![]() |
| |||||||
| Dalgaların bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz | |
![]() | |
| Anahtar Kelimeler: kirkpinar |
![]() | | |
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.035
Üye No:1
Konular: 8182 Katılım: 57% Devamlılık: 100%
Ruh Halim: Teşekkür Sayısı: 1.516 1.041 Konuda,2.321 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177780 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Kırkpınar, geleneksel Türk yağlı güreş turnuvası. Her sene Haziran ayında Edirne'de düzenlenir. Yağlı güreş, geleneksel Türk sporları içinde ön sıralarda yer alan bir spordur. Osmanlı Devleti’nin her yerinde düzenlenen panayırların hepsinde güreş yapılır ama bunların içinde yalnız Kırkpınar’da “Baş”ı kazanan pehlivan, gelecek senenin Kırkpınar güreşlerine kadar “Başpehlivan” bilinirdi. Bu düşünce günümüzde de devam etmektedir. Tarihçe Yağlı güreş Yağlı güreşlerin tarihi 4500 yıldan öncesine uzanmaktadır. Bulunan en eski kanıtlar M.Ö. 2650 yılına aittir. Antik Mısır'a ve Asur Krallığı'na ait buluntular yaklaşık olarak aynı döneme aittir. Kırkpınar efsanesi Efsaneye göre 1346 yılında Orhan Gazi'nin Rumeli'yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar'a ait Domuzhisar'ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan'ın topraklarında kalan Samona'da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür. Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler. Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılır lar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “Kırkpınar” adını verirler. I. Murat, Edirne’nin alınmasından sonra Edirne’de güreşçiler tekkesi kurmuş ve bundan böyle de her sene güreş yapılması bir gelenek haline gelmiştir. Bir başka iddiaya göre ise Kırpınar Güreşleri'nin tarihçesi çok daha öncesine dayanır. M. Atıf Kahraman'ın aktardığına göre Sarı Saltuk Bizans'ın ve Bulgarların içinde bulunduğu karmaşadan yararlanarak 1261'de Edirne'yi Bulgarlardan aldı. Sarı Saltuk 40 yıl Edirne’de kaldıktan sonra Dobruca’ya gitmek zorunda kaldı ve burada vefat etti. Bunun üzerine Bizans hükümdarı Andronikos, oğlunu Edirne’ye vali yaptı. Bu iddiaya göre kendisi de bir pehlivan olan Sarı Saltuk Osmanlılardan önce Kırkpınar Güreşleri'ni ilk düzenleyen kişidir Cumhuriyet dönemi Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir. 1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye başlanmıştır. Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin Şıpka Kırkpınar Güreşleri'ni Belediye hizmetleri arasına almıştır. Güreşlerin yapıldığı yer Kırkpınar, Edirne’yi Ortaköy’e bağlayan 35 kilometrelik yolun üzerinde, Simavina (Samona) ile Sarı Hızır Köyleri arasında bulunan ve Balkan Savaşından sonra Yunanistan sınırlarında kalan Nazif Ağa tarlası da denilen çimenlik bir yerin adıdır. Bu alanın bir tarafı Topçu Ali Ağa’nın tarlası, bir tarafı çayırlık, bir tarafı Tikio’lu Recep Ağanın tarlası, bir tarafı Çilingiroğlu’nun sebze bahçesi ve bir tarafı da Kırklar çeşmesidir. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir. Güreşler, 1923 yılından itibaren Edirne’nin “Sarayiçi” denilen yöresinde yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı döneminde Kırkpınar Panayırı Osmanlı Devleti döneminde yapılan Kırkpınar Panayırı, bazı yönleriyle Rumeli’nin diğer yerlerinde yapılan panayırların aynısıydı. Burada da çoğunlukla hayvan ve çeşitli eşyaların alış verişi yapılır. Kırkpınar’ı diğerlerinden ayrıcalığı, güreş, at yarışı, yaya koşusu gibi sportif faaliyetler “Ağa” tarafından düzenlenerek daha değerli ödüller verilmesidir. Panayırın süresi 4 gündür. Kırkpınar’ın yapılmadığı yıllar 1877–1878 Osmanlı Rus Savaşı nedeniyle 1878, 1879, 1880 ve 1881 yıllarında da Kırkpınar Güreşleri yapılamadı. Balkan Savaşı’nda Edirne, 26 Mart–10 Temmuz 1913 tarihine kadar, Bulgar işgalinde kaldı. Bu nedenle 1913 yılı güreşleri de yapılamadı. Barış antlaşmasında Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı yer, Türk sınırları dışında bırakıldığı için 1914 yılı güreşleri Edirne-Mustafa Paşa yolu üzerinde bulunan Viran- Tekke köyü ile Meriç Nehri arasındaki çayırlıkta yapıldı. Kara Emin Başpehlivanlığı kazandı. Birinci Dünya Savaşı nedeniyle (1914–1918) ve savaştan sonra Trakya, Yunan işgalinde kaldığı için 1919, 1920, 1921 ve 1922 yıllarında Kırkpınar Güreşleri yapılamadı. 25 Kasım 1922 tarihinde, Türk Ordusu Edirne’yi Yunanlıların işgalinden kurtarıldıktan sonra Cumhuriyet döneminde ilk güreşler 30 Mayıs 1924 günü Himaye-i etfal (Çocuk Esirgeme Kurumu) yararına Sarayiçi’nde yapıldığı için 1923 yılında da Kırkpınar Güreşleri yapılamadı. Kırkpınar yağlı güreşlerinin öğeleri Kıspet Yağlı güreşe çıkan her pehlivanın güreş malzemesinin başında kıspet gelir. Manda, dana veya malak derisinden yapılan kıspetin bel kısmı dört parmak genişliğinde ve kalın olur. Beli sarması için kalın bir ip geçirilen bu kısma kasnak denir. Kıspetin diz kapağının altına gelen yere paça denir. Paça ile etin arasında paçabent denilen keçe konur. Deri kısım keçenin üzerine çekilir ve üzeri sicimle sıkıca bağlanır. Sıkı bağlanmayan paçadan içeri giren parmaklar sayesinde oyun almak kolaylaşır. Güreşten sonra yağlanan kıspet zembil'e konularak saklanır. Zembil Kıspet, zembil adı verilen ve sazdan yapılan bir torbada taşınır ve saklanır. Güreşi bırakan pehlivan, zembilini duvara asmasından belli olur. Yağ Güreşçiler, kavranmaları güç olsun diye yağlanırlar. Pehlivanlar, güreş meydanının uygun bir yerinde yağ ve su ile doldurulmuş kazanların etrafında yağlanırlar. Pehlivanlar önce sağ elle sol omuza, göğüse, kol ve kıspete yağ sürerler. Daha sonra sol el ile aynı işlemi tekrarlarlar. Güreşçiler bu arada birbirlerinin sırtlarını da yağlarlar. Güreş başladıktan sonra pehlivanlar çayırda dolaşan yağcılardan diledikleri zaman yağ ve su alabilirler. Davul ve zurna Yağlı güreşin en önemli öğelerinden olan davul ve zurnada Kırkpınar’a has bir melodi bulunmaktadır. Yağlı güreşlere çalacak olan müzisyenlerin güreş ezgilerini çok iyi bilmeleri, güreşin gidişatına göre müziğin ritmini ayarlamaları gerekmektedir. Peşrev Güreşin başlangıcı ve güreşe hazırlıktır. Ahenkli ve mevzulu bir biçimde güreşe ısınma hareketi olarak bilinen peşrev seyircilerin göz zevkini okşamasının yanında pehlivanın moralini yükseltir. Pehlivan peşrevle, kaslarını, nefsini, kalbini ve beynini başlayacak olan güreşe hazırlar. Güreşmek üzere çayıra çıkan pehlivanlar ahenkli bir şekilde ellerini ve kollarını sallayarak peşreve başlarlar. Peşrevde üç kez ileri üç kez de geri gidişten sonra yere sol diz ile çökülerek önce sağ el yere,dize,dudağa ve alına üç defa değdirilir. Bu merasim bittikten sonra sıçrayarak “Hadi bre” pehlivan diye nara atılır. Karşılıklı gidiş ve gelişten sonra rakibin paçaları yoklanır, sırtı sıvazlanır, enseler bağlanır, eller tutuşur ve böylece güreşe girilmiş olur. Cazgır Yağlı güreşlerdeki tüm pehlivanları seyircilere tanıtan, onları güreşe başlatan kişidir. “Salavatçı”da denilen Cazgır, hakem heyetinin ya da kura ile eşleştirilen pehlivanların adlarını, sanlarını, güreş oyunlarındaki hünerlerini uygun mısra ve dualarla tanıtır. Bu dua yörelere göre değişir. Pehlivanlıkta olduğu gibi cazgırlıkta da usta-çırak geleneği vardır. Ünlü cazgırlar arasında, Edirne Ayşekadın Camii imamı Sadık Hoca (Atılgan), Şirin Mustafa sayılabilir. Güreşlerin başlangıcının ilk günü olan Cuma günü, tüm güreşçiler pehlivanlar mezarlığını ziyaret ettikten sonra, Selimiye Camiinde okutulan Mevlütün ardından Sarayiçi'ne gidilerek, küçük boylardan itibaren cazgırın duası ile güreşleri başlatırlar. Hakem Yağlı güreşin ilk zamanlarında birkaç eski pehlivan köy ağaları veya güreşlerden anlayan birkaç kişi kurallara aykırı iş yapılmasın diye güreş meydanının bir köşesine oturur güreşleri kontrol ederlerdi. Bugün ise kuralları uygulayan hakem heyetleri oluşturulmuştur. Başpehlivan Kırkpınar’ın en büyük ödülünü alan ve başpehlivan güreşlerinde birinci olan güreşçidir. Bu ünvanı elde eden pehlivan 1 yıl için Türkiye’nin başpehlivanı olur ve altın kemer ile ödüllendirilir. Arka arkaya üç yıl başpehlivanlığı kazanan güreşçi, altın kemerin de sahibi olur. Serbest format yazınızı buraya yazınız===Kırkpınar ağası=== Kırkpınar güreşlerinin en temel öğelerinden biri ağalık müessesesidir. Önceleri pehlivanları güreşe çağıran, yarışmaları düzenleyen, gelen konukları ağırlayan, yemek ve yatacak yerlerini temin eden, örf ve adetlere uygun olarak güreşlerin yapılmasını sağlayan, ödüller veren Kırkpınar Ağaları idi... Ancak şimdi “Kırkpınar Ağası”, saydığımız bu faaliyetlerin hepsini karşılayamadığından ve bir etkinlik çerçevesine toplandığından, masrafların büyük bir çoğunluğu Belediyelerce karşılanmaktadır. Altın kemer Kırkpınar başpehlivanına verilen, Kırkpınar’ın en büyük ödülüdür. Kırkpınar’da başpehlivan olan güreşçi 1 yıl süreyle altın kemerin sahibi olur. Ancak aralıksız üç yıl arka arkaya başpehlivan olan güreşçi altın kemerin sürekli sahibi olur. Zamanımızda Altın Kemer’ler Belediyelerce yaptırılmaktadır. Kırmızı dipli mum Kırkpınar’ın davet simgesi “Kırmızı Dipli Mum”dur. Eskiden şehir ve köylerdeki kahvelere “Kırmızı Dipli Mum”lar asılarak, oradaki halk Kırkpınar'a davet edilirdi. Diğer bir deyişle davet için sadece “Kırmızı Dipli Mum” kullanılırdı. Kırkpınar duası Evliya Çelebi’nin aktardığına göre güreşlerde şu dua okunurdu: “Allah Allah, Hoca-i âlem, Seyyid-i kâinat ve Mu’ciz-i mevcudat, Pür kemal cemal, Muhammed Mustafa’ya salâvat Engürü’de er yatar, Rum’da Mehmed Buhari Sarı Saltuk, Ton giyer, tuman çeker…” Geçmişten günümüze Kırkpınar şampiyonları - Kel Aliço (26 Sene), - Koca Yusuf, - Adalı Halil Pehlivan, - Geçkinli Yusuf Pehlivan, - Hergeleci İbrahim, - Çömlek Köyü Kara Murat, - Silivrili Molla İzzet, - Çatalcalı Nakkaş Eyüp, - Yenici Mehmet, - Kızılcıklı Mahmut, 1924 - Arnavut Benli Aptullah 1925 - Geçkinli Yusuf Pehlivan 1926 - Edirneli Kara Emin 1927 - Manisalı Rıfat 1928 - Kandıralı Kayakçı Ahmet 1929 - Gastinarlı Mülayim Pehlivan 1930 - Bandırmalı Kara Ali 1931 - Bandırmalı Kara Ali 1932 - Bandırmalı Kara Ali 1933 - Bandırmalı Kara Ali 1934 - Mülayim Pehlivan ile Tekirdağlı Hüseyin berabere 1935 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1936 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1937 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1938 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1939 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1940 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1941 - Tekirdağlı Hüseyin Alkaya 1942 - Kurtdereli kemerini aldı 1943 - Babaeskili İbrahim Edi 1944 - Hayrabolulu Süleyman 1945 - Babaeskili İbrahim Esdi 1946 - Sındırgılı Şerif Pehlivan 1947 - Düzceli Çolak İsmail Atay ile Hayrabolulu Süleyman Berabere 1948 - Kuleli Mustafa Pehlivan 1949 - Sındırgılı Şerif Pehlivan 1950 - Hayrabolulu Süleyman 1951 - İzmitli İrfan Atan 1952 - Balıkesirli Tarzan Mehmet 1953 - İzmitli İrfan Atan 1954 - Samsunlu İbrahim Karabacak 1955 - İzmitli İrfan Atan 1956 - Samsun'lu İbrahim Karabacak 1957 - Bandırmalı Hasan Acar 1958 - İzmitli Adil Atan 1959 - Samsunlu İbrahim Karabacak 1960 - Samsınlu İbrahim Karabacak 1961 - Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı 1962 - İzmirli Kara Ali ile Mehmet Ali Yağcı berabere 1963 - Adapazarlı Sezai Kanmaz 1964 - Sındırgılı Mehmet Ali Yağcı 1965 - İzmirli Kara Ali 1966 - Ordulu Mustafa Bük 1967 - Ordulu Mustafa Bük 1968 - Ordulu Mustafa Bük 1969 - Babaeskili Nazmi Uzun 1970 - İzmirli Kara Ali Çelik ile Karamürsel'li Aydın Demir (Yenişemediler) 1971 - Hasan Şahin 1972 - Arap Mustafa Yıldız 1973 - Ordulu Davut Yılmaz 1974 - Kara Ali Çelik 1975 - Yarıda kaldı 1976 - Karamürselli Aydın Demir 1977 - Karamürselli Aydın Demir 1978 - Karamürselli Aydın Demir 1979 - Sabri Acar 1980 - Mehmet Güçlü 1981 - Arap Mustafa Yıldız, 1982 - Hüseyin Çokal, 1983 - Hüseyin Çokal, 1984 - Hüseyin Çokal, 1985 - Sabri Acar, 1986 - İbrahim Gümüş, 1987 - Recep Kılıç, 1988 - Recep Gürbüz, 1989 - Balıkesirli Saffet Kayalı, 1990 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1991 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1992 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1993 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1994 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1995 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1996 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1997 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 1998 - AntalyalıCengiz Elbeye, 1999 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 2000 - Karamürselli Ahmet Taşçı, 2001 - Vedat Ergin, 2002 - Hasan Tuna (Savaş Yıldırım, dopingli çıkınca, ikinci Hasan Tuna şampiyon ilan edildi), 2003 - Kenan Şimşek, 2004 - Recep Kara, 2005 - Şaban Yılmaz, 2006 - Osman Aynur, 2007 - Recep Kara. Geçmişten günümüze Kırkpınar ağaları 1982-1983 - Ali Ayağ |
| | |
| Sohbet&İddaa |
|
![]() ![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Kırkpınar Yağlı Güreşleri | Powerofdreams | Genel kültür ve Sanat | 0 | 04-07-2008 10:29 |
| dünden bugüne kırkpınar başpehlivanları | turizmci | Spor tartışması | 0 | 13-05-2008 22:42 |
| kırkpınar yağlı güreşleri tarihi | turizmci | Spor tartışması | 0 | 13-05-2008 22:29 |
| Spor Temel Bilgiler forumunun Kırkpınar adlı konusunun Diğer Konular alt forumları; Kırkpınar , geleneksel Türk yağlı güreş turnuvası. Her sene Haziran ayında Edirne'de düzenlenir. ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |