![]() |
| |||||||
| Dalgaların bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz | |
![]() | |
| Anahtar Kelimeler: zazalar |
![]() | | |
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.061
Üye No:1
Konular: 8197 Katılım: 51% Devamlılık: 100% Online Süresi: 3 Saat 43 Dak 32 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.535 1.049 Konuda,2.343 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177780 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Zazalar İranî etik grubuna bağlı azınlıktır. Ağırlıklı olarak Adıyaman (Gerger İlçesi), Aksaray, Batman (Sason ilçesi), Bingöl, Bitlis (Mutki ilçesi), Diyarbakır, Elazığ, Kars (Sarıkamış ve Selim ilçeleri), Erzincan, Gümüşhane, Erzurum (Çat, Aşkale ve Tekman ilçeleri), Kayseri, Malatya (Pötürge ve Arapkir ilçeleri), Muş, Urfa, Sivas (Kangal, Zara, Ulaş ve İmranlı ilçeleri) ve Tunceli illerinde ikamet etmektedir. Bunun dışında İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli ve birçok ile göç etmiş Zaza mevcuttur. Türkiye dışında ise, Almanya, Avusturya, İsviçre, Hollanda, Belçika, Fransa, İsveç, Danimarka gibi Avrupa ülkelerinde de 300.000 Zaza'nın yaşadığı tahmin edilmektedir. Ayrıca, Cambul (Kazakistan), Batum (Gürcistan) ve Suriye, İran ve Irak'taki Kürdistan özerk bölgesi'nde de Zaza yerleşimleri vardır. Zazalar Belucistanlılar, Farslar, Gilanlılar, Kürtler, Lorestanlılar, Mazenderanlılar ve diğer İranî etnik gruplarla bazı benzerliği göstermektedir. Din Zazalar’ın yarısı Alevi, yarısı da Sünni Müslüman kesimden oluşmaktadır. Sünni kesimde ayrıca Şafii ve Hanefi Zazalar mevcuttur. Dersim (tunceli)in eski aşiretlerinden olan Alevi Zazalar, Sivas’dan Erzurum-Muş'a kadar uzanan bölge ve Kayseri’nin 'Sarız' ilçesinde ikamet etmektedir.Ayrica Dersim'in Alevi Zazaları Elazığın belirli yerlerinde bulunmaktadırlar.Sünni Zazalar, Elazığ, Bingöl, Diyarbakır, Urfa, Adıyaman illerinde yaşamaktalar. Alevi-Sünni ve Şafii-Hanefi farklılığı, Zazaca'daki şive farklılıklarına ve yaşam tarzlarına da yansımaktadır. Dil Zazaların dili Zazaca (Zazaca: Zazaki, Dimilki)'dır. Zazaca, özellikle Tunceli, Bingöl, Erzincan, Sivas, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Muş, Ardahan, Kars, Batman, Bitlis, Erzurum, Malatya ve Şanlıurfa illerinde kullanılır. Daha çok Diyarbakir'ın ve Urfa'nın kuzeyinde, yukarıda Elazığ'a kadar olan bölgede, Dicle, Çermik ve Siverek sehirlerinin içinde ve civarinda (köyleri) yasamaktadırlar. Belirgin bir Alevi (Kızılbaş) kimliği olan Tunceli ve civarındaki halk kendilerini "Kırmanç" olarak tanımlarlar. Daha önce Zaza ile Kırmanci halkının aynı dilin (Dımılkı) diyalektlerini konuştuğu iddia ediliyordu. (Hadank, 1932: 4-6; Minorsky, 1928: 91,105 ve van Bruinessen,1992a dip not 115:30) Ancak günümüzde Kurmancinin Güney İranî dil grubuna ait olup Dimilki Zazaca ve Guran dili'nin Kuzey İranî dil grubuna ait olduğu kabul edilmektedir. (MacKenzie, 1961; 68-86; Minorsky, 1964; 13-14 ve Izady, 1988:23) Zaza ve Guranlar (Goraniler)'in dili biribirine çok yakın olup Sorani lehcesiyle de rahatlıkla iletişim kurar ama kurmancca ile iletişim zorluğu vardır. Uzmanlar da Zazaca ile Kurmanciceyi'yi ayrı dil guruplarına yerleştirmektedir. Dil gramatik yapısı aynıdır ve kelimelerin çok büyük çoğunluğunun kökeni aynıdır ve bazı telefuz farklılıklarına uğramışlardır. Kürdolog Izady de Zazaca ile Kürtçe'nin aynı dilin şivesi olmadığını ve farklı diller olduğunu söylemektedir. (Izady 2, 2:1988: ss. 13-24, Izady, 1992: s. 170) Zazaca olarak yazılan önemli eserlerden Ehmedê Xasi'nin Mevlid (1899) ve Usman Efendiyo Babic (Şam, 1933) Arap alfabesiyle yazılmıştı. Latin alfabesine esas alınan Zazaca yazılış sistemi, 1980'li yıllarda İsveç, Fransa ve Almanya gibi ülkelere göç eden Zazaların gayetleriyle yayılmıştı ve Türkiye'de Zazaca dergileri ve kitaplarının yayınlanmasına yardımcı olmuştu. Türkiye Cumhuriyeti'nde TRT'nin TV kanalı ve radiosunda programlar kısa ve yetersiz de olsa yayımlamanktadır Zazalar'ın Sınıflandırılması Üzerine Tartışma Zazalar'ın sınıflandırılması politik bir tartışma konusu olmuştu. Bu tartışmada üç grup ve tezleri mevcuttur. Birinci grup Zazaları başlı başına ayrı bir etnisite olarak görmekte; ikinci grup ise Zazaları Kürt olarak saymakta; Üçüncü grup ise Zazaları Türk olarak saymaktadır. 1. Zazaları bir halk olarak kabul edenler Zazaca üzerine Türkiye’de, özellikle siyasette bir Kürt lehçesi olduğuna dair iddialar mevcuttur. İrani dillerin dilbilim dalı olan İranoloji’ye göre ise Zazaca bir Kürt lehçesi veya dili değil, başlıbaşına bir dildir. Kürtler’in siyasi ve sayısal olarak Zazalar’a göre daha üstün olması, Zazalar’ın ve Zazaca’nın varlığı konusunda dezavantaj oluşturmuştur. Zazaca hakkında siyasette ve halk arasında, özellikle Batı-Anadolu’da yaygın olan Kürt lehçesi diye bir tanımlama vardır. Fakat özellikle son yıllarda yavaş yavaş açığa çıkan araştırmaların ve dergilerin sayesinde bu görüş değişmektedir. Dilbilimciler Zazaca'nın İrani diller arasındaki yeri saptanmıştır. Zazaca’yı ilk olarak başlıbaşına bir dil olduğunu, yaptığı derleme, araştırma ve incelemeleriyle kanıtlayan ilk dilbilimci Oskar Mann’dır. Oskar Mann’ın 1903’ten 1907’ye kadar yaptığı araştırmalarını ilerletip kitap haline getiren Karl Hadank, Die Mundarten der Zâzâ adlı eseri 1932 yılında basılan Böylece İranoloji dilbilimde Zaza dili bugüne kadar dilbilimcilerin hemfikirliliğiyle başlıbaşına olarak tanınma durumunu korumakta. Oskar Mann’dan önce Peter Lerch (1856), Friedrich Müller (1864), Albert van Le Coq (1901) gibi araştırmacı ve dilbilimcilerin eserlerinde de Zazaca hakkında folklorik yazın derleyip kısmen analiz de etmişlerdir. W.B. Henning (1954) , D.N. MacKenzie (1961-95), T. L. Todd (1985; A Grammar of Dimili [also known as Zaza], Michigan 1985, 277 s.), G.S. Asatrian / F. Vahman (1987-95), Joyce Blau (1989), P. Lecoq (1989), C. M. Jacobson (1993-97; Rastnustena Zonê Ma / Handbuch für die Rechtschreibung der Zaza-Sprache, Verlag für Kultur und Wissenschaft, Bonn 1993 / İstanbul 2001, Tij Yayınları; Zazaca Okuma Yazma El Kitabı, Bonn 1997 / İstanbul, Tij Yayınları), J. Gippert (1993-96), M. Sandonato (1994), Ludwig Paul (1994-98; Zazaki: Grammatik und Versuch einer Dialektologie, Dr. Ludwig Reichert Verlag, Wiesbaden 1998, 366 s.), Zılfi Selcan (1987-98; Grammatik der Zaza-Sprache, Nord-Dialekt (Dersim), Wissenschaft und Technik Verlag, Berlin 1998) gibi dilbilimcilerin analiz ve araştırmaları günümüze dek sürmekte Zazalar, kendilerini bölgeden bölgeye nasıl adlandırsa adlandırsın, dil ve halk olarak muhakkak kendilerini Kürtler'den farklı görmekte. Özellikle yaşlı ve siyasetten uzak kalmış kesim, Türklüğü de Kürtlüğü de kabullenmez. Zazalar'ın dil ve kimlik sorununun gündeme çok zayıf bir şekilde gelmesi veya hemen hiç anılmaması, kendi başına güçlü bir siyasi ve akademik merkezi örgütlenmeye sahip olmadıklarındandır. Zazalar kendilerini her yerde aynı adla adlandırmazlar. Bunlar, Tunceli yöresinde kendilerine, Alevi anlamında „Kırmancki“, Varto-Hınıs-Tekman-Çat-Adaklı yöresinde Alevilik anlamında "Şarê Ma", Bingöl yöresinde „Zaza“, Koçgiri, Palu ve Maden yöresinde „Zaza“, Siverek, Çermik, Koçgiri ve Aksaray yöresinde „Dımıli“; dillerine ise sırasıyla „Kırmancki“, „Zonê Ma“, „Zazaki“ ya da „Dımılki“ demektedirler. 1900 yılında "Dersim" adlı kitabını yayınlayan Antranig'e ve sonradan da iranolog Oskar Mann ve tarihçi V. Minorsky'e göre Zazalar'da (Alevi ve Sünni kesimde) çok yerde kabul gören "Dımıli" terimi, Ermenice karşılığı "Dêlmik" olan terimin Kuzey-İran'daki Gilan'da bulunan Deylem bölgesine tekabul etmekte. Zazalar muhtemelen MS 9. ile 11. yy. arası Deylem'den bugünki yurtlarına göçettiğitezi kabul görmekte, ki hala Kuzey-İran'da Zazaca'ya köken olarak Kürtçe'den daha fazla yakınlık arzetmekte. Zaza terimi ise Zazalar'ın bugün yaşadığı bölgede birçok köy ve yer adının da berlirdiği bilinmekte. MÖ 542 yılında Pars kralı Dara (Darius)'un Behistun yazıtında da yukarı Fırat ve Dicle Havzası "Zazana" olarak adlandırılmakta. 2. Zazaları Kürt olarak kabul edenler Ziya Gökalp bu konuda şunları yazıyor: „... Zazalara gelince, bunlar kendilerine (Arapça harfinin kesresi ile) Kırt derler. Kurmanclara da Kürdasi veya Kirdasi adını verirler..“ (Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik İncelemeler, Komal Yayınları, Ankara, 1975 s, 51) Ziya Badıllı`nın aynı konuda yazdıkları ise şöyledir: Türkiye`deki Zazalar kendilerini asıl Kürt sayarak kendilerine Kird ve kendilerinin dışında kalan Kürtlere, daha doğrusu Kurmanclara da –biraz da küçümseme ile müterafik olarak- Kirdasi (Kürdümsü, Kürtçük) derler,` (abç)“ (Kemal Badıllı, Türkçe İzahlı Kürtçe Grameri (Kurmancca Lehçesi), 1965, s.6`dan aktaran Malmisanıj, Kırd, Kırmanc, Dimili veya zaza Kürtleri, Deng Yayınları, Kasım 1996, İstanbul, s. 8) Zazaca`yı konuşan Kürtler bölgelere göre dillerini ayrı adlarla adlandırırlar. Kendilerini „Kirmanc“, konuştukları lehçeyi ise „Kirmancki“ diye adlandıran Dersim Kirmancları „Zaza“ terimini Sünni Kirmanclar (Zazalar) için kullanır, kendilerine böyle denmesinden hoşlanmaz, tepki gösterirler. Bingöl Kırmancları, kendilerine „Kırd“, lehçelerine ise „Kırdki“ derler. „Kırd“ teriminin ne zamandan beri kullanıldığı hakkında kesin bir şey söylemek mümkün değil. Ancak bunun çok eski tarihlere kadar uzandığını gösteren bulgular vardır. Kurd`Kürt sözcüğünün kökeni hakkında bu güne kadar çok değişik yorumlar yapılmıştır. Fakat bu yorumları yapanlar çoğu kez Kürtlerin yer yer kendilerini adlandırmak için kullandıkları „Kırd“ ve „Kırmanc“ sözcüklerini hesaba katmamışlardır. Bu nedenle de örneğin Yunan yazarlarından Polybe (Polibio)`in M.Ö. 200`lerde sözünü ettiği „Cyrti“, Strabon`un sözünü ettiği KûpTıoı (okunuşu: Kirti, anlamı: Kirtiler) ve Romalı tarihçi Tito Livio (M.Ö. 54-M.S. 17)`nun sözünü ettiği „Cirtei“/“Cirti“ sözcüklerinin bugün bazı bölgelerde Dımıli Kürtlerinin kendilleri için kullandığı „Kırd“ ve bunun çoğul biçimleri olan „Kırdi“ veya „Kirdi“ sözcükleri ile neredeyse aynı olmaları gibi hususlar üzerinde durulmamıştır.“ Öte yandan „Kırmanc“ ve „Kırmancki“ terimlerinin, kırmancca (Zazaca) konuşan Dersimliler tarafından sadece kendileri ve dilleri için kullanıldığını sanmak da yanıltıcı olur. Munzur Çem „Dersim`de Alevilik“ kitabında bu konuya şöyle değiniyor: Dersimlilerin kendilerine Kırmanc dedikleri doğru. Ancak bu terim, sanıldığı gibi sadece Dersim'in Kırmancki (Dımılki/Zazaki/Kırdki) konuşan kesimini değil; Alevi olsun, Sünni olsun Kurmanci (Kırdaski) konuşan kesimlerini de kapsıyor. Yani, Kiğı'nın, Karakoçan'ın, Pertek'in, Mazgirt'in, Çemişgezek'in, Hozat'ın, Koçkiri'nin vs. Kurmanclarının da adıdır; Kürtlüğü ve Kürtleri ifade ediyor. Benim doğup büyüdüğüm Doğu Dersim'de "Kırmancê Erzurumi" , "Kırmancê Muşi", "Kırmancê Diyarbekiri" vb. tanımlamayı her an duymak mümkün. Bazı yörelerde daha değişik bir tanımlamaya da rastlanmaktadır. Özellikle de Batı Dersim, Malatya, Sivas ve Kayseri yörelerinde, Alevi-Sünni ayrımının etkisiyle Kırmancki (Zazaki) konuşan Alevi Kürtler, kendilerini ve kurmancca konuşan öteki Alevi Kürtleri Kırmanc, Sünni Kürtleri ise Sünni ya da Türk diye nitelendirmekteler. Yani kavram olarak Alevilik Kürtlükle, Sünnilik ise Türklükle bütünleştirilmiş durumdadır. Kan bağıyla birbirlerine bağlı oldukları bilinen aynı aşiretin mensupları için dahi bu ayırım sözkonusu olduğu görülür. 3. Zazaları Türk olarak kabul edenler: Diğer yandan Zazaların İran'dan Anadoluya göç eden Şamanist Türkmenler oldukları, daha sonra Aleviliği benimsedikleri, fakat Osmanlı'nın sünni ideolojisinin baskısından dolayı kendilerini Kürt olarak nitelendirdikleri ve Kürtleştikleri (bkz. Kürtleşen Türkmenler) bir diğer tezdir. Bu tezin dayanak noktasının birisi, Zazaların ibadet dillerinde Türkçe kavramların çokluğudur. Zazaca ile Farsça arasındaki büyük benzerlik de bu tezi desteklemektedir. (Bilindiği gibi Anadolu Selçuklu Devleti'nde (bkz. Selçuklular) de resmi dil Farsça'dır) |
| | |
| Sohbet&İddaa |
|
![]() ![]() |
| Etnik gruplar forumunun Zazalar adlı konusunun Toplum ve Yaşam alt forumları; Zazalar İranî etik grubuna bağlı azınlıktır. Ağırlıklı olarak Adıyaman (Gerger İlçesi), Aksaray, Batman (Sason ilçesi), Bingöl, Bitlis (Mutki ilçesi), Diyarbakır, ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |