![]() | ![]() |
| |||||||
![]() |
| Anahtar Kelimeler: cihazlari, isitme |
|

![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| ħąŷąťą Ĩšŷąή ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 7.260
Üye No:2
Konular: 4046 Katılım: 70% Devamlılık: 99% Online Süresi: 1 Hafta 4 Gün 15 Saat 32 Dakika 20 Saniye Teşekkür Sayısı: 3.315 1.045 Konuda,3.435 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 1632833 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | İŞİTME CİHAZLARI Hiç bir şey doğal işitme duyusunun yerini tutmasa da günümüz modern işitme aletleri pek çok kişinin sağlıklı yaşam tarzına geri dönmesini sağlamaktadır. Konuşma, iletişimin temel öğelerinden birisidir. Konuşmanın kazanılması için birinci şart, işitmenin normal olmasıdır. İşitme, anlama, konuşma, okuma ve yazmaya dayalı iletişimin temelidir. Bu mekanizmada oluşan herhangi bir bozukluk, dilin ve konuşmanın doğal yollarla öğrenilmesini engellemekte, dolayısıyla toplum için etkileşimde rolü olan iletişim becerilerinin kazanılmasını güçleştirmektedir. Dil eğitiminde bireyden bireye farklılık yaratan diğer önemli bir durum işitmezliğin oluş zamanıdır. Dil öncesi işitmezlik ve dil sonrası işitmezlik terimleri bu ayırımı belirlemektedir. Doğum anında var olan ya da hayatın ilk beş yılı içinde, konuşmayı ve dili geliştirmeden önce oluşan bir işitme kaybı için dil öncesi işitmezlik; konuşmayı ve dili geliştirdikten sonra meydana gelen bir işitme kaybı için dil sonrası işitmezlik terimleri kullanılmaktadır İşitmeyi tedavi yoluyla düzeltme imkanı kalmadığı zaman kullanılan ve protezle işitme kazancı sağlamayı amaçlayan cihazlara"İşitme Cihazı" adı verilir. Cerrahi veya medikal tedavisi mümkün olmayan ve işitme kaybına çare arayan hastalara işitme kaybının derecesine uygun olarak işitme cihazı önerilebilir. Fakat konuşmayı ayırt etme skoru %40'ın altında olan hastalar kısıtlı fayda görürler. İşitme cihazlarının hastanın işitme durumuna göre ayarlanabilir olması hasta memnuniyeti açısından şarttır. Elektronik teknolojisindeki gelişmeler nedeniyle işitme cihazları gün geçtikçe daha popüler hale gelmektedir ve her geçen yıl daha fazla kişi işitme cihazı kullanmaktadır. Tarihsel Gelişim: İşitmeyi iyileştirmek amacıyla ilk kullanılan yöntem kulak arkasına el tutmaktır. Kozmetik olarak iyi görünmemekle birlikte yaklaşık 14 dB’lik bir kazanç elde edilebilir. Bu kazanç özellikle 1600 Hz ve 7000 Hz civarında 20 dB’e kadar ulaşmaktadır.17. yy’dan 19. yy’ a kadar konuşma tüpleri, boynuz ve huni gibi akustik amplifikatörler kullanılmıştır. Daha sonra 20. yy başlarında telefon teknolojisi kullanılarak karbon işitme cihazları kullanılmaya başlamıştır. 1938’de, daha büyük amplifikasyon, daha geniş frekans cevabı ve daha az distorsiyon olanağı sağlayan “vakum-tüp” işitme cihazları kullanılmaya başladı. Bugünkü işitme cihazlarının temelini oluşturan transistör, 1950’de “Bell Telephone Laboratories” tarafından icat edilmiştir. Bundan sonra işitme cihazları daha küçük ve daha flexible bir dizayna kavuşmuşlardır. İşitme cihazları, kullanıcıya 3 önemli konuda katkıda bulunurlar: 1.Normal diyalog konuşmalarını anlaşılır seviyeye getirerek iletişim kurmayı kolaylaştırırlar. 2.Uyarı sinyalleri ve müzik gibi çevresel sesleri hastanın daha rahat duymasını sağlarlar. 3.Eğitim ve zihinsel gelişime katkıda bulunurlar. İşitme problemli çocukların dil ve konuşma gelişiminde işitme cihazlarının önemi büyüktür. İŞİTME CİHAZLARININ FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ İşitme cihazları aşağıdaki parçalardan oluşurlar; 1.Mikrofon: Sesi elektrik enerjisine çeviren kısımlardır. Önceleri seramik mikrofon kullanılan işitme cihazları üretilirken, bu mikrofonun dar olan frekans aralığı ve daha çok alçak frekanslarda yer alan seslere duyarlı olması nedeniyle, bir çeşit kondansör mikrofon olan “Elektret mikrofon” a geçilmiştir. Kalıcı elektrik yükü taşıyan florokarbon plastikten yapılmıştır. Yüksek sensitiviteleri, mükemmel frekans cevapları(100 Hz –1500 Hz), ince yapıda olmaları, mekanik titreşimlere duyarsız olmaları ve iç gürültülerinin az olması nedeniyle tercih edilirler. Günümüzde işitme cihazlarında çoğunlukla electret mikrofondan geliştirilmiş olan iki çeşit mikrofon kullanılmaktadır. Bunlar; a)Çok yönlü (Omni-directional) Mikrofon: Basınç sensörü olarak da adlandırılan bu mikrofon, değişik yönlerden gelen seslerin çok önemli bir kısmına karşı duyarlıdır. Çoğunlukla çok gürültülü olmayan bir ortamda, işitme cihazı kullanan kişinin her doğrultudan gelen sesleri işitebilmesini hedeflemektedir. b) Yönlü (Directional) Mikrofon: İki ayrı ses bölümü giriş bölümü bulunan yönlü mikrofon, belirli bir doğrultudan gelen sese karşı daha duyarlıdır. Çoğunlukla işitme cihazı takıldıktan sonra kişinin ön tarafından gelen seslere karşı daha fazla, diğer yönlerden gelen seslere karşı ise daha az duyarlıdır. Günümüzde, gürültünün ciddi anlamda yaşantımızın her alana girmiş olması nedeniyle işitme cihazı kullanan kişinin gürültüden daha az etkilenmesi amacıyla kullanılmaktadır. 2.Amplifikatör. İşitme cihazının en önemli bölümü olan amplifikatör, içinde bulundurduğu elektronik devrelerle oldukça karmaşık bir bölümdür. Bu bölümü sinyal işleyici olarak tanımlamak, fonksiyonunu daha iyi açıklayacaktır. Günümüzde üç farklı sinyal işleyici bulunmaktadır. Bunlar; a)Analog sinyal işleyici b)Digital olarak kontrol edilebilen analog sinyal işleyici c)Digital sinyal işleyici Analog Sinyal İşleyici: Klasik tip işitme cihazlarında uzun yıllardır kullanılan sinyal işleyici bölümdür. En basit modelinde, akustik uyaran mikrofon tarafından elektrik enerjisine çevrildikten sonra güçlendirilerek (amplifikatör) hoparlöre iletilir ve tekrar akustik enerjiye dönüşür.İşitme cihazının en önemli parçalarından biri olan amplifikatörlerin temel fonksiyonları, mikrofondan gelen zayıf uyaranları güçlendirerek,’’receiver’’e iletmektir. Digital olarak kontrol edilebilen analog sinyal işleyici: Teknolojik olarak geliştirilmiş klasik işitme cihazlarına eklenen özel filtre sistemlerinin ve farklı frekans aralıklarında fonksiyon gören birden çok otomatik kazanç kontrol devresinin, sisteme eklenen digital bir devre aracılığıyla kontrol edilmesine olanak sağlayan işitme cihazlarıdır. Sinyal işleyici sistem açısından analog sistemle aynı özellikleri taşımaktadır. Digital sinyal işleyici: Klasik işitme cihazlarına göre oldukça farklı bir çalışma sistemi bulunmaktadır. Mikrofondan gelen elektirik enerjisi, analog-digital çeviriciye gelerek burada belirli zaman aralıklarıyla analiz edilerek, sayısal birimlere çevirilir ve digital olarak kodlanır. Bu sayılar, sistemde bulunan minyatür bir bilgisayara kaydedilir. Sinyal üzerinde yapılacak olan değişiklikler, bu sayısal kayıt üzerinde matematiksel olarak gerçekleştirildikten sonra,sistemdeki bilgisayardan digital-analog çeviriciye iletilir ve burada yeniden oluşturulmuş olan sinyal, elektirik enerjisine dönüştürülerek hoparlöre gönderilir. Amplifikasyon 80 dB’e kadar ulaşabilir. Açma-Kapama düğmesiyle kontrol edilir. Ayarlanabilir elektrik rezistansı olan ses ayar düğmeleri bulunur. Ayrıca ton ayar düğmesiyle frekans cevabı da değiştirilebilir. 3.Hoparlör (Receiver) : İşitme cihazları, havayoluna (DKY) veya kemik yoluna (Kulak arkası) uygulanabilirler ve bu nedenle iki tür hoparlör vardır: a)Hava İletimi Hoparlörler (Air receivers): Magnetik tip hoparlörler uzun zamandır başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Amplifikatörün çıkış fazında görev alırlar ve düşük voltajda çalışabilirler. Magnetik alanda elektriksel uyarımlar titreşime çevrilerek hoparlörün diyaframına iletilir ve bu da ses olarak tüpe ve kulak kalıbına doğru iletilir. Ton tüpü ve bağlantı tüpü içindeki hava, belirli frekanslarda titreşerek ilerler. Bütün havalı boşlukların, içlerindeki havayı maksimum rezone edebilecekleri belirli frekanslar vardır. Ton tüpü ve bağlantı tüpünün rezonans piklerini önlemek için bazı cihazlarda ton tüpüne akustik filtre yerleştirilir. Çeşitli akustik filtrelerin eklenmesiyle kulak zarına giden seste belirli bir frekans karakteristiği elde edilebilir. Hoparlörün dış kulak yoluna direkt bağlandığı İTE, İTC ve kulaktan uzakta bulunan BW cihazlarda, ton tüpü ve bağlantı tüpü olmadığı için bu rezonans pikleri oluşmaz. b)Kemik iletimi hoparlör (Bone Conduction receivers): Bu cihazlarda magnetik enerjiyle titreşebilen bir kitle bulunur. Bu kitlenin titreşimleri bir yay aracılığıyla cilde ve oradan da kafa kemiklerine iletilir. Özellikle DKY kalıbı kullanılamayan kronik otitli hastalarda tercih edilirler. 4.Bataryalar : En sık civa ve çinko-hava tipleri kullanılır. Gümüş-oksit tipi yüksek voltaj sağlayabilmesine karşın pahalı olması nedeniyle kısıtlı bir kullanıma sahiptir. İşitme cihazlarında kullanılan pillerin düz bir deşarj eğrisi vardır. Kullanışlı ömürlerinde voltajda belirgin bir düşme gözlenmez. Batarya kapasitesi “Miliamper-saat” olarak ölçülür. Cihazların ortalama akım direnajları ses çıkış düzeyi ve çevresel gürültülere bağlı olarak değişir. Tekrar doldurulabilen bataryalar günlük şarj ihtiyacı nedeniyle geniş bir kabul görmemektedirler. Piller ne kadar küçülürse fiyatları o kadar artmaktadır. Cihaz kullanıcıları olabildiğince küçük pilleri tercih etmektedirler. Güneş enerjisiyle çalışan piller, hazırda kullanılan pillere göre daha büyük olmaları nedeniyle tercih edilmemektedirler. BW cihazlar için penlight piller; büyük, BTE’ler için Tip-675 düğme piller; küçük BTE’ler için tip-13; İTE’ler için ise tip-13 veya tip-312 piller kullanılır. Rechargeable Nikel-Kadmium piller penlightların yerine tercih edilebilirler. Birkaç yıl öncesine kadar tüm işitme cihazı pilleri civalı idi. Fakat kullanılıp atılmış bir civa pili dahi çevre kirliliği açısından büyük tehlike arz eder. Son zamanlarda en çok çinko-hava tipi bataryalar tercih edilmektedir. Çinko-hava pillerin üzerinde bulunan sticker, kullanımdan önce kaldırılır ve bu andan itibaren pile hava girerek enerji üretmeye başlar. Cihaz kullanılmasa dahi enerji üretimi sabit hızla devam eder. Bu nedenle işitme cihazını sık kullanmayan hastalara önerilmez. Fakat civalı pillerden daha pahalı olmasına rağmen uzun ömürlü olması nedeniyle cihazını çok kullanan hastalara önerilebilir. Kullanılmış piller özel çöplüklere atılmalıdır. 5.Kulak Kalıpları : İşitme cihazından en iyi şekilde istifade etmek için gerekli bir parçada özel kulak kalıbıdır.Özel olarak yapılmış kulak kalıbı işitme cihazının kulağınızla olan bağlantısını sağlar ve cihaz kadar önemli tamamlayıcı bir parçadır.Özenli yapılmış ve takılmış bir kalıp şu faydaları sağlar. •İşitme cihazından çıkan sesi kulak zarına ulaştırmak. •Kulak kanalında gerekli akustik izolasyonu sağlamak (feed-back'i engellemek) •İşitme cihazının kulak kepçesinin üzerinde durmasını sağlamak. •İşitme cihazından gelen sesi uygun şekilde modifiye etmek. •Uzun bir süre için takılsa bile kulağı rahatsız etmemek. •Hastanın estetik kaygılarına uygun olmak. İşitme cihazlarının akustik kazançlarında yapılacak basit bazı değişikliklerin, kulak kalıplarında yapılacak bazı değişikliklerle gerçekleştirilmesi mümkündür.Örneğin Kulak kalıbında kullanılan tüpün çapında bazı değişiklikler yapılarak yüksek frekanslarda ek bir kazanç sağlamak mümkündür.Libby-Horn olarak adlandırılan bu yöntemde, 2mm olarak başlayan tüpün, kalıptan çıkışı 4mm olarak genişletilir. Bu uygulamayla işitme cihazının yüksek frekanslardaki kazanç miktarı belirgin olarak artırılabilir. Bu uygulama tersine çevrilerek (Ters Libby-Horn) yüksek frekanslardaki kazanç azaltılabilmektedir. Ayrıca işitme cihazının alçak frekanslardaki kazancıyla ilgili bazı değişiklikleri, ventilasyon tüpünün çapını değiştirerek gerçekleştirmek mümkündür. Örneğin, 1mm’lik ventilasyon tüpü, işitme cihazının 250 Hz’deki kazancında 3 dB’lik bir azalmaya neden olurken, 3mm’lki bir tüp 24 dB’lik bir azalmaya neden olmaktadır. İşitme Cihazlarının Elektroakustik Özellikleri Üç önemli karakteristiği vardır: Saturation Sound Pressure Level (SSPL): Bir işitme cihazına ses giriş şiddeti arttıkça çıkış şiddeti de artar, fakat bir noktadan sonra durur. Buna SSPL denir. Cihazın maksimum amplifikasyon düzeyidir. Bir cihazın SSPL değeri yüksekse hasta rahatsız olur; azsa cihazdan fayda görülmez. Cihaza her frekansta 90 dB ses verilerek ses çıkış şiddeti ölçülür. Buna SSPL-90 eğrisi denir. Kazanç: Amplifikasyon ölçüsüdür. Bir frekanstaki çıkış ve giriş ses şiddetlerinin dB cinsinden farklarıdır. Bir cihazın kazancı, 1000, 1600 ve 2500 Hz’deki kazançların ortalaması ile bulunur. . Konuşma frekanslarındaki kazancın belirlenmesi için de 500, 1000, ve 2000 Hz’ lerdeki kazanç ortalaması alınır. İnsertion gain ise bu ortalamadan cihazsız ölçülen eşiklerin ortalaması çıkarılarak bulunur Frekans Cevabı: Cihazın belirli frekanslarda daha fazla amplifikasyon yapmasıdır. Üç çeşidi vardır: -Bass increases at low levels (BILL): Düşük şiddetteki seslerin bas frekanslarını daha fazla amplifiye ederken, gürültülü çevrelerde (en fazla düşük frekanslar vardır) düşük frekansları amplifiye etmezler. Böylelikle kalabalık ortamlardaki konuşmalar daha iyi anlaşılabilir. -Treble increases at low levels (TILL): Yüksek frekanslarda kaybı olan insanlarda kullanılır. Düşük şiddetteki seslerde yüksek frekanslardaki kazanç daha fazla olur.İşitme cihazının alçak frekanslardaki kazanç miktarını kontrol eden, gerektiğinde bu kazanç miktarını azaltmak amacıyla kullanılan devrelerdir. -Programmable increases at low levels (PILL): Ayar düğmesiyle hangi frekans bandında kazanç sağlanacağı belirlenebilir. Son zamanlarda üretilen cihazlarda Automatic Signal Processing (ASP) özelliği vardır. Bu cihazlar, otomatik olarak hastayı rahatsız edici ses düzeylerinden korumak ve en iyi kazançla frekans cevabı elde etmek için programlanmışlardır. Automatic Gain Control (AGC) sistemi bulunan cihazlarda hastayı rahatsız edici ses şiddetinden korumak için ses çıkış şiddeti kontrol altında tutulur ve gerektiği zamanlarda otomatik olarak kısıtlanır(AGC-output). Otomatik kazanç kontrol devresi, amplifikatörden sonra yer alarak, yükseltilmiş olan sinyalin kazanç miktarını kontrol eder. Ses girişini kısıtlayan (AGC-input)’lu cihazlar da vardır.Kullanılan otomatik kazanç kontrol devresi, miktofondan sonra yer alarak yükseltilmiş olan sinyalin kazanç miktarını kontrol eder. Peak Clipping ile de rahatsız edici ses piklerinden korunabilir.Sinyalleri sinüs eğrisi gibi düşünürsek, tepe noktaları kesilmiş olarak görünecektir. Fakat ses dalgası olarak algıladığımız bu uyaranlar içinden bazı parametreler kaybolmakta ve amplifikasyon sonrasında ses kalitesinde ciddi bozulmalar meydana gelmektedir. 0-20dB(NORMAL):Normal işitme sınırları içindedir. 21-35 dB:HAFİF Konuşma seslerinin bazılarını duyabilme güçlüğü vardır. İşitme cihazının kullanılması ve okulda tercihli oturma gerekir 36-55 dB:ORTA Karşılıklı konuşmaları anlamada güçlük çeker. İşitme cihazı, işitme konuşma eğitimi ve okulda tercihli oturma gerekir. 56-70 dB:ORTA-İLERİ İşitme cihazı olmadan konuşmaları izleyemez. Bireysel ve grup ile işitme-konuşma eğitimine alınmalıdır. 71-91 dB:İLERİ Konuşma seslerini duyamaz. Sadece çevredeki şiddetli sesleri duyabilir. İşitme cihazı ve özel işitme konuşma eğitimi gereklidir. 91 dB üstü:ÇOK İLERİ Çok yüksek şiddetteki sesleri duyabilir. İşitme cihazı ve özel işitme konuşma eğitimi gereklidir. 0 db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti 30db:Fısıltı ile konuşma 60dbNormal konuşma veya daktilo sesi 90dbKamyon sesi veya çim biçme makinası sesi 100dbAsfalt delme makinesi 115dbKonser veya barlarda yüksek sesli müzik 140 db Jet uçağı sesi Genel olarak 85 db üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilir İşitme Kaybı Eğrisi: Odyogramlarda rahatlıkla görülebilen işitme eşik düzeylerinin oluştuduğu eğrinin, işitme cihaz seçiminde özel bir yeri bulunmaktadır. Ençok tercih edilen eğri; Flat(Düz), dereceli olarak artan yada azalan eğriler. Daha Az Tercih Edilen Eğri; Ani adımlarla düşen, düzensiz artışlar ve değişiklikler gösteren eğriler. En Az Tercih Edilen Eğri: Alçak frekanslarda ani olarak düşüş gösteren yalnızca alçak frekanslarada görülen eğri. İŞİTME CİHAZI UYGULAMASINDA DİKKAT EDİLECEK KONULAR İşitme kaybı olan her kişi, işitme cihazı kullanmaya adaydır.Kimi özel durumlarda, işitme cihazı kullanılması tartışılır olmakla beraber, özel uygulamalarla bu giderilebilir. Çoçuklarda işitme kaybının fark edildiği, erişkinlerde ihtiyacın hissedildiği anda işitme cihazı uygulanmalıdır. Günümüzde kullanılan işitme cihazları çoğunlukla sensörinöral veya miks tipte işitme kayıplarına yöneliktir. İletim tipi işitme kayıplarında ilaçla tedavi ve/veya cerrahi tedavi mümkündür. Ancak kimi durumlarda ilaç/cerrahi tedaviye rağmen işitme kaybı devam edebilmektedir, bu durumda bu kişilere rahatlıkla işitme cihazı önerilebilir.İletim tipi işitme kayıplarında da işitme cihazları çok başarılı sonuç vermektedir.İşitme kaybının tipi işitme cihazı seçimi açısından çok önemlidir. İletim Tipi İşitme Kayıplı Hastalarda; Yalnızca sesin kohleaya iletilmesinde bir sorun yaşanmaktadır. Burada dikkat edilecek temel konu, kemik iletiminin normal olması nedeniyle, kişilerin kendi seslerini çok rahat bir şekilde duyabilmeleridir. Bu durum işitme cihazı uygulamasını ve seçimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Sesin havada yayılma hızı ile katı bir cisim içinde yayılma hızı birbirinden oldukça farklıdır. Ortam yoğunluğu arttıkça, sesin yayılma ve iletim hızı da artmaktadır. Bu nedenle işitme cihazı kullanan kişiler kendi seslerini iki defa duyduklarını ifade ederler. Bu yakınmalar hava yolu işitme cihazlarında çok daha belirgin hale gelir. Ayrıca iletim tipi işitme kaybının genel özelliklerinden bir diğeri, işitme kaybının daha çok alçak frekanslarda ve orta frekanslarda meydana gelmesidir. Bu durum hava yolu işitme cihazları açısından ciddi dezavantajlar içerir. Alçak frekanslarda yapılacak amplifikasyon, aynı zamanda çevresel gürültüleri de yükselteceğinden alınacak sonuç tatmin edici olmaz. Ayrıca hava yolu işitme cihazlarının çok büyük bir kısmının amplifikasyon özelliği, daha çok yüksek frekanslarda olduğundan, yalnızca işitme cihazında yapılacak ayarlamalar yetersiz kalmakta, ek bazı değişikliklere gereksinim duyulmaktadır(Ters Libby-Horn gibi) Sensörinöral İşitme Kayıplı Hastalarda: Ortaya çıktığı döneme bağlı olarak, işitme cihazına yaklaşım farklılık göstermektedir. Doğumsal olarak ortaya çıkan işitme kayıpları, özellikle işitsel rehabilitasyona en çok gereksinimi olan ve sıklıkla güçlü işitme cihazları uygulanan gurubu içerir. İşitme cihazına ek olarak bazı yardımcı cihazların kullanılması /FM cihazları, titreşim uyaranlı cihazlar,vs,) bu gurupta çok yararlı sonuçlar vermektedir. Sensörinöral işitme kaybına yol açan bir diğer nedenlerden birisi presbiakuzidir ve sık görülür. Yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkan bu işitme kaybında, kohlear yapıların yanı sıra, nöral ve santral yapılarda da bozulmalar görülmektedir. Ayrıca konuşmayı ayırt etme yeteneğini olumsuz etkileyen, fonemik regresyon ve kokleadaki bozulmalara bağlı olarak ortaya çıkan rekruitmen fenomeni, bu hasta gurubunun değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.İşitme cihazı uygulamasında çok önemli bir bulgu olan konuşmayı ayırt etme skoru da çoğunlukla düşük çıkmaktadır. İşitme kaybının yavaş yavaş artarak ortaya çıkmış olması, işitme cihazının uygulamasını zorlaştırıcı bir nedendir.Konuşmayı ayırt etme yüzdesini arttırmak için, bu gurupta bilateral işitme cihazı kullanımı başarılı sonuçlar vermektedir. Fakat cihaz seçiminde koklear duyarlılık mutlaka göz önüne alınmalıdır. Koklear duyarlılığı olan kişilerde, işitsel uyarana verilen koklear yanıt değişmektedir. İşitme kaybıyla ortaya çıktığında,işitme eşiğine kadar herhangi bir reaksiyon oluşmazken, eşik üzerine oluşan koklear potansiyel beklenenin üzerindedir. Yani kişilerin akustik uyaran artışına verdikleri yanıt gerekenden daha fazladır. İşitme cihazı uygulamasında bu durum ciddi sorunlara neden olur.Sesin yetersiz yükseltilmesi, işitme cihazından elde edilecek yararı azaltacak, sesin fazla yükseltilmesi ise hastanın rahatsız olmasına, dolayısıyla işitme cihazını kullanılmamasına yol açacaktır. Bu durumdaki hastalarda ses limitleme sınırlandırma devrelerinin (PC, AGC) başarılı bir şekilde seçilmesi,işitme cihazından elde edilecek yararı arttıracaktır. Koklear duyarlılığı fazla olan hastalarda dikkat edilecek diğer bir konu ise, akustik uyaran şiddetinin artmasıyla ortaya çıkan distorsiyondur. Ses şiddetinin artmasıyla, konuşmayı ayırt etme oranında belirgin bir azalma görülür. Sorunun azaltılması için, farklı şiddetlerde yapılacak konuşma testleriyle konuşmayı ayırt etme oranının hangi düzeyde maksimuma ulaştığı belirlenerek, işitme cihazının oluşturacağı kazanç buna göre saptanmalıdır. İşitme Cihazı Tipleri Dört tip işitme cihazı vardır: 1) Cep tipi 2) Kulak tipi (Gözlük, Kulak arkası, Kulak içi) 3) Özel tip (CSOS,BİCROS,MULTİCROS,IROS) 4) İmplante edilebilen işitme cihazları 1) Cep Tipi Aygıtlar: Daha büyük hoparlörlü olmaları nedeniyle kulak tipi aygıtlardan daha güçlüdür. Daha geniş frekans aralığına sahiptir ve daha az distorsiyona yol açarlar. Tek bir hoparlörü vardır ve kulak kalıbıyla kulağa bağlanır. İşitme cihazlarında hoparlör ile mikrofon arasındaki mesafe az olursa mikrofon, hoparlörden çıkan sesi tekrar algılayıp ikinci kez amplifiye eder. Bunun sonucunda sesler yankılı veya ıslık sesi (Whistling) şeklinde algılanabilir. Buna akustik feedback denir. Cep tipi aygıtlarda mikrofonla hoparlör arasının uzak olması akustik feed back'i önler. Özellikle çocuklarda tercih edilirler. Dezavantajları kıyafetlerin sürtünme sesini çok almalarıdır. Bu nedenle mikrofon üste yerleştirilir. Y kordonu ile kullanıldığında, ses kazancı 3 dB düşer, fakat bilateral aygıt kullanımı sağlanmış olur. Bu stereo işitme anlamına gelmez; gerçekte monoaural bir işitmedir. 1972 yılında kullanılan cihazların %9,3'ü BW iken, 1993'de bu rakam %0,4'e düşmüştür. Büyük yapılı olmaları, çocuk ve yaşlı hastaların ayar yapma veya pil değiştirme gibi işlemleri yapmalarını kolaylaştırır. Diğer cihazlara oranla daha fazla sağlam olmaları ve düşürüp kaybetme riskinin az olması avantajdır. 2) Kulak Tipi Aygıtlar: Germanyum transistörlerin kullanıma girmesiyle daha küçük üretilmeye başlanmıştır. Fakat küçük olmaları nedeniyle alçak frekanslardaki kazanç BW cihazlara oranla daha azdır. Kulağa takılmaları en büyük avantajdır. Başın perdeleme etkisi nedeniyle karşı taraftan gelen seslerin 3000-4000 Hz frekanslarında yaklaşık 4,5 dB kayıp olur. Buna başın perdeleyici etkisi denir. Elbise sürtünme sesinin olmayışı bir avantajken çevresel rüzgar gürültüsünün çok alınması bir dezavantajdır. Mikrofonla hoparlörün yakın olması hem akustik hem de mekanik feedback'e yol açar. Özellikle kulak kalıbı iyi oturmazsa whistling çok görülür. 3 çeşit kulak tipi işitme cihazı vardır. a) Gözlük tipi: 1970'lerde tüm cihazların %23'ü gözlük tipiyken 1993'de bu oran %0,1'e düşmüştür. Popülaritesinin azalma nedeni ise kulak seviyesi işitme cihazlarının akustik ve kozmetik avantajlarının artmasıdır. En büyük dezavantajı hastanın görme bozukluğu çok olmasa da sürekli gözlüğü takmak zorunda kalmasıdır. Hoparlör ve mikrofon arasının ITE ve BTE cihazlara göre daha uzak olması bir avantajdır (Whistling daha az olur). Bu durum özellikle yüksek kazancın veya ventilasyonun gerektiği hastalarda avantajdır. CROS ve BICROS cihazlarda kabloların gözlüğün ön kısmının içindeki kanallardan geçirilerek götürülebilmesi hem güvenli hem de kozmetik olarak avantajlıdır. b) Kulak arkası işitme cihazları (BTE) : Pinna üzerinde kıvrılan ton tüpü aracılığıyla kulak arkasına takılırlar. Hoparlör tarafından çıkarılan ses, ton tüpü aracılığıyla kulağa taşınır. Cihaz tarafından amplifiye edilmiş ses buradan kulak kalıbına ve sonra da DKY'na iletilir. Aynı zamanda gözlük de kullanan hastalarda BTE cihazların kullanımı problemlidir. Bu problem bir adaptörle cihaz gözlüğe monte edilerek çözülebilir. Fakat cihaz tamir için tamirciye bırakıldığı zaman hasta aynı zamanda gözlüksüz de kalır. Bu şekilde problemin çözülemediği gözlüklü hastalarda ITE'ler tercih edilmelidir. 1994 yılında ABD'de satılan tüm cihazların %27'si BTE cihazlar olmuştur. Cep tipi aygıtlar kadar güçlü olmasa da yüksek çıkış güçleri vardır. c) Kulak içi cihazlar (ITE) : 1994 Yılında ABD'de satılan cihazların %70'i ITE tipte cihazlar olmuştur. Şu anda üç değişik tip bulunmaktadır; - Konkayı dolduran tip - Kanal içine yerleştirilen tip (ITC) - Peri timpanik tip(CIC) Kulak arkası cihazda bulunan tüm parçalar, aynı zamanda kulak kalıbı görevi de gören cihazın içine yerleşir. Kozmetik açıdan en avantajlı cihazlardır. Kanal içi cihazlarda konka bloke olmadığı için bu bölgenin akustik rezonansı sayesinde yüksek frekanslarda kazanç daha fazla olur. ITE cihazlarda hoparlör ile mikrofon arasındaki mesafenin az olması akustik feed-back açısından bir dezavantajdır. Özellikle kanal içi cihazlarda (ITC) küçük bir pil gereksinimi ve ayar düğmeleri için yeterli alanın bulunmayışı göz önüne alınması gereken dezavantajlardır. Mikrofonun kanal içinde olmasından dolayı rüzgar sesi az alınır; telefonla konuşurken akustik feed-back az olur ve 2000-4000 Hz civarındaki kazanç daha fazla olur. ITC cihazların en büyük dezavantajı hacim küçüklüğü nedeniyle devre dizaynlarında kısıtlama olmasıdır. Size-13 yerine Size-312 piller kullanılır, ventilasyon imkanı çok kısıtlıdır. Daha küçük hoparlör kullanılması nedeniyle akustik kazanç da sınırlıdır. Bazı ITC'lerde ses kontrol düğmesi ya yoktur ya da çok zor manipüle edilecek büyüklüktedir. Peritimpanik tipte (Completely in The Canal: CİC) Pinna ve DKY'nun akustik özellikleri maksimum korunmuş olur. Ayrıca DKY içinde medial yerleşimleri nedeniyle"occlusion effect" az görülür. (DKY'nu tıkayan cihaz kullanan kişilerde hastanın kendi sesinin düşük frekanslarında meydana gelen amplifikasyon yankıya neden olur; buna"occlusion effect" denir). CIC cihazlarda cihazla zar arasındaki hacim (V3) azaldığı için akustik kazanç gereksinimi de azalır. Böylelikle ses kalitesi yüksek ve distorsiyonu düşük bir işitme sağlanır. Konkayı dolduran tip ITE'lerin iki çeşidi vardır; 1) Full Konka (En çok kullanılan ve nispeten büyük olan tipidir) . 2) Lower konka (Kısmen konkayı ve DKY'nu doldurur). Konkayı dolduran ITE cihazlar Modüler (Standart cihaz, hastanın kulak kalıbına yerleştirilir) olabileceği gibi hastaya özel de hazırlanabilir. (Cihazın şekli, hastanın kulağına göre biçimlendirilir) ITE ve BTE cihazların akustik özelliklerinin karşılaştırılması -ITE'lerde hoparlörle kanal arasındaki mesafe azdır ve tüp bulunmaz; böylelikle BTE cihazların tüp rezonansı nedeniyle 1000 Hz civarında oluşan pikler ITE'lerde olmaz. -BTE’lerden farklı olarak, ITE’lerde mikrofon kanal içinde olduğu için, pinnanın rezonans özelliğinden kaynaklanan yüksek frekanslardaki kazanç artışından faydalanılabilir. Bu kazanç 5-8 dB kadardır. -ITE’lerde akustik feedback daha çok görülür. -Düşük frekanslarda kaybı çok az, fakat yüksek frekanslardaki kaybı fazla olan kişilerde ITE yerine BTE tercih edilmelidir. Çünkü BTE’lerde DKY’nu en az tıkayarak cihaz kullanımı mümkün olur. ITE'lerde hoparlörle kanal arasındaki mesafe azdır ve tüp bulunmaz; böylelikle BTE cihazların tüp rezonansı nedeniyle 1000 Hz civarında oluşan pikler ITE'lerde olmaz. ITE veya BTE arasında karar verirken hastanın hayat tarzı da göz önüne alınmalıdır. Örneğin bir atlet için daha sağlam yerleştirilebilmesi nedeniyle ITE cihaz; görme problemi olan bir hasta için ise gözlük tipi cihaz öncelikli düşünülmelidir. Bebek ve çocuklarda pinnanın küçük olması nedeniyle ITC cihazlar tercih edilebilir. Hangi ITE cihazın seçileceğine karar verirken şunlar göz önünde tutulmalıdır: 1) Cihaz, hastanın en çok rahat ettiği gürlük seviyesinde ses oluşturabilmelidir. 2) Çok güçlü sesler rahatsızlık verici bir düzeye ulaşmadan artırılmalıdır. 3) İletişimin etkili ve yeterli olabilmesi için değişik gürültülerin olduğu ortamlarda dahi konuşma seslerini yeteri kadar güçlendirmelidir. 4) Hasta cihazlı iken çok daha rahat etmelidir. 5) Kullanıcının becerisi ;Özellikle ITC cihazlarda bu çok önemlidir, çünkü takıp çıkarmak veya pil değiştirmek, ses ayarlamak gibi işlemler zordur. 6) Özellikle ITC cihazlarda ayar düğmelerinin çoğu olmadığı için en ufak bir ayar bile gerektiğinde cihazın üreticiye götürülmesi gerekir. 7) ITC ve Lower Konka ITE'lerde hoparlörlerin küçük olması nedeniyle akustik kazanç sınırlı olanak elde edilir. Bu nedenle ileri derecede kaybı olan hastalarda tercih edilmemelidirler. 8) ITC ve Lower Konka ITE'lerde ventilasyon imkanı sınırlıdır ve oklüzyon etkisi görülür. Bu nedenle ventilasyonun gerekeceği yüksek frekanslarda kaybı olan hastalarda Full konka ITE cihazlar tercih edilmelidir. 9) ITC cihazlarda pinna ve DKY fonksiyonel olduğu için yüksek frekanslarda kazanç daha fazla olur. 10) ITC ve lower Konka ITE'ler kozmetik açıdan daha avantajlıdır. Adaylık İlk olarak işitme kaybının cinsi ve şiddeti belirlenmelidir. İletim tipi kaybı olanlarda cihaza olan ihtiyaç kaybın derecesiyle paraleldir. Fakat aynı derecede sensöriel işitme kaybı olan iki kişi, cihazdan farklı derecelerde fayda görebilirler. Konuşmayı ayırt etme skoru %40’ın altına düşmemiş orta-ileri derecede SNİK’i olan hastalar cihazdan belirgin fayda görürler. Rahatsız edici ses şiddetiyle işitme eşiği arasındaki aralığa ‘Dinamik aralık’ denir En rahat dinleme seviyesi dinamik aralığın ortasıdır. SNİK’li hastalarda eşik yükselmiş ve rekruitment nedeniyle rahatsız edici ses şiddeti de azalmıştır. Dinamik aralığı dar olan bu hastalar cihaz kullanımında güçlük çekerler. İşitme cihazı kullanımında hastanın probleminin farkında olması ve motivasyonu da önemlidir. Binaural amplifikasyon, birçok nedenle tercih edilir: Konuşmalar daha iyi algılanıp daha iyi lokalize edilebilir. Yalnızca bir kulakta işitme cihazı kullanılması seslerin işitme cihazının bulunduğu taraftan geldiği yanılgısına neden olur. Başın gölge etkisi azalır.Unilateral işitme cihazı kullanılması durumunda, cihazsız olan kulak yönünden gelen akustik uyaranların duyulabilmesi için, gelen sesin, başın çevresini dolaşması gerekir. Akustik uyaranın şiddetine bağlı olarak bazı frekanslarda (özellikle yüksek frekans) yer alan sesler, başa çarparak yansımakta ve diğer kulağa ulaşmamaktadır.Bu durum sesin doğru algılanmamasına neden olmaktadır. Binaural işitme cihazı kullanılmasıyla başın oluşturduğu gölge etkisi ortadan kaldırılarak, cihaz kullanan kişinin her yönden gelen sesi rahatlıkla işitebilmesini sağlamaktadır. Binaural summasyon nedeniyle ses şiddetinde artış gözlenir.Her iki kulaktan gelen uyarılar, santral sinir sisteminde birbirlerini etkileyerek, daha güçlü bir şekilde algılanmalarına yol açar.Eşik düzeyinde 3 dB olan bu değer, eşik üstü düzeyde daha da artmaktadır.Bu sonuç, iki işitme cihazı kullananların, tek cihaz kullananlara göre işitme cihazlarını daha düşük güçte çalıştırmalarına olanak sağlamaktadır. Özellikle gürültülü ortamlardaki konuşmaların anlaşılması, kimi zaman işitmesi normal olanlar için bile zordur. İşitme kayıplı kişilerde ise, bu çok daha zor bir fonksiyondur. Özellikle sinyal/gürültü oranının gürültü lehine artması, işitme cihazı kullananlar için ciddi zorluklara neden olur. Sinyal/gürültü oranında, sinyal lehine olan 5 dB’lik artış, konuşmayı ayırt etme oranının yaklaşık %40 artmasına neden olmaktadır.Çift cihaz kullanan kişilerde, binaural artım nedeniyle meydana gelen ayırt etme kolaylığı, işitme kayıplı kişinin konuşulanları ayırt etme oranını pozitif olarak etkilemektedir. Monoaural Amplifikasyon ise 1.İşitme kaybı tek taraflı ise 2.Santral işitme kaybı olan hastalarda; bu hastalarda iki taraftan birden gelen sinyalin birleştirilmesinde çözülmesinde zorluklar vardır. 3.Her iki kulağın SDS’ları arasında önemli farklar varsa ve çift taraflı işitme cihazı kullanmakla SDS’u düşük olan tarafta SDS’u yüksek olan taraf kadar kazanç sağlanamıyorsa. 4.Hasta tek taraflı cihaz kullanmayı tercih ediyorsa. Tek Taraflı İşitme Cihazı Seçimi: 1.Çift taraflı işitme kaybı varsa iyi kulak seçilmelidir. ( işitme cihazı denenmesinden sonra iyi SDS elde edilen kulağa işitme cihazı verilir.) 2.İki kulağında SDS’ları aynı ise, kaybın iletim tipi komponentinin daha fazla olduğu olduğu tarafa işitme cihazı verilir. 3.Bunlar da aynı ise gürültüye toleransı daha fazla olan kulak seçilmelidir. 4.Sayılanların hepsi aynı veya birbirine çok yakın ise, DKY çapı, şekli ve buşon oluşturma özellikleri göz önüne alınmalıdır. Cihaza ihtiyaç duyulan fakat cihaz kullanılmayan kulakta zamanla kelime algılama kapasitesi azalır. Eksternal veya kronik otitli hastalarda DKY’nu tıkamayan cihazlar tercih edilmeli ve diabetli hastalar otolojik enfeksiyonlar hakkında bilgilendirilmelidir. Cihaz denemeden önce ve kullanıcılara periodik olarak kulak temizliği yapılmalıdır. CİHAZA ALIŞMA SÜRECİNDE UZMANLARCA ÖNERİLEN YÖNTEMLER İşitme cihazına alışma yaşa, işitme kaybının derecesine, süresine ve işitme cihazını kabullenme isteğine bağlı olarak kişiden kişiye değişir. Cihaza alışma pratik, sabır ve zaman ister;fakat sonuç sevindiricidir. Cihaza alışma sürecinde uzmanlarca önerilen yöntemler şunlardır; Bu alışma süresinde hasta rahatsız olursa cihazı çıkarıp 1-2 saat ara vermelidir. Her gün bir gün evvelden biraz daha fazla süreyle cihaz kullanılması önerilir. İşitme cihazına tam olarak alışmak için 1-1,5 ay yeterlidir. Unutulmaması gereken işitme cihazı sadece konuşmayı değil, çevredeki tüm sesleri hastaya duyuracaktır. Zaman içinde unutulmuş olan bu sesler ilk günlerde hastayı rahatsız edebilir. ALIŞMA SÜRECİ 1.ve 3. günler; İşitme cihazı ilk bir hafta sadece evde kullanılmalı Cihaz takıp rahat duyulabilecek şekilde ayarlanmalı Evde dolaşıp, değişik sesler dinlenmeli (Gazete hışırtısı, hapşırma, öksürme saat, telefon zili gibi) Kişi kendini sinirli veya yorgun hissederse cihazı kapatıp ara vermeli. Bir müddet sonra cihaz tekrar takılmalı. Kişi yüksek sesle gazete veya kitap okuyup kendi sesini kontrol etmeli Sadece TEK KİŞİ ile konuşup, konuşanın yüzüne bakarak ve sonra da bakmadan konuşulanı anlamaya çalışılmalı. (başlangıçta konuşan kişinin yüzüne bakmak anlamayı kolaylaştırır.) 4. ve 7. günler; Evde günlük işler yaparken cihaz takılıp, değişik sesler dinlenmeli (kapı çarpması, su kaynaması, çamaşır makinesi, elektrikli süpürge gibi) ve bu seslere alışılmaya çalışılmalı Hasta duyduğu sesin kaynağını bulmaya çalışmalı (trafik sesi mi?, süpürge sesi mi?) Hastaya TV’ de haberleri izlemesi önerilir. 1.hafta; Hasta işitme cihazını günde en az 5 saat takabilir. 3-4 kişilik konuşma gruplarında cihazını kullanmaya başlayabilir. Hastadan ayırt etmekte zorlandığı kelimelerin listesi istenir (örneğin Hastane-Postane, Taş-Yaş, Kuş-Koş gibi). Hastadan bu listeyi bir yakınına okutması (ilk önce dudaklara bakarak daha sonra gözlerini kapatarak) ve tekrar etmesi istenir. Artık dışarı çıkıp tabiattaki sesleri dinlemelidir. Hasta konuşmalar sırasında anlamadığı bir şey olursa, sözü tekrarlatmayı isteyebilir. İkinci haftada artık cihazı tiyatro, sinema, bale gibi kalabalık ortamlarda kullanabilir. Hasta kalabalık ortamlarda mümkün olduğunca bir kişiyle konuşmaya çalışmalıdır Artık hasta cihazını daimi takabilir. 3) Özel aygıtlar: CROS (Contralateral Routing Of Signals) cihazlar, bir kulağında tam; diğer kulağında ise az kayıp olan hastalarda tercih edilirler. Cihaz iyi kulağa takılır, fakat mikrofon kötü kulakta bulunur ve bir kabloyla cihaza bağlanır. Bu şekilde kötü kulak tarafından gelen sesler, cihaz aracılığıyla; iyi taraftan gelen sesler ise doğal yoldan duyulur. Bunun için DKY’nu tıkamayan kalıplar kullanılır. İşitme stereo değildir. Kötü kulak tarafından gelen sesleri de duymak amaçlanır. Kulak kalıbı kullanamayan hastalarda kemik iletimli cihaz yerine CROS cihazlar tercih edilebilir. Bu cihazlarda akustik feedback çok az görülür ve DKY oklüzyonu olmadığı için düşük frekanslarda kazanç az olur. Özellikle bilateral yüksek frekanslarda asimetrik işitme kaybı olan hastalarda tercih edilebilirler. BICROS aygıtlarda CROS’tan farklı olarak iki tarafta da mikrofon vardır. Bir kulağı hiç işitmeyip diğer kulağında cihaz takılabilir düzeyde işitme kaybı olanlarda tercih edilirler. MULTICROS aygıtlarda sistem BİCROS gibidir. Ek olarak mikrofonlardan hangisi istenirse onu açmaya yarayan bir düğme vardır (Ör:sadece sağ; sadece sol; ikisi birden). En büyük avantajı rahatsız edici ses gelen yöndeki mikrofonu kapatabilme imkanının olmasıdır. IROS (Ipsilateral Routing Of Signals) aygıtlarda kontralateral yönlendirme yoktur. Yüksek frekanslarda hafif-orta derecede kaybı olan hastalarda kullanılırlar. DKY oklüzyonu olmadığı için sadece yüksek frekanslarda kazanç sağlanır. 4)İmplante edilen İşitme Cihazları: (İmplantabl Hearing Aid) İki çeşit implante edilen işitme cihazı bulunmaktadır. 1)BAHA (Bone Anchorage Hearing Aid) 2)ABC (Audiant Bone Conductor) 1)BAHA : İmplante edilen kısım ve dış parça olmak üzere iki kısımdan oluşur. İmplante edilen kısım deriyi geçerek temporal kemiğe vidalanır. Bu nedenle perkutan temporal bone stimülatör adı da verilir. Dış parça implante edilen parçaya vida ile tutturulur. En iyi sonuç atrezili vakalarda alınır. Kemikle kaynaşması (osteointegrasyon) iyidir.Hastaya BAHA uygulayabilmek için; Pur tone odyogramlarda kemik yolu 45 dB veya daha iyi olmalıdır. Dış parça olarak vücut (cep) tipi işitme cihazı kullanılıyorsa kemik yolu ortalaması 60 dB olabilir. Avantajları: 1.Osteointegrasyonu iyidir. 2.Hastalar cihazın estetik açıdan önemli bir sorun teşkil etmediğini ifade etmektedirler. 3.İç ve dış parça birbiri ile direk temas halinde oldukları için dış parçanın sağladığı amplifikasyon direkt olarak iç parçaya iletilir. 4.Hastada ne kadar hava yolu kaybı olduğunun önemi yoktur. 5.SDS’nun 60’a kadar olan hastalarda kullanılabilir. Dezavantajları: 1.Doğrudan deriye vidalandığından sık olmasa da cilt ve yumuşak doku reaksiyonu görülür. 2.Beş yaşın altında uygulanmaz 3.Masif timpanosklerozlu ya da adhezif otitli hastalarda hastalık ilerleme gösterdiği için başlangıçta sağlanan kazanç süreklilik göstermez. 2)ABC : Farklı olarak implante edilen parça derinin altına yerleştirilir ve dış parça ile direkt teması yoktur. Manyetik bir alan sayesinde birbirleriyle ilişkide olmaları sağlanır. Bu nedenle aradaki cildin operasyon sırasında inceltilmesi gereklidir.Transkutan cihaz da denilir. Hastaya ABC uygulanabilmesi için; Hava yolu işitme kaybı 40 dB’in altında olmalıdır, kemik yolu iletimi konuşma frekanslarında ortalama 25 dB’in altına düşmemelidir. Avantajları: 1.Üç yaşın altındaki çocuklara bile güvenle kullanılabilir. 2.Komplikasyona ve doku reaksiyonuna raslanmamıştır Dezavantajları: 1.Her iki parça arasında deri olması titreşimlerin iletilmesinde kayba neden olur. 2.Osteointegrasyon için 2-3 ay gerekir. 3.Hava yolu işitme kaybı 40 dB’in altında olmalıdır. 4.Kemik yolu iletimi konuşma frekanslarında ortalama 25 dB’in altına düşmemelidir. 5.SDS 80’ in üzerindeki hastalarda kullanılabilir. 6.Masif timpanosklerozlu ya da adhezif otitli hastalarda hastalık ilerleme gösterdiği için başlangıçta sağlanan kazanç süreklilik göstermez. İşitme kayıplı bir insan, konuşmacıdan uzaklaştıkça, hem duymak istediği sesin şiddeti hem de konuşmanın anlaşılırlığı önemli ölçüde azalır. Eğer işitme cihazı kullanılıyorsa bu durumda cihazın sesi biraz daha açılabilir. Ancak bu kez de çevresel sesler aşırı ölçüde yükselerek yine konuşmanın anlaşılmasını zorlaştıracaktır. FM sistem, uzaklık ve gürültüden kaynaklanan anlama problemine en iyi çözüm getiren yardımcı araçtır FM NERELERDE KULLANILABİLİR? •Bütün öğretim kurumlarında işitme cihazı kullanan her çocuğun (veya gencin) eğitiminde. •İşitme kayıplı çocukların okul öncesi eğitiminde. •Kongre, seminer gibi toplantılarda konuşmacıyı; otobüs gibi toplu taşım araçlarında yanındakini gürültüden etkilenmeden rahat duyabilmek için. •Sokakta, parkta veya eğlence yerlerinde işitme kayıplı kişiyle uzaktan anlaşabilmek için. FM sistemleri, konuşmaları anlamayı kolaylaştıran bir sistemdir. Anlamayı zorlaştıran sebepler 1. Mesafe, 2. Gürültü ve 3. Eko'dur. Mesafe, arttıkça sesin seviyesi düştüğü için duyma ve anlama güçleşir. Yukarıdaki grafik mesafe arttıkça sesin şiddetinin azalışını göstermektedir. Örneğin öğretmene mesafesi 2 metre olan bir çocuk sesleri 65dB düzeyinde duyarken, öğretmene mesafesi 4 metre olan bir başka çocuk ise 50 dB düzeyinde sesleri duyacaktır. Gürültü, normal işitme seviyesindeki kişiler için bile duymayı güçleştirirken işitme engelliler için çok daha zorluk yaratır. Çevredeki gürültüler konuşma seslerini maskeleyerek daha güç duyulur hale getirir. Örneğin normal konuşma seslerimizin seviyesi 65 dB düzeyindedir. Buna karşın normal bir büroda veya sınıfta ortalama gürültü seviyesi de 60 dB civarındadır. Konuşma sesleri ile gürültü arasındaki farkın 15-20 dB olması idealdir. Oysa normal bir ofiste veya okulda bu oran 5 dB'e kadar düşmektedir. Bu oranın 15-20 dB'e artırılması FM eğitim araçları ile mümkün olmaktadır. Eko ya da sesin yankılanması yalıtımsız ve boş mekanlarda karşılaştığımız bu sorun yine işitme engelli bireyler için duymayı ve anlamayı zorlaştıran etkenlerdendir. Seslerin normal olarak kulağa gelmesi 0.3-0.4 saniyeyi geçmemesi gerekirken 0.8 saniyelere ulaştığı yapılan araştırmalarca tespit edilmiştir. Bu oranın düşürülmesi de FM eğitim araçları ile mümkün olmaktadır. Sonuç olarak;mesafe, gürültü ve ekonun (yankılanma) olumsuz etkenleri FM sistemleri ile ortadan kaldırılabilmektedir. FM sistemleri ile, öğretmen öğrenciye hep 15 cm mesafeden konuşuyor gibi sesler duyulabilir ve anlaşılabilir hale gelecektir. Kişisel FM Sistemi En yaygın olarak kullanılan sistemdir. Odyo input girişli bütün işitme cihazları ile çalışabilen kablosuz bir sistemdir. 40 kanal seçimi ile aynı anda ve pek çok ortamda kullanılabilir. Grup ve bireysel eğitim için idealdir. Güçlü FM plus özelliği ile eğitim anında çevre seslerini 20 dB otomatik olarak azaltıp tekrar normal seviyesine getirmek- tedir. Pek çok aksesuar ve estetik seçeneği bulunmaktadır. Şarj edilebilir ünitesi ve çift pil ile daha uzun süre kullanımlıdır. Kanal seçimi bireysel olarak kolaylıkla yapılabilmektedir. Dersleri kayıt yapabilme olanağı bulunmaktadır. Öğretmenler için de eğitici video, televizyon gibi görsel ve işitsel eğitim araçları kullanımı girişi mevcuttur Binaural İşitme Sistemi Her ayrıntısı hesaplanmış kablosuz komple bir sistemdir.. Her iki kulak için işitme cihazı ve FM sistemi bir aradadır. Her iki kulak için de birbirinden bağımsız olarak ayarlanabilen çift taraflı işitme cihazı ve 40 kanallı olduğu için birçok sınıfta aynı anda kullanılabilmektedir. Sound Field Sistemi Bireysel ve portatif tipte bir yükseltme sistemidir. Az sayıda bulunan sınıflarda veya cochlear implant kullanıcılarında ideal bir sistemdir. Öğrenci sistemi sınıftan sınıfa çantasında taşıyabilir. Sistem öğretmenin sesini direkt yükselterek desktopa ulaştırır. LogiLink Evinizde herhangi bir odada veya bahçede iken; kapı zilini, telefon sesini veya alarmı (hırsızlık veya yangın) duymakta güçlük çekiyor musunuz? Yanıtınız evet ise lütfen aşağıda verilen ürünlerimizi inceleyiniz.Kapı zili sesi, telefon sesi veya herhangi hırsızlık alarmı için ayarlanabilen ses yüksekliğinde üç değişik sinyal ile uyarmaktadır. Bu sinyallere göre kapıda biri mi var yoksa telefonunuz mu çalıyor kolayca anlayabilirsiniz. Sadece sesli uyarı değil, aynı zamanda titreşimli veya görsel olarak flaşla sizi uyarmaktadır. Telefon Telefonla konuşurken sesleri yanı başınızda duymak ister misiniz? Yanıtınız evet ise size loop sistemli ve ses kalitesi normal telefonlara göre çok temiz ve çok daha net duyulabilen BeoCom 1600 'ü öneriyoruz. Yoğun iş temposuna sahip işitme kayıplı kişilerin ev ve ofislerinde rahatlıkla kullanabileceği daha güçlü ve yüksek ses yeteneği olan ihtiyaç duyulduğunda profesyonelce hizmet verecek bir telefondur. Telefon Ses Yükseltici Bu küçük cihaz harikalar yaratıyor! Dışarıya çıktınız ve herhangi bir telefondan görüşme yapacaksınız.Sesleri net ve iyi duyamıyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey işitme cihazınızı T konumuna aldıktan sonra ses yükselticiyi telefon ahizesinin hoparlörünün olduğu yere takmak. İşitme kayıplı kişilerin telefonda özgürce konuşmalarını sağlayacak bu küçük cihaz basit kullanımı ile büyük kolaylıklar sunuyor. Ayrıca cebinizde taşıyabileceğiniz kadar ufak. Titreşim ve Alarmlı Saat Sabah uyanmakta güçlük çeken ve işitme kayıplı kişilerin rahatlıkla kullanabileceği, kesin çözüm üreten elektronik saat. Yatağınızın başucuna yada yastığınızın altında kullanabileceğiniz bir cihazdır. Yüksek ses ve titreşim yeteneğine sahip bu ürünümüzle sabahları uyanmak hiç zor olmayacak. Gözlemci Çocuk ağlamasına duyarlı olan verici bulmacaya bağlı herhangi bir alıcıya iletir. Gözlemci sayesinde aile uyandığında haberdar olacağını bilerek çocuğunu rahatlıkla başka bir odada bırakıp, işleri ile ilgilenebilir. Çocuk ağladığında bulmaca alıcılarının bir yada birden çoğuna o bilgi kablosuz mikrofonu sayesinde bildirilir. Gözlemci evin içinde ve dışında 75 metreye kadar kullanılabilir.Gözlemci, üç alkalin pil ile yaklaşık bir yıl çalışır. İçinde var olan pil ölçüm göstergesi sayesinde kullanıcı pilin ne zaman değişmesi gerektiğini bilebilir. İşitme cihazları ödemeleri bir çok kurum tarafından farklı miktarlarda yapılmaktadır. Bütün bu kurum ödemelerinden yararlanılabilmesi için kişinin anlaşmalı özel hastaneler veya devlet hastanelerinden işitme cihazı kullanabilir heyet raporu alması gerekmektedir.İşitme cihazı kullanmak isteyen kişi hastaneden aldığı heyet raporu ve sağlık karnesiyle işitme cihazı alabilir. Resmi kurumların (Bağkur emekli sandığı gibi) her yıl işitme cihazları için ödeyeceği rakamlar değişmektedir..Bunun için bağlı olduğunuz kurumu arayabilir ve ödeme miktarını öğrenilebilir. İşitme cihazları için ödenen bedel her yıl bütçe talimatıyla beraber değişmektedir. 2003 yılı bütçe uygulamasyndaki işitme cihazları ödeme miktarı 750 milyon olarak belirlenmiştir. Detaylı bilgi için Emekli Sanığı 312 298 30 00 Bağkur için 312 430 47 01 nolu telefondan bilgi alabilirsiniz. Bağkur Emeklisi ve Emekli Sandığı Emeklilerinden İstenen Evraklar -Resimli cihaz kullanabilir raporu -Sağlık karnesine işlenmiş reçete -Sağlyk karnesi ön yüz fotokopisi -Fatura Maksimum Ödeme Miktarı: 750.000.000 TL SSK Emeklisi ve Çalışanı Kişinin işitme cihazı alabilmesi için SSK kurum hastanesinden heyet raporunu alması ve kurumun belirlediği işitme cihazı satıcısından alması gerekmektedir. Detaylı bilgi için 312 317 05 05 telefonu arayabilirsiniz. -Heyet Raporu -Sevk Kağıdı -Fatura Maksimum Ödeme Tutarı : 750 ytl Kaynaklar : 1.Belgin E.,Ataş A. İşitme cihazları İçinde Çelik O. (ed).Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi . İstanbul: Turgut Yayıncılık, 2002: 312-325 2.Ataş A, Önerci M, Sözeri B, et al. Hearing in elderly and hearing aid application. In: Verch K, ed. Hard of Hearing Deafened Born Deaf, IOR, Booklet No:3, Rendsburg, Germany, 1996 3.McKenzie AR, Rice CG. Binaural hearing aids for high frequency hearing loos. Br J Audiol 1990;24:329-24 4.Böke B. Koklear patolojili hastalarda recruitment fenomeninin konuşmanın ayırdeilmesi üzerindeki etkisi. Hacettepe üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstütisi (Tez), Ankara. 1992. 5.www.ses.com 6.www.bernamed.com 7.www.utmb.com 8.www.izmirses.com
__________________ Konu Woody tarafından (27-10-2008 Saat 23:12 ) değiştirilmiştir.. |
| | |
![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| GÜRÜLTÜYE BAĞLI İŞİTME KAYIPLARI | Woody | Sağlık | 0 | 14-06-2008 01:02 |
| Sağlık forumunun İŞİTME CİHAZLARI adlı konusunun Sağlık Dünyası alt forumları; İŞİTME CİHAZLARI Hiç bir şey doğal işitme duyusunun yerini tutmasa da günümüz modern işitme aletleri pek çok kişinin sağlıklı yaşam ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |