![]() | ![]() |
| |||||||
![]() |
| Anahtar Kelimeler: esrf, nakbu8217l |
|
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.429
Üye No:1
Konular: 8297 Katılım: 43% Devamlılık: 100% Online Süresi: 3 Gün 2 Saat 15 Dakika 31 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.578 1.110 Konuda,2.457 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177781 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Nakîbü'l eşrâf, ilk olarak Abbasi halifesi Mütevekkil zamanında ihdas edilen bir kurumdur. Bu zamandan itibaren diğer İslâm devletlerinde nikâbet teşkilatı varlığını sürdürmüştür. Osmanlı Devleti'nde de ilk olarak sâdât nikâbeti Sultan Yıldırım Bayezid zamanında Mayıs 1400 tarihinde tesis edilmiştir. İlk Nakîbü’l-eşrâf da Seyyid Ali Nata b. Muhammed olmuştur. Ondan sonra oğlu Seyyid Zeynelabidin babası gibi seyyid ve şeriflere nâzır olmuştur. Nakîblik, Fatih Sultan Mehmed zamanında bir ara kaldırılmışsa da, II. Bayezid devrinde yeniden ihdas olunmuş ve son devirlere kadar varlığını devam ettirmiştir. Bu tarih nezâret olarakkuruluş tarihidir. Yoksa Osmanlının kuruluşundan itibaren seyyid ve şeriflerin öneminin olmadığı anlamına gelmez. Nakîbü'l-eşrâflık, ilmiye sınıfının en üst seviyesine çıkan seyyidlere veriliyordu. Nakîbü’l-eşrâflar, kadılar gibi belirli bir süre için görevlendirilmiyor, uzun yıllar iş başında kalıyorlardı. Resmi giysileri, konakları ve kendilerine hizmet eden adamlarıyla saygın bir yer tutuyorlardı. Osmanlı Devleti'nde nakîbü'l-eşrâflar hakkında ilk biyografik eser Ahmet Rıf'at Efendi’nin Devhatü'n Nukabâ adlı eseridir. Bu eser 1500'lü yıllardan itibaren [[1800'lü yıllar]]a kadar Nakîbü'l-eşrâf olarak görev yapan toplam 62 kişinin biyografisini vermiştir. Nakîbü'l-eşrâfın başlıca görevi, İslam peygamberi Muhammed'in soyundan geldiklerine ilişkin ellerinde belgeleri bulunan seyyid ve şeriflere tanınmış olan ayrıcalıkları korumaktı. Nakîbü'l-eşrâflar, eyalet, sancak ve diğer yerleşim birimlerindeki kaymakamlıkları vasıtasıyla bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini kapsayan defterleri tutarlardı. '[[Şecere-i Tayyibe]]' denilen bu defterlerde Peygamber soyundan geldiklerini belgeleyenlerin soy kütükleriyle birlikte bulundukları şehir, siyâdet veya şerâfet silsilesi, evladı, ahval ve ahlakı, ikametgâhı, görevi ve durumları kayıtlı idi. Seyyid ve şeriflerin kanunlara aykırı tutum ve davranışları görüldüğünde veya herhangi bir suç işlediklerinde, İstanbul'da Nakîbü'l-eşrâf, taşralarda ise nakîbü'l-eşrâf kaymakamları tarafından yargılanır, gerekli cezaya çarptırılırlardı. Yöneticiler ve kadılar bu işe karışamazlardı. Halktan ayırt edilmeleri için başlarına yeşil sarık sarmaları mecburi idi. Nakîbü'l-eşrâf kaymakamları, İstanbul'dan Nakîbü'l-eşrâf'ın sadrazama mektupla arzı neticesinde atanırlardı. Genellikle bir yıllık süre için atanan nakîbü'l-eşrâf kaymakamlarının atanmaları mektuplarında, doğrudan kaymakam atanan kişiye hitap edilmekte olup, seyyidlerin üzerlerine kaymakam olarak tayin edildikleri bildirildikten sonra, göreve tayin edildikleri tarih yazılır ve daha sonra görecekleri işler açıklanırdı. Seyyidlerin haklarının korunması, 'arûsiyye' ve 'tevcihiyye' gibi vergilerin aldırılmaması, bunlara hürmet edilmesi, sahte seyyidlik iddiasında bulunanlara müsaade edilmemesi, seyyidlerin tespit edilerek İstanbul'a bildirilmesi ve bunların halktan ayırt edilebilmeleri için yeşil sarık ve cüppe giydirilmesi gibi yapacakları işler açıklandıktan sonra, Nakîbü'l-eşrâf'ın imzası ile tamamlanan atama mektuplarının, Isparta Şer‛iyye siciline kaydedilmesi ile birlikte atama işlemi de tamamlanmış olmaktaydı. Atanan nakîbü'l-eşrâf kaymakamları, Nakîbü'l-eşrâf’ın sancak merkezlerinde uygun gördüğü kadılardan, müderrislerden, eski nakîbü'l-eşrâf kaymakamlarından veya eşraftan birisi oluyordu. Seyyid ve şerif oldukları belgelerle ispatlanmış olan bu kişilere toplum tarafından çok büyük saygı, sevgi ve itibar gösterilmiştir. Aynı zamanda devlet de onları vergi verme ve benzeri bütün kamu yükümlülüklerinden muaf tutmuştur. Kendilerinden önceki Türk ve İslâm devletlerindeki yerleşmiş uygulama gibi, Osmanlı Devleti’nde de sâdât-ı kirâm askeri sınıfından addedilmiştir. Örneğin, 16. yüzyıl'da Hamid Sancağı’nda vergiden muaf olanlar arasında şerifzâde, âl-i Rasul ve seyyidlerin de yer aldığı görülmektedir. Toplam 26 adet olarak sâdât-ı kirâmın vergiden muaf olduğu kayıtlara geçmiştir. 18. yüzyıl'da, nakîbü’l-eşrâf kaymakamlarının bir kısmı da birtakım yolsuzluk işlerine karışmaktaydılar. Bazı kazalarda, nakîbü’l-eşrâf kaymakamları 'harc-ı ma‛kûl', 'devriye', 'tevcih', 'sâdât akçesi', 'arûsiyye' isimleriyle tekâlif-i şakka gibi sonradan uydurulan vergiler toplamaya başlamışlardı. 24 Eylül – 3 Ekim 1759 tarihinde Rumeli ve Anadolu'daki kadılara , nâiblere ve nakîbü’l-eşrâf kaymakamlarına gönderilen bir fermanda, nakîbü’l-eşrâfların seyyidlerden sorumlu oldukları, uygunsuz hareketlerinde onları yakalamaları, seyyidlik iddialarında bulunanları derhal İstanbul'a göndermeleri, alınan haksız vergilerin hemen iade edilmesi ve bu işlerin takibinde Nakîbü’l-eşrâf Seyyid Mehmed Emin Efendi’nin yetki sahibi olduğu açıklanmıştır. O dönemde, bu gibi haksız yere para tahsil edilmesini yasaklayan Vezir-i Azam [[Mehmed Ragıb Paşa]]'nın da mektubu mevcuttur.
__________________ ![]() Kullanıcı Adı: Powerofdreams Nerden: Antalya-Ankara Sitedeki Görevi: Yönetici İletişim kurmak için: powerofdreams07@hotmail.comYoutube'ye Girmek İçin Kesin Çözüm %100 Çalışıyor 2 sn ye de hiç bir AYAR yapmadan Youtube' ye girin KONUYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN O Şimdi Ankara'da ![]() |
| | |
![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| A.M.ŞAMSUTDİNOV...Mondros’tan Lozan’a Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi (1918 – 1 | Woody | Kitap özetleri | 0 | 05-06-2008 00:04 |
| ‘İstanbul Hanımefendisi’ Londra’da rekor kırdı | FaTiH- | Son Dakika | 0 | 31-05-2008 19:53 |
| Sarkozy’nin ‘Ankara ne yapacak’ kaygısı | FaTiH- | Dünyadan Haberler | 0 | 31-05-2008 18:36 |
| FirefoxView - IE’deki Sayfayı Firefox’ta Açın! | Woody | PC ile ilgili ipuçları | 0 | 24-03-2008 02:58 |
| VİCTOR HUGO’NUN “NOTRE-DAME’IN KAMBURU” | Powerofdreams | Kitap özetleri | 0 | 23-01-2008 18:57 |
| İslam forumunun Nakîbü’l eşrâf adlı konusunun Din ve Felsefe alt forumları; Nakîbü'l eşrâf , ilk olarak Abbasi halifesi Mütevekkil zamanında ihdas edilen bir kurumdur. Bu zamandan itibaren diğer İslâm devletlerinde nikâbet ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |