![]() | ![]() |
| |||||||
![]() |
| Anahtar Kelimeler: aktif, edecek, nukleer, reaktor |
|
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.382
Üye No:1
Konular: 8287 Katılım: 52% Devamlılık: 100% Online Süresi: 2 Gün 13 Saat 43 Dakika 50 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.569 1.074 Konuda,2.394 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177780 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | İTÜ Nükleer Reaktör Aktif edecek ![]() İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Nükleer Enerji Enstitüsü'nce 1979 yılında işletmeye açılan ancak 2002 yılında faaliyeti durdurulan ''Triga Mark II'' adlı nükleer araştırma ve eğitim reaktörü, 6 yıl aradan sonra 21 Mart'ta yeniden çalışmaya başlayacak. Reaktör Müdürü Prof. Dr. Ahmet Bayülken, eğitimde yararlanmak ve araştırma yapmak amacıyla inşa edilen "Triga Mark II" adlı reaktörün, 1979 yılında işletmeye açıldığını hatırlattı. 2002 yılında faaliyeti durdurulan reaktörün içinde bulunduğu binanın duvarlarının deprem riski gözönüne alınarak güçlendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Bayülken, reaktörün yeniden çalıştırılması için Türkiye Atom Enerjisi Kurumundan (TAEK) yeniden izin almak gerektiğini ve bunun içinde 2005 yılından bu yana çalışmaların devam ettiğini anlattı. Reaktörün, çalışmaya başladıktan sonra eskisi gibi öncelikle eğitim amaçlı kullanılacağını vurgulayan Prof. Dr. Bayülken, ayrıca reaktörden, araştırmalarda faydalanılacağını ve başka üniversiteler ile sanayiye de açık olacağını ifade etti. Reaktörün sanayide özellikle aktivasyon analizi yönteminde kullanılacağını dile getiren Prof. Dr. Bayülken, bu konuda laboratuvarında kurulduğunu kaydetti. Bu laboratuvarda, herhangi bir maden cevherinde başka elementlerin var olup olmadığının analizi ya da adli tıp alanında, zehirlendiği düşünülen bir kişinin saçında arsenik arama gibi çalışmaların yapılabileceğini anlatan Prof. Dr. Bayülken, ayrıca tıpta da araştırmalar için kullanılabileceğini bildirdi. Türkiye'de tıbbi amaçlı izotop üretiminin yapılamadığını anımsatan Prof. Dr. Bayülken, reaktörde, kanser hastaları için kullanılan izotopların üretiminin mümkün olmadığını da vurguladı. Reaktörün çalışması için sırada bekleyen araştırmaların bulunduğunu belirten Prof. Dr. Bayülken, İTÜ ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nden (YTÜ) taleplerin bulunduğunu söyledi. Reaktörün, arkeolojik araştırmalarda da kullanılabileceğine işaret eden Prof. Dr. Bayülken, reaktörün hem nötron hem de gama ışınları ürettiğini ifade etti. İTÜ'nün nükleer araştırma ve eğitim reaktörü olan "Triga Mark II"nin "kendi kendine güvenli" olarak ifade edilen bir reaktör olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Bayülken, "Çernobil gibi bir olayın burada olması mümkün değil. Gücü 250 kilovat ve içinde fazla yakıt olmadığı için bir kaza halinde radyasyon yayma ihtimali de çok fazla değil" diye konuştu. 8 yıllık süreç Türkiye'de her dönem gündeme gelen nükleer enerji santrali kurulması konusuna da değinen Prof. Dr. Ahmet Bayülken, şöyle konuştu: "Nükleer enerji, 'Ben bunu yaptım, yarın bu olacak' diye bir şey değil. Bugün karar verilse ve eğer herhangi bir bürokratik ve finansal engel çıkmazsa Türkiye'de ilk nükleer enerji santrali en az 8 yıl sonra çalışır hale gelir. Türkiye'de nükleer enerji santrali kurulması için Akkuyu hazır. Bugün Akkuyu'da çok kısa bir yenileme araştırması yapıldığı zaman orada hemen reaktör inşa edilebilir. 1970'lerden oranın yer lisansı var. Bunun gözden geçirilmesi lazım. Akkuyu, Sinop gibi uzun bir iş değil. Akkuyu'da nükleer enerji santrali kurmak için bugün karar verilse, en geç bir yıl içinde orada inşaat başlar ve düğmesine basıp elektrik şebekesine elektrik vermek de minimum 8 yıl alır." Reaktör inşasının önemli ve ciddi bir iş olduğuna da vurgu yapan Prof.Dr. Bayülken, "reaktör hemen elektrik üretsin" diye aceleye getirip inşaat yapılamayacağını, bir reaktörün dış güvenlik kabuğunun çok sık demir ağla örülmesi gerektiğini ve böylece uçak düşse bile reaktöre bir şey olmayacağını anlattı. Nükleer enerji ve dışa bağımlılık Nükleer enerji santrali kurulduğunda Türkiye'nin dışa bağımlı olup olmayacağının ise tamamen teknoloji seçimine bağlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayülken, şunları kaydetti: "Nükleer güç reaktörleri için 2 tane genel teknoloji vardır. Biri doğal uranyum ile çalışanlar, diğeri de zengin uranyum ile çalışanlardır. Şu anda İran'ın yaptığı da uranyum zenginleştirme... Uranyum zenginleştirmeyi biz yapamayız ve bunu yapma teknolojisini bize vermezler. Yani zengin uranyum alma açısından dışa bağımlı olabiliriz. Biz üretemeyeceğimiz için bunu üreten bir yerden, ABD, Rusya ve Fransa'dan almak zorunda kalırız. Ancak kurmak için doğal uranyum ile çalışan reaktörler seçilirse, o zaman yakıt açısından dışa bağımlı olmayız. Neden olmayız? Çünkü Türkiye'de uranyum var. En azından 2 reaktörü ömür boyu çalıştıracak miktarda uranyum var. Bu uranyumu işleyecek teknoloji de var. Dolayısıyla işlenen bu uranyum madeninden yakıt yapma olayı da mümkün. Bu durumda yakıt açısından dışa bağımlılık olmaz ama teknolojik açıdan yine bağımlı oluruz. Bu nedenle Türkiye'ye sadece nükleerin gelmesi yeterli değil. Nükleer teknolojinin de gelmesi lazım. Nükleer teknoloji de 1-2 reaktör kurulması için gelmez. Bu konuda Güney Kore güzel bir örnek. Güney Kore, reaktörlerini başta anahtar teslimi yaptırdı, sonra her reaktör yapılırken bir şeyler öğrenip bugün tüm nükleer santralini kendi kurabilecek duruma geldi. Türkiye için de bu lazım. 'Türkiye'de 5 tane nükleer reaktör kurayım, 5'ini de dışarıdan alayım. Onları da birileri işletsin, sonra da ya bana devretsin ya da kendi işletsin' doğru bir mantık olmaz. Uzun vadeli bir plan yapılması lazım ve nükleer teknoloji aşama aşama Türkiye'ye girmeli." "Türkiye mutlaka nükleer enerjiye geçmeli" Enerji çeşitliliğinin önemine de vurgu yapan Prof. Dr. Bayülken,"Türkiye'nin doğal gazı yetersiz. Kömür yakma teknolojisi eski. Uzun vadeli plan yapılmalı. Jeotermal mutlaka kullanılmalı, rüzgar kullanılmalı, yenilenebilir kaynakların hepsi kullanılmalı. Kömür teknolojisi mutlaka iyileştirilmeli. Tüm iç kaynaklar kullanılmalı ve Türkiye mutlaka nükleer enerjiye geçmeli" şeklinde konuştu. Türkiye'de nükleer eğitimi görmüş sadece İTÜ'de 300'den fazla elemanın bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Bayülken, dolayısıyla Türkiye'de kurulacak bir nükleer enerji santralinde çalışacak uzmanların da hazır olduğunu vurguladı. Bu arada, 21 Mart'ta açılışı yapılacak reaktörde kurulan laboratuvarlar için Maliye Bakanlığının 1 milyon dolar bağışta bulunduğunu bildiren Prof. Dr. Bayülken, böylece reaktörün daha da güçlendiğini anlattı. |
| | |
![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| **en Aktif 5 üye** | [JaCk sPaRrOw™] | Sohbet | 0 | 16-03-2008 16:41 |
| SEvgiyi Hak EDecek İnsanı BULmaK | Mehmet | Aşk Hikayeleri | 0 | 08-02-2008 18:58 |
| "Türkiye'de 12 aktif terör örgütü var" | Woody | Son Dakika | 0 | 24-12-2007 13:31 |
| Büyükanıt gazetecileri kabul edecek | Woody | Son Dakika | 0 | 09-11-2007 14:53 |
| Schumacher F2007'yi test edecek | Spormania | Spor Haberleri | 0 | 06-11-2007 11:39 |
| Hafıza - Zeka -Akıl forumunun İTÜ Nükleer Reaktör Aktif edecek adlı konusunun Genel Kategoriler alt forumları; İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Nükleer Enerji Enstitüsü'nce 1979 yılında işletmeye açılan ancak 2002 yılında faaliyeti durdurulan ''Triga Mark II'' adlı ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |