![]() |
| |||||||
| Dalgaların bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz | |
![]() | |
| Anahtar Kelimeler: ermeni, iddialari, soykirimi |
![]() | | |
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.061
Üye No:1
Konular: 8197 Katılım: 51% Devamlılık: 100% Online Süresi: 3 Saat 43 Dak 32 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.535 1.049 Konuda,2.343 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177780 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Ermeni Soykırımı İddiaları (Ermenice: Հայոց Ցեղասպանություն "Hayots Tseghaspanoutyoun" ve ya Մեծ Եղեռն "Mets Yegern", Almanca: Der Völkermord an den Armeniern, Fransızca: Le génocide arménien, İngilizce: The Armenian genocide), Osmanlı Devleti'nde iktidarda bulunan İttihat ve Terakki hükümetinin Ermeni isyanlarını kontrol edemeyerek 1915'te çıkardığı Tehcir kararının uygulanmasında ve Birinci Dünya Savaşı boyunca müslümanlar (genelde Türkler ve Kürtler) tarafından Ermeni kökenli Osmanlı tebalarına karşı yapılan katliamlar. Osmanlı Devleti'nin Doğu Anadolu'daki Ermeni toplumunun imhasını amaçlayarak kasten öldürttüğü ve 1 ile 1,5 milyon arasında Ermeni'nin katledildiği öne sürülmektedir. Soykırım Kavramı Soykırım kavramı Amerikalı hukukçu Rafael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır. Lemkin, kavramı Yunanca "genos" (soy, kavim) ve Latince "cidus" (öldüren) kelimelerini bir araya getirerek oluşturmuştur. Ermeni soykırımı ve 11 Ağustos 1933'de Irak'ta yaşanan Süryanilere yönelik katliamı inceleyerek 'Crime of Barbarity' adlı yazı hazırlayan Lemkin, aynı yılda İspanya'nın başkenti Madrid'de toplanan Milletler Cemiyeti'nin Hukuk Konseyinde bir kişiyi öldüreni yargılamak mümkünken, bir milyon insanı ölüme göndereni yargılamak niçin mümkün olmuyor sorusunu ortaya atarak uluslararası bir soykırım sözleşmesi çabası içine girdi. Soykırım sözcüğünü 1944 yılında Axis Rule in Occupied Europe adlı kitabında ilk olarak kullanan Raphael Lemkin, Birleşmiş Milletler Soykırım Suçlarını Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi (9 Aralık 1948 tarihli BM Kararı 260 A-III, Kısaca; Soykırım Sözleşmesi)'nin ilk savunucularındandı. Lemkin, Ermeni meselesini 20. yüzyıla ait tipik bir soykırım örneği olarak tanımlıyordu. [1] Soykırım Sözleşmenin 'Soykırımı' tanımlamasına göre, öldürmese bile bir millete ve ya ırka yöneldiği saldırılar soykırım sayılır ve katliam olsa bile bir millete ve ya ırka yönelmediği takdirde soykırım sayılmaz. Buna karşılık Ermeni soykırımı iddiaları dünya gündemine 1965 yılından [kaynak belirtilmeli]sonra girdi. Ermeni Tehciri Öncesi Doğu Anadolu üzerindeki Ermeni talepleri 1870'lerden beri Osmanlı Devleti için siyasi bir sorun olmuştu. Hınçak ve Taşnaksutyun gibi Ermeni militan örgütleri 1894'ten itibaren bazı tedhiş eylemlerine giriştiler. 1895'te Ermenilerin ayaklanma teşebbüsü sertlikle bastırıldı (Ermeniler 1894-96 olaylarını Hamidiye katliâmı olarak adlandırmıştı). 1909'daki Adana olaylarında çok sayıda sivil Ermeni öldürüldü. Birinci Dünya Savaşı başlangıcında iktidardaki İttihat ve Terakki yönetimi, Doğu'daki Ermenilerin muhtemel bir Rus istilasından önce ayaklanarak Ruslara destek olacağı kaygısını taşıyordu. Bunun yanı sıra iktidara yakın bazı fikir adamları, Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin parçalanması halinde Anadolu'da bir Türk ulusal devleti kurulmasını, bunun için de ülkenin gayrımüslim unsurlardan arındırılmasını savunmaktaydı. [2] 1915 Olayları Hapishaneye götürülen Ermeniler (Harput, Nisan 1915) Kars'ta Ermeniler tarafından yakılmış fakat hayatta kalmış bir kadın.[3] Ermeni soykırımı haritası (iddia) 1915 Şubat ayından itibaren Osmanlı ordusundaki Ermeniler silahsızlandırıldı. Birçok kentte Ermeni toplumunun ileri gelenleri tutuklandı, bir kısmı sorgusuz idam edildi[kaynak belirtilmeli]. 24 Nisan 1915'te İstanbul'da Ermeni toplumunun önde gelen 2.345 ismi tutuklanarak Anadolu'ya sürüldü. Bunlar arasında siyasi militanların yanında milletvekilleri, tanınmış yazar ve şairler, sanatçılar, din adamları ve işadamları da vardı. Sürülenlerin çoğu sürgünde öldü veya öldürüldü[kaynak belirtilmeli]. 24 Nisan, günümüzde dünya Ermenileri tarafından Soykırım Günü olarak anılmaktadır. 24 Nisan hadisesi, İtilaf ordularının her an Çanakkale'ye çıkmasının beklendiği, çok kısa bir süre içinde İstanbul'un düşman eline geçeceğine ve Osmanlı Devleti'nin çökeceğine neredeyse kesin nazarıyla bakıldığı günlerde gerçekleşmiştir. Aynı günlerde Osmanlı sarayı ve hükümetini Eskişehir'e taşıma hazırlıkları yapılmıştır. İttihat ve Terakki hükümetinin Ermeni politikasını bu çerçevede değerlendirmek doğru olur.[kaynak belirtilmeli] 27 Mayıs 1915'te çıkarılan bir Kanun-ı Muvakkat (geçici yasa) ile yerel mülki ve askeri yöneticilere, uygun görecekleri kişileri geçici olarak başka yere naklettirme yetkisi verildi. 10 Haziran'da çıkarılan bir kararname ile, nakledilen kişilerin mallarınına nasıl tasarruf edileceği açıklandı. Bunu izleyen aylarda Anadolu'nun Ermeni nüfusunun büyük bir kısmı kafileler şeklinde yola çıkarılarak Suriye Çölü'ndeki Deyrizor'da kurulan toplama kamplarına sevkedildi. Kafilelere katılanların önemli bir bölümü yolda öldü veya öldürüldü. Çöldeki bir kampın bu büyüklükte bir kalabalığı barındırması sözkonusu olmadığından, Deyrizor'a varanların bir bölümü de açlık veya hastalıktan öldü. 4 Ağustos'ta yayımlanan bir hükümet emriyle Katolik ve Protestan Ermenilerin sevki durduruldu ise de bu emrin bir etkisi olmadı.[kaynak belirtilmeli]Mardin ve Diyarbakır bölgesindeki Süryaniler ile Hakkâri'deki Nasturiler de tehcire tabi tutuldular. [kaynak belirtilmeli] Sayılar 1914 Osmanlı nüfus sayımına göre imparatorluk topraklarında yaşayan Ermeni sayısı 1.295.000'dir. [4] (Bu nüfusun tamamına yakını bugünkü Türkiye sınırları içindedir.) [5] Ermeni Kilisesinin vergi kayıtlarına dayalı 1913 istatistiğine göre bu rakam 1.914.000 olmalıdır. [6] Batılı kaynaklarda genellikle 1.600.000 ile 1.800.000 arası sayılara rastlanır. [7] Cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımı olan 1927 nüfus sayımında Türkiye'nin Ermeni nüfusu 100.000 civarında gösterilmiştir[8]. 1922 tarihli İngiliz kaynaklarina gore 817.873 Ermeni ülke toprakları dışına göç ettirildiği için o dönem Türkiye nüfusu içerisinde sayılmamıştır. [9] Mahkemeler Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra 18 Ocak 1919 tarihinde Britanya Yüksek Komiseri Amiral Calthrope Malta Adası'na götürülmüş ve bu olaylarda katliam yapmakla suçlanan 120 kişinin yargılandığı bir mahkeme yapılmıştır. 29 Temmuz 1921 İngiliz Kraliyet Başsavcısı yargılananların hepsine beraat kararı vermiştir. Ayrıca bu mahkemede ABD tarafından da ellerinde bu konunun soykırım oladuğunu gösterir hiç bir belge olmadığı bildirilmiştir (ABD o dönemde bölgede konuyla ilgili gözlemciler bulundurmaktadır).[10] Soykırım tezleri Ermeni soykırım iddiasının temel taşı Ermenilerin Osmanlı devleti tarafından sürüldüğü, öldürüldüğü, vb. değildir. Esas iddia, bu eylemlerin, Ermeni toplumunu kökten yoketmeye yönelik sistemli ve bilinçli bir devlet politikasının sonucu olmasıdır. Tarihte toplumlar arasında ve savaş dönemlerinde gerçekleşmiş sayısız katliam vardır. Ancak bir toplumun devlet kararıyla ve bilinçli olarak yokedilmesi, soykırım tezini savunanlara göre, tarihte çok ender rastlanan bir insanlık suçudur. Bu nedenle, 1915 olaylarının ardındaki hükümet politikasını kanıtlayacak belgelerin ortaya çıkarılması, soykırım tartışmalarının ana eksenini oluşturmuştur. Dönemin açıklanmış olan resmi arşivlerinde, Ermeni soykırımı tezini kanıtlayacak belgeleri bulmak çok zordur. Soykırım tezini savunanlar buna karşılık,
Ermeni soykırımı tezlerine dayanak oluşturan önemli birincil kaynaklar, ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau'nun Büyükelçi Morgenthau'nun Öyküsü (1919), Alman din adamı Johannes Lepsius'un Bericht über die Lage des armenischen Volkes in der Türkei (Ermeni Halkının Türkiye'deki Durumunu Anlatan Rapor - 1916) adlı eserleri ile, İngiliz Hükümeti'nin tarihçi James Bryce ve Arnold Toynbee'ye hazırlattığı bir belge derlemesi olan Mavi Kitap 'tır. Avusturyalı romancı Franz Werfel'in, Samandağı Ermenilerinin direnişini anlatan Musa Dağ'da Kırk Gün (1936) adlı romanı dünya edebiyat klasikleri arasına girmiştir. Yakın yıllarda Ermeni soykırım iddiaları hakkındaki eserlerden biri de Ermeni asıllı Amerikalı tarihçi Vahakn Dadrian'ın The History of the Armenian Genocide (1995) adlı eseridir. Romancı Dursun Akçam'ın oğlu olan Taner Akçam, Türkçe, İngilizce ve Almanca olarak, soykırım tezini destekleyen bir dizi araştırma yayımlamıştır. Türkiye'nin resmî tezleri Ermeni soykırım iddiaları karşısında Türkiye Cumhuriyeti resmî politikasında, Ermenilerce öldürülen birçok Türk'un yanısıra, tehcir sırasında ve sonrasında birçok Ermeninin öldüğünü kabul etmekle birlikte, bu ölümlerin sebebinin sistemli bir soykırım değil, savaş koşulları, hastalıklar ve Ermeniler'in zorunlu göçünü kolaylaştıracak imkânların bulunmaması olduğunu öne sürmektedir. [13] Türkiye tarafının tezine göre bu yerdeğiştirme (tehcir), bir soykırım ya da katliam değil, düşmanla işbirliği yapan ve ülkenin birliğine zarar veren bir topluluğun zararlı faaliyetlerinin engellenmesi amacıyla ve iç güvenlik nedeniyle başka topraklarda yerleşime zorlanması yönünde alınmış bir önlemdir. [14] Osmanlı arşivlerinde (Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık arşivi) göçe tabi tutulan Ermeniler için yolculuk sırasında rahatlarının sağlanması, can ve mallarının korunması için buyruklar olduğu görülmektedir. [15] Osmanlı Bakanlar Kurulu'nun 30 Mayıs 1915 tarihli kararıyla, Ermenilerin canlarının ve mallarının korunmasını, göçmen ödeneğinden geçimlerini sağlayabilmeleri için yardımın yapılmasını, ihtiyaçlarına göre mal ve toprak dağıtılmasını, hükümet tarafından evler yapılmasını, alet ve teçhizat temin edilmesini, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının sağlanmasını, sağlık durumlarının hergün doktorlar tarafından kontrol edilmesini, hasta, kadın ve çocukların trenle gönderilmesini ve alınması gereken daha pekçok önlemi bildiren emirler yayınlamıştır. [16] Ayrıca, tehcir sırasında Ermenilere karşı herhangi bir saldırıda bulunanların tevkif edilerek, Divan-ı Harp Mahkemesine sevk edilmesi ve en ağır şekilde cezalandırılmaları da karara bağlanmıştır.[17] Tehcire tabi tutulan Ermeniler'in sayıları Halep'ten gelenlerle birlikte 438.758 kişiydi. Açlık, tifo ve dizanteri gibi hastalıklar, iklim koşulları, Arap aşiretleri ve eşkıyaların saldırıları sonucu ancak 382.148 kişi iskan sahasına varabilmiştir. [18] Yani toplam Ermeni kaybı 56.610'dur. Bunların yanında Türkiye'nin tezine göre Ermeniler 1. Dünya Savaşı sırasında büyük bir isyan başlatmış ve bir çok yerde katliamlar yapmışlardır. Buna dair Ermeniler'e(Bir Ermeni'nin Fransız Horizon Gazetesi'nde yayınlanan mektubu) ve Ruslar'a(Rusya'nın Paris Büyükelçisi Sazanov'a ait bir yazı) ait önemli vesikalar mevcuttur. [19] Türk kaynaklarına göre 1906-1922 yılları arasında Anadolu’da ve Kafkaslar’da, 517.955 Türk, Ermeniler tarafından katledilmiştir. [20] Türk görüşlerine yakın tezleri (Batı dünyasında) Bernard Lewis, Gilles Veinstein, Erich Feigl, Donald Quataert, Guenter Lewy, Cem Özgönül, Justin McCarthy, Udo Witzens ve başkaları savunmaktadır. Günümüzdeki durum Soykırımı kabul eden ülkeler Günümüzde İsviçre'de Ermeni soykırımının reddedilmesi suçtur. Benzer bir yasa taslağı da Fransız meclisinden geçmiş, yasalaşmak için senatoda onay beklemektedir. Bunun dışında 20 kadar ülke, parlamentolarında, Ermeniler'in soykırıma uğradığı iddialarını tanıyan yasaları kabul etmişlerdir. Amerika federal anlamda böyle bir yasayı kabul etmemesine rağmen yasa, eyaletler bazında 50 eyaletten 36 sında kabul görmüştür. Kimi ülkelerde ise (İsrail, İngiltere) soykırım kelimesi yerine "katliam " kelimesi yeğlenmiştir. Ermeni Soykırımı iddiası son yıllarda bazı devletlerin parlamentoları tarafından "resmen" tanınmıştır. Bu ülkeler arasında ABD, Arjantin, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Güney Kıbrıs Rum Kesimi,İsveç, İsviçre, İtalya, Kanada, Lübnan, Rusya Federasyonu, Slovakya, Uruguay, Yunanistan, Polonya, Venezuela ve Şili bulunur. [21] Bu devletlerinin bu olaya adlandırmaları (+ Kürtçesi) Almanca: Der Völkermord an den Armeniern (Ermeni Millî Öldürmesi) Fransızca: Le génocide arménien (Ermeni Soykırımı) Hollandaca: Armeense genocide (Ermeni Soykırımı) İngilizce: The Armenian genocide (Ermeni Soykırımı) İspanyolca: El Genocidio armenio (Ermeni Soykırımı) İtalyanca: Genocidio armeno (Ermeni Soykırımı) İsveççe: Armeniska folkmordet (Ermeni Millî Öldürmesi) Kürtçe: Komkujîya Ermenîyan (Ermenilerin Toplu Öldürmesi) Lehçe: Rzeź Ormian (Ermeni Katliamı) Rusça: Геноцид армян (Genotsid armyan, Ermeni Soykırımı) Slovakça: Armenski genocid (Ermeni Soykırımı) Yunanca: Γενοκτονία των Αρμενίων (Genoktonia to Armenio, Ermeni Soykrımı |
| | |
| Sohbet&İddaa |
|
![]() ![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Ermeni Dosyası | Woody | Kitap özetleri | 0 | 06-06-2008 04:33 |
| Belgelerle Ermeni Sorunu | Powerofdreams | Kitap özetleri | 0 | 23-01-2008 19:31 |
| Suçlanan er Ramazan Yüce iddiaları reddetti | Woody | Son Dakika | 1 | 16-01-2008 23:10 |
| Ermeni Meclisi Türkiye'yi görüşüyor | Powerofdreams | Dünyadan Haberler | 0 | 19-12-2007 20:41 |
| Ermeni sorunu | Mustafa | Düşünce Bölümü | 3 | 10-12-2007 23:59 |
| Etnik gruplar forumunun Ermeni soykırımı iddiaları adlı konusunun Toplum ve Yaşam alt forumları; Ermeni Soykırımı İddiaları (Ermenice: Հայոց Ցեղասպանություն "Hayots Tseghaspanoutyoun" ve ya Մեծ Եղեռն "Mets Yegern" , Almanca: Der Völkermord an den ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |