardı. Birinci ve ikinci tapınaklar Herod Tapınağı modeli, İsrail Müzesi, Kudüs. Kudüs'teki tapınak tepesinde bir biri ardınca inşaa edilmiş iki farklı tapınak bulunur: Süleyman Mabedi aşağı yukarı M.Ö. 10. Yüzyılda (960 civarı) Musa'ya ait Çadır Tapınağın yerine inşaa edilmişti. Tapınak M.Ö. 586 yılında Nebukadnezar komutasındaki Babilliler tarafından tahrip edilmiştir. İnşaatından tahrip edilmesine kadar geçen süre 375 yıldır ancak Talmudik tradisyon bu süreyi 410 yıl olarak verir. Süleyman Mabedinin inşaası Masonik tradisyonda da oldukça önemli bir rol oynar. İkinci tapınak Cyrus'un Musevilerin Babil Esaretinden dönmelerine izin vermesinden sonra inşaa edilmiştir. Dönüş, M.Ö. 537 yılında gerçekleşmiş olup bir kaç kez yaşanan gecikmeden sonra tapınak M.Ö. 516 yılında tamamlanabilmiştir. Tapınak tepesindeki mabed 150m x 50m ölçülerindeydi.[4]. İkinci tapınak, General Titus komutasındaki Roma İmparatorluğu'na bağlı birlikler tarafından 70 yılında tahrip edilmiştir. Pompey, M.Ö. 63 yılında Kudüs'ü ele geçirdiğinde tapınağa hakaret etmişti. Josephus'a göre (Roma İmparatorunun maiyetinde yaşıyordu), Pompey tapınaktan ya da hazinesinden hiç bir şey almamıştı ancak Tapınağın kutsal alanına girmesine engel olan bir rahipleri öldürtmüştü. Pompey bir süre sonra tüm gücünü kaybetti ve avlanan bir kaçak olarak öldü. Bu olay pek çok Musevi tarafından ilahi bir cezalandırma olarak kabul edilir. M.Ö. 19 yılında, Kral Herod tapınak kompleksinin tamirine başladı. İkinci tapınağın temelleri dahi Romalılarca tahrip edildiğinden dolayı daha büyük ve daha geniş tamamen yeni bir tapınak yapılmasını emretti.[5] Musevilerin, 132-135 yılları arasında Romalılara karşı giriştikleri son isyan sırasında Simon bar Kokhba ve Rabbi Akiva tapınağı yeniden kurmayı denediler ancak bar Kokhba'nın isyanı başarısız oldu ve Museviler Kudüs'ten çıkartıldılar. 363 yılında Dönek Julian Kudüs'teki Musevi Tapınağının tamir edilmesini emretti ancak bu plan da başarısız oldu. Üçüncü tapınağın yeniden inşaası Kudüs Tapınağının tahrip edilmesi, Francesco Hayez İkinci Tapınağın tahrip edilmesinden beri, üçüncü bir tapınağın inşaa edilmesi için dua etmek bir Musevi için günde üç kez yapılan Musevi ibadetinin resmi bir parçası haline gelmiştir. Her halukarda tapınağı nasıl ve ne zaman inşaa edileceği sorusu hem Musevi ve hem de Musevi olmayanlar tarafıdan sürekli tartışılmaktadır. 1. Yüzyıldan sonra genişlemeye başlayan İbrahimi Dinler'den Hristiyanlık ve Müslümanlığa ait kutsal yerlerinde burada bulunması sorunu daha karmaşık hale getirmektedir.Buna ilaveten Kudüs'ün politik durumu ve tarihi tapınağın bulunduğu düşünülen alanda Müslümanlarca kutsal sayılan Mescid-i Aksa ve Kubbetüs Sahra'nın bulunması tapınağın yeniden inşaa edilmesinin önündeki en büyük engellerdir. Fiziksel yerleşimi Talmud'a göre Tapınağın Doğu tarafında bir Ezrat Nashim (Kadınlar avlusu) bulunurken asıl yapı Batı taraftaydı. Asıl alan, kurban kesilecek bir alanı ve adağın bazı parçalarının yakıldığı ve kanının akıtıldığı bir Mizbaeach (dış sunak) ihtiva ediyordu. Büyük bina, bir Ulam (ön oda), Heichal ve Kodesh Kodashim'den (kutsalların kutsalı) oluşuyordu. Heichal ve Kodesh Kodashim birinci tapınakta bir duvar ile ayrılmışken ikinci tapınakta bu işlem iki perde yardımıyla yapılmıştı. Heichal içerisinde Menorah, ekmek masası ve tütsü sunağı bulunuyordu. Ana avluya açılan on üç kapı vardır. Güney tarafında, Güneybatıdan başlayarak dört kapı bulunur:
Peygamberlerin yazmalarında tapınak Kitab-ı Mukaddes peygamberleri, Tapınağı baştan aşağı kaplayan tanrının huzurunda gördükleri olağanüstü görüntüleri tarif ederler. Yeşeya şöyle yazar; "yüce ve görkemli Rab'bi gördüm; tahtta oturuyordu, giysisinin etekleri tapınağı dolduruyordu." (Isaiah 6:1). Yeremya şöyle yalvarır; "Adın uğruna bizi küçümseme" (Yeremya 14:21) ve "Tapınağımızın yeri başlangıçtan yüceltilmiş görkemli bir tahttır." diye bahseder (Yeremya 17:12). Hezekiel ise, "Ovada gördüğüm görümdeki gibi, İsrail'in Tanrısı'nın görkemi oradaydı." der. Yeşeya, tapınakta dua etmek kadar kurban kesmenin ve evrensel bir amacın öneminden bahseder: Kutsal dağıma getirip dua evimde sevindireceğim.,Yakmalık sunularıyla kurbanları sunağımda kabul edilecek,Çünkü evime 'Bütün ulusların dua evi' denecek. (Yeşeya 56:7)."Çünkü evime 'Bütün ulusların dua evi' denecek." (Yeşeya 56:7)Tapınak ibadetleri Tapınak, Tanah'ta nasıl tatbik edileceği tarif edilen kurban'a ilave olarak Şabat ve diğer Musevi tatillerindeki özel ve her gün sabah ve öğleden sonra gerçekleştirilen sunuların da yapıldığı yerdi. Leviler, ezberledikleri mezmur'ları kurban esnasındaki uygun zamanlarda okudukları gibi aralarında günün mezmuru, yeni ayın özel mezmuru, büyük Musevi tatilinde söylenen Hallel ve "Şükran kurbanı mezmuru " (Mezmur 100) gibi özel durumlarda da söylüyorlardı. Tapınakta günlük sununun bir parçası olarak, Musevilerin geleneksel sabah ibadeti temel alınarak yapılan ve iyi bilinen Barchu, Şema ve Birkat Kohanim dualarınında dahil olduğu dualar ezbere okunarak bir dua ibadeti gerçekleştirilirdi. Cennet bahçesi olarak tapınak Tapınağın avlusu ağaçlar, çiçekler ve çeşmelerle kaplıydı çünkü Tapınak Cennet Bahçesi'nin bir modeli ve yeniden yaratılması anlamına geliyordu. (Bkz. "Cennet olarak Kudüs," Lawrence Stager, Biblical Archaeology Review, Mayıs/Haziran2000). Tapınağın Musevi ibadetlerindeki rolü Geleneksel Musevi sabah ibadetinin merkezindeki Şema duasını da içine alan bölüm, aslında tapınakta yapılan günlük ibadetten farklı değildir. İlave olarak, Tapınağın günlük tamid ve özel durum Mussaf (ilaveten) sunusuyla geleneksel olarak yer değiştiren ezberden okunan Amidah duasının hem Ortodoks hem de Muhafazakâr Musevilik'te, tapınakta düzenlendiği günlerdeki gibi kurban zamanında yine ezberden okunması gerekmektedir. Tapınak geniş ölçüde Ortodoks ibadetleriyle birlikte anılmaktadır ve Muhafazakarlar ikinci planda kalmaktadır. Ortodoks Musevilik Ortodoks Musevi ibadetlerinden sayılanlar şöyledir:
Muhafazakâr Musevilik Muhafazakâr Musevilik, tapınağın anılmasını muhafaza etmiştir ancak kurban etmenin yeniden yürürlüğe konulmasıyla ilgili referansları kaldırmıştır. Tapınak ibadetleriyle ilgili çalışma toplantıları kaldırılmış ya da yer değiştirilmiş, Amidah duasındaki pasajlar, haftaiçi Torah ibadetleri ve tapınağın yeniden inşaasına yapılan göndermeler kalmış ancak kurbana yapılan referanslar kaldırılmıştır. Bayramlardaki kurban ibadetlerine yapılan referanslar korunmuş ancak geçmiş zamanlardaki gibi yapılarak yeniden yürürlüğe koyma temennileri kaldırılmıştır. Yom kippur ve Sukkot 'da yapılan özel dualar gibi özel bayram ibadetleri muhafazakâr dua kitaplarından korunmuş ancak muhafazakâr cemaat tarafından ya kısaltılmış ya da atlanmıştır. Bazı cemaatlar kurban kesmeye yönelik tüm referansları çıkartmıştır ve muhafazakâr Sim Shalom dua kitabı, kurbandan geçmişte olduğu gibi bahseden ve hepsinin arasından kurbana referans göstermeyen tek kitap olarak, Amidah duasının bir alternatif versiyonuna sahiptir. Muhafazakâr Musevilik, çoğunlukla sadece Tisha B'Av'da yerine getirildiği halde tapınağın tahrip edilmesiyle ilgili dört orucu muhafaza etmiştir. Reformist ve yeniden yapılanmacı Musevilik Reformist ve Yeniden yapılanmacı Musevilik, bazı dolaylı ve muğlak referansları muhafaza ettiği halde tapınağa yapılan tüm referansları kaldırmıştır. Birleşik devletlerdeki reform hareketi, ibadet yerlerini sinagog ya da shul olarak adlandırmak yerine onları tapınak olarak çağırır. İnanışa göre dualar, kurban ibadetiyle yer değiştirerek Musevi ibadetinin ana usulü haline gelmiştir ve bu sebeple dünya da Tapınağa değil tapınaklara ihtiyaç vardır. Arkeolojik kanıtlar Üzerinde (2.43×1 m) İbranice "Boru çalma yerine" yazan, Benjamin Mazar tarafından tapınak tepesinin Güney eteklerinde yapılan kazılarda bulunan ve ikinci tapınağa ait olduğu düşünülen taş Arkeolojik kazılarda, Tapınak tepesi ya da Har HaBayit'i çevreleyen yüz kadar mikvaot (ritüel arınma havuzu) bulunmuştur. Havuzlar, bu bölgenenin seküler bir alan olmaktan ziyade kutsal bir tapınım alanı olduğunun güçlü delilleridir. Her halukarda, kesin olarak tapınağın bulunduğu alanın içinde kurulmamışlardır. Tapınağın konumu ile ilgili temel olarak üç adet teori vardır:
2004 tartışmaları 27 Aralık 2004 tarihinde Toronto-çıkışlı The Globe and Mail gazetesi, Kudüs'teki İsrail Müzesi'nin herkesin bir zamanlar Süleyman Mabedinin başrahibine ait asanın süsü olduğuna inandığı fildişi nar'ın sahte olduğu sonucuna vardığını yazdı. Bu eser, Kitabı Mukaddes'in eski eserler kolleksiyonundanki en önemli parçaydı ve 2003 yılında Kanada Medeniyetler Müzesindeki gezici bir sergide sergilenmişti. Uzmanlar bu keşfin uluslararası bir eski eser dolandırıcılığının parçası olmasından korkuyorlardı. Başparmak büyüklüğündeki nar, yalnızca 44 mm yüksekliğindeydi ve üzerinde Eski İbranice alfabesinde yazılmış bir yazıt kazınmıştı. Sadece 9 yazı karakteri tam olarak okunabiliyordu ve eğer yazıyla bir düşünce anlatılmak istenmişse anlaşıldığı kadarıyla bir kaç tane daha karakter kayıptı. Yazıtın günümüze ulaşan kısmının transkripsiyonu şu şekildedir "לבי...ה קדש כהנם (sadece yod kelimesinin alçak yatay hattı ve ה he'nin yüksek yatay hattı kalmıştır.) Kayıp harflerin restarosyanı ile ilgili öneri şu şekildedir: לבית יהוה קדש כהנם Bu yeniden kurma, araştırmacıların çoğu tarafıdan kabul gören şu transliterasyon (başka alfabe ile yazma) ile sonuçlandı: lby[t yhw]h qdš khnm, anlamı: "Yahuda'nın tapınağının kutsal rahibine aittir." Eserin sahte olduğunu iddia edilmesinin nedeni, bu parçanın Demir Çağı'ndan ziyade Bronz Çağı'na ait olduğu hakkındaki tartışmalardır. Her halukârda Süleyman Mabedinin Bronz çağında yapıldığına dair teoriler vardır. Eğer bu teoriler doğruysa, nar'ın sahte olup olmadığını tartışmak için bir neden yoktur. İslamda tapınak İslam dininin ilk kıblesi Kudüs'te bulunan Tapınak tepesindeki Mescid-i Aksa'dır. Kur'an'da "Beit Al-Maqdes" ya da "Al-Masjid Al-Aqsa" (en uzaktaki cami) olarak geçer. Halife Ömer Kudüs'e girdiğinde başpatriğe kendisini Tapınak Tepesine (yıkık olan Süleyman mabedinin yerine) götürülmesini rica etti. Etraf döküntülerle doluydu çünkü şehrin bu bölümü Hristiyanlar zamanında taş ocağı ve çöplük olarak kullanılmıştı. "Ka'ab al-Ahbar" adındaki bir Musevi dönmesi müslüman, dinsel bilgilerinin yardımıyla Yahudilerin nerede tapındıklarını gösterdi ve Ömer tapınaktan geri kalanları buldu ve bu yere Medine'de peygamberin mescidine benzer kamıştan bir mescid yaptırdı. Ömer, 10,000 kişiyle birlikte tapınağın 70 yılında yıkılmasından sonra ilk kez bu yerde ibadet etti. Ömer ayrıca burada kurban kesilmesinin yasakladı. Ömer, yaklaşık 20 yıl önce İslam Peygamberinin Mirac'a yükseldiği kabul edilen Kubbetüs Sahra'yı ararken, Kaab da "kutsalların kutsalını" arıyordu. "Kutsalların kutsalını" nın bulunduğu tahmin edilen yerdeki enkaz temizlenirken herkesi şaşırtan bir şekilde büyük bir taş ortaya çıktı. Ömer taşın etrafına bit çit yaptırdı çünkü Ka'ab'ı çıplak ayakla kayanın etrafından dolaşırken görmüştü. Taşın bulunduğu alanın üzerine 687-691 yılları arasında Emevi Halifesi Abdülmelik devrinde Kubbetüs Sahra inşa edilmiştir.
__________________ ![]() Youtube'ye Girmek İçin Kesin Çözüm %100 Çalışıyor 2 sn ye de hiç bir AYAR yapmadan Youtube' ye girin KONUYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN O Şimdi Ankara'da ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
| | |
| | #2 |
| Yeni Üye ![]() Üyelik tarihi: May 2008 Nerden: İstanbul
Mesajlar: 1
Üye No:35200
Konular: 0 Katılım: 0% Devamlılık: 37% Online Süresi: Ø 0 Konuda,0 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 1 Rep: ![]() | Yazınız ilgimi çekti. ek bilgi veriyorum: MS 70 yılında Tapınak yıkıldıktan sonra Romalılar hayatta kalan Yahudileri sürgüne göndeririler. Kenti ele geçiren Roma Lejyonu Tapınağın bir tek batı duvarını (Ağlama Duvarı) yıkmaz ve burada askeri kamp kurar. 60 yıl boyunca Yeruşalim Roma garnizonunun denetiminde bir harabelik halinde kalır. MS 130 yılında imparator Hadrianus kentte incelemelerde bulunur. MS 132-135 arasında Bar-Kohba önderliğinde ikinci ve son büyük Yahudi ayaklanması olur. Bu ayaklanma da çok kanlı bir şekilde bastırılır. Hadrianus Yeruşalim’i baştan sona tekrar yerle bir eder. Yahudilerin Yeruşalim ve Filistin bölgesine girmesi yasaklanır. Sonunda bu bölgede sürekli olay çıkmasından bıkan Hadrianus kentin adını “Aelia Capitolina” yapar ve eskisinin yıkıntıları üzerinde yeni bir Roma kenti kurulmaya başlanır. 136-138 yıllarında Tapınak Tepesi’ne, Hadrianus tarafından “Jüpiter Sunağı” yaptırılır. Hadrianus bu alana kendi heykelini de diktirir. İsa’nın haça gerilmiş olduğu Golgota Tepesi’ne Venüs Tapınağı inşa edilir. Bundan sonraki 192 yıl boyunca Yeruşalim’de neler olup bittiği hakkında bilgi ve sağlam kaynaklarımız yok. Bu süre zarfında Hristiyanlığın etkisiyle Venüs tapınağı Kutsal Kabir kilisesine dönüştürülür. 313 yıllındaki Milano bildirgesiyle Hristiyanlık serbest bırakılır. Hristiyanlığı kabul eden imparator Konstantin döneminde Kutsal Kabir kilisesi, Anastasis kilisesi olarak restore edilir (333). İmparator Julian Musevilerin Yeruşalim’e geri dönmesine ve yıkılan Tapınaklarını yeniden inşa etmelerine izin verir (362). Ancak, üçüncü Tapınağın yapım çalışmalarına yangın, patlama ve depremler yüzünden bir türlü başlanamaz. Yeruşalim’e yerleşen İmparatoriçe Evdoksiya kenti onarır, Aziz Stefan kilisesini yaptırır (450). I. Jüstinyen döneminde (527-565) Tapınak Tepesi’nin güneyine –belki de Hadrianus tarafından yaptırılmış bulunan Jüpiter Sunağının yerine- Kutsal Meryem kilisesi (bazilika) inşa edilir. 614 yılında Yeruşalim Pers istilasına uğrar ve kentteki bir çok kilise, muhtemelen Kutsal Meryem kilisesi de tahrip edilir. İslamın fetihlere başlamasıyla Yeruşalim’i fetheden halife Ömer –belki de o zaman harabe halinde olan- Kutsal Meryem kilisesini cami haline getirir (638). Bu kiliseden bozma camiye Ömer Cami, Mescidi Aksa veya El Aksa denir. Müslümanlar Yeruşalim’e Kudüs adını verir, Tapınak Tepesi’ne de Haremi Şerif derler. Eskiden Süleyman Tapınağı’nın bulunduğu yere 3.000 kişilik ahşap bir cami yapılır. 10.cu halife Abdülmelik (685) zamanında kentin surları ve yolları tamir edilir; ahşap caminin yerine Kubbetüs Sahra (Dome of the Rock) denilen ünlü altın kubbeli cami inşa edilir. (691-700). Böylece, bu caminin de inşa edilmesiyle Yeruşalim’in artık bir Yahudi kenti değil, ancak Kudüs olarak, bir İslam kenti olduğu vurgulanmak istenir. Çoğu kez günümüzde yanlış olarak Mescidi Aksa diye de adlandırılan bu altın kubbeli yapının içinde Haceri Muallak (Moriya Taşı, Boşluk Taşı) denilen büyük bir kaya kütlesi vardır. Eskiden bu taş Süleyman Tapınağının içindeydi. 1077 yılında Selçuk Türkleri Kudüs’ü ele geçirip katliam yapınca Haçlı Seferleri başlar. Kent 1099da Haçlıların eline geçer, Müslümanlar ve Yahudiler katledilir, Yahudilerin kente girişi yeniden yasaklanır. Mescidi Aksa, Haçlılarca önce saraya, sonra “Salamoni Kilisesi”ne dönüştürülür. Kubbetüs Sahra da “Domini Kilisesi” haline getirilir. Kubbesinin üzerine büyük bir altın haç konur, yapının içi dışı ikonlarla süslenir. Selahattin Eyyubi kenti Haçlılardan geri alınca kiliseler yeniden cami haline getirilir. (1197). Tapınak Tepesi’ne (Haremi Şerif) Müslüman olmayanların girişi yasaklanır. İslam inancına göre Muhammet miraç gecesi Mescidi Aksa’dan göğe yükselmiştir. Ancak, burada bir anakronizm, tarihe aykırılık söz konusudur. Çünkü Miraç 621de gerçekleşmiş, oysa Mescidi Aksa, 17 yıl sonra 638 de yapılmıştır. Miracın gerçekleştiği 621 yılında orada bulunan tek yapı, eğer 614 yılındaki Pers istilası sonucunda tahrip olmadıysa, I. Jüstinyen tarafından 565te inşa edilmiş olan Kutsal Meryem kilisesi, ya da, eğer tahrip olduysa, onun kalıntılarıdır. Ayrıca Muhammet Mescidi Aksa’nın yapımından 6 sene önce, 632 yılında ölmüştür. Bu durumda, Muhammet’in Kuran’ın İsra Suresi 1.ci ayette yazdığı gibi Mescidi Aksa’ya gelmiş ve buradan göğe yükselmiş olması olanaksız gözüküyor.
__________________ Konu gorgon tarafından (19-05-2008 Saat 21:59 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Karıa'da Açık Hava Tapınağı | 0nLy FuN ™ | Arkeoloji | 0 | 25-06-2008 07:59 |
| Gül: "Kudüs Filistin'in başkenti olsun" | Woody | Son Dakika | 0 | 14-11-2007 00:40 |
| Yahudilik forumunun Kudüs Tapınağı adlı konusunun Din ve Felsefe alt forumları; Kudüs Tapınağı ya da Kutsal Tapınak , (İbranice: בית המקדש, alfabetik çevirisi; Bet HaMikdash ve anlamı "Kutsal ev"), Kudüs'ün Eski ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |