Şehitler Ölmez,Vatan Bölünmez !!! Header Right

Ana Sayfa Şifremi Unuttum Kimler Online Bölümleri Okundu Kabul Et Üye Listesi Son Konular
Geri git   Bilgi Denizi » Sosyal Aktiviteler » Aşk Adına Herşey » Aşk Hikayeleri
Kayıt ol Yardım Bölümleri Okundu Kabul Et Chat Odaları Canlı maç sonuçları Anahtar Kelimeler

Bilgi Denizi´ne Hoşgeldiniz.
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Anahtar Kelimeler:

Konu Bilgileri

Bu Kadar Sevebilirmisiniz
En güzel,en tutkulu aşkların hikayelerini okuyabileceğiniz bir bölüm

Cevap: 4 Görüntüleme: 133
Yeni Konu aç Cevapla
 
Son konular Seçenekler Stil
Alt 01-05-2008, 01:22   #1
seddakum
Asteğmen
 
seddakum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart Bu Kadar Sevebilirmisiniz


Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....
Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.
Gençtiler, çok genç...
Birbirileriyle konuşacak Cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında aldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü... Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca,


"bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur"

diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
"senin için ölürüm"
derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam

"hayır, ben senin için ölürüm"
diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın,

"bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....
kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,

"mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma" mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul
Etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev
Gördü kadın, üzerinde "satılık" levhası asılı olan.

"ne dersin, bu evi alalım mı?"
dedi adama.
"bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..."
"sen istersin de ben hiç Hayır diyebilir miyim?"
diye yanıt verdi adam.


"Amerika’daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçiyi... Kaç para olursa olsun! ,burası bizimdir artık...."

sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu adam Amerika’ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar
Mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu Neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı
Ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı:
"canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut..."

Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama,
"senin için Ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat"

diye dil Döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının
Birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken,

"artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"

diye sözünü kesti arkadaşı.

"o, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...."

"sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları"

diye bağırdı kadın.


Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla Suçladı....
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı...

Kocasının eskiden aynı Hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın...
Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi. İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı Gibi bir şeyler geveledi ağzında ve bavulunu
Alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken,

"son bir kez kucaklamak isterim seni"
diyecek oldu ama kadın,

"defol"
dedi nefretle...


İlk celsede boşandılar...
Modern bir aşk hikayesinin Böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika’ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin Alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı.


Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü.

"sen, buraya ne yüzle geliyorsun"
diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.


"lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor."
dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı:


"hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir Saat önce öldü. Geçen yıl Amerika’daki kongre Sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika’ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs! Durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi...

gözlerinden akan yaşları Durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu

Kutuda. İlk kağıtta,
"lütfen bütün notları Sırayla oku bir tanem"
 diyordu...

Sırayla okudu;


"seni çok sevdim",
"seni sevmekten hiç vazgeçmedim",
"senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim."
"fakat benim için ölmeni istemedim"
"şimdi bana söz vermeni istiyorum."
"benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?"

son kağıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:


"sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım. Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım...."
__________________
Dalgaların Bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz

seddakum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler :
Powerofdreams (01-05-2008), Woody (01-05-2008)
   

Alt 01-05-2008, 01:25   #2
Powerofdreams
Admin
 
Powerofdreams - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart


Baya Da uzun Önemli yerleri renklendirirsen daha güzel olur kanımca
__________________

Youtube'ye Girmek İçin Kesin Çözüm %100 Çalışıyor 2 sn ye de hiç bir
AYAR yapmadan Youtube' ye girin
KONUYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

O Şimdi Ankara'da

İnternetteki İnglizce Türkçe Sözlükler çok mu zahmet veriyor? Sayfa yenilemesi olmadan program gibi çeviri yapan online sözlük Ulaşmak için TIKLAYIN


Powerofdreams isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2008, 11:03   #3
seddakum
Asteğmen
 
seddakum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart teşekkür


arkadaşım bilmediğim için renklendiremedim kusura bakma ama öğrenicem inşallah yorumun için saol
__________________
Dalgaların Bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz

seddakum isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2008, 11:42   #4
Woody
Admin
 
Woody - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart


Arkadaşımız yeni öğreniyor ama ilerleme var teşekkür ederiz paylaşımların için umarım bir gün bırakıp gitmezsin bizi :svengo:
__________________
Türkiye ve Antalya Şehidine Ağlıyor Ruhlarınız Şad Olsun. Şehit Ailelerine Allahtan Sabır Diliyorum.

Mekanın Cennet Olsun Ramazan Yeşil
Woody isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-05-2008, 17:12   #5
Kadir_kartalll
Acemi Kullanıcı
 
Kadir_kartalll - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart


güzelmiş...eline sağlık
__________________
__..)/.._______________________..)/..__
¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””¯¯¯

GALATASARAY'LILIK RUHU !!!
1-) Sezon Başında Sıfırdan Bir Takım Kurduk.
2-)Sahamızda 6 Maçlık Seyircisiz Oynama Cezasıyla Mücadele Ettik.
3-) Lincoln-Linderoth Gibi Yıldızlarımızın Sakatlanmalarından Dolayı Pek Verim Alamadık.
4-) Bir Çok Maça Sakatlıklar ve Cezalılar Nedeniyle Tamamen 11 TÜRK Aslan'la Mücadele Ettik.
5-) Bir Çok Maça Hastalığı Nedeniyle Teknik Direktörsüz Çıktık ve Bitime 6 Hafta Kala Teknik Direktörün İstifası Nedeniyle Yarışımıza Hocasız Devam Ettik.
6-) Tüm İstatistikler ve Otoritelere Rağmen Galatasaray Sezonu İlk 5 de Bitirirse İyi Diyen Yazarlara Rağmen 6 Puanlık Farkla ŞAMPİYONUZ !

İŞTE BUNA TEK BİR ŞEY DENİR -> Galatasaray'lılık Ruhu !!!


__..)/.._______________________..)/..__
¯¯””/(””¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯¯””/(””¯¯¯

Kadir_kartalll isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla

İlginizi Çekebilecek Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevap Son Mesaj
Ne Kadar Cesaretlisiniz? [JaCk sPaRrOw™] Sohbet 2 20-09-2008 01:50
bu kadar sevebilir misin? kaptann1641 Komik Yazılar 1 16-07-2008 03:15
çine kadar yol hero0oo Kadın Erkek Fıkraları 3 23-06-2008 15:05
gör bak ne kadar süreceksin Melis_560 Rap 3 10-06-2008 22:54
Bu kadar olur !!!!! :D Powerofdreams İtiraf-Anı 1 13-12-2007 20:59


Aşk Hikayeleri forumunun Bu Kadar Sevebilirmisiniz adlı konusunun Aşk Adına Herşey alt forumları; Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez.... Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere, bir ...


Seçenekler
Stil


Saat: 21:45 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc. Telif Hakkı 2007 www.bilgidenizi.net
website tracker Türkiyenin En Büyük Forumlari Arts Check PageRank