Bilgi Denizi Header Right

Ana Sayfa Şifremi Unuttum Kimler Online Bölümleri Okundu Kabul Et Üye Listesi Son Konular
Geri git   Bilgi Denizi » Bilgi Denizi » Kültür » Edebiyat
Kayıt ol Yardım Bölümleri Okundu Kabul Et Chat Odaları Canlı maç sonuçları Anahtar Kelimeler

Dalgaların Bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Anahtar Kelimeler: ,

Konu Bilgileri

Ilgaz Zorlu
Edebiyat hakında bilgiler

Cevap: 0 Görüntüleme: 69

Yeni Konu aç Cevapla
 
Son konular Seçenekler Stil
Alt 09-03-2008, 21:02   #1
Rap Kızı
Site destekçisi
 
Rap Kızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart Ilgaz Zorlu


Ilgaz Zorlu

1969 yılında İstanbul'da doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra, 1986-90 yılları arasında Bursa'da Uludağ Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.1990-1991 yılları arasında Dr.Gad Nasi'nin yardımları ile Kudüs'te bir yıl süren araştırmalarda bulundu.Bu arada Sabetaycılığın önemli kaynaklarının muhafaza edildiği Ben Zwi Enstitüsünde incelemeler yaptı.Yavne Kibbutz'unda Yahudi Tarihi ve Kültürü konusunda eğitim gördü.Halen İstanbul'da yaşayan yazar, Selanik'te okulu ile ün salan ve Atatürk'ün ilk öğretmeni olan Şemsi Efendi'nin altıncı kuşaktan torunudur.Ilgaz Zorlu Sabetaycılık kosunda tartışmalara yol açan yazılarını önce Birikim, Tarih ve Toplum, Toplumsal Tarih ve Tiryaki dergilerinde yayınladı ve bilahare Evet Ben Selanikliyim adı altında kitaplaştırdı.Yazar 2000 yılı başlarında Zvi-Geyik Yayınevi'ni kurarak iki önemli eser neşretti.Bunlar Prof.Abraham Galante'nin Sabetey Sevi ve Sabetaycılığın Gelenekleri ve Mehmet Şevket Eygi'nin Yahudi Türkler yahut Sabetaycılar adlı kitaplarıdır.

ESERİ:Evet Ben Selanikliyim/Türkiye Sabeteycılığı Birinci Baskı İstanbul 1998

HAKKINDA YAZILANLAR

Hahambaşılık Cumhuriyet ile yaşıt değil ki...
Ilgaz Zorlu ile konuşma

Konuşan Mahmut Çetin
Tarih ve Düşünce Kasım 2000 sayı 11 sf.40-45

------Ilgaz Zorlu kendisini nasıl tanımlıyor?

------Ilgaz Zorlu kendisini nasıl tanımlıyor ?Ben kendimi bir defa dini yönü fekalade kuvvetli olan sabataycı gelenekten gelen bir aileye mensup.Aynı zamanda baba tarafından da müslüman bir aileye mensup fakat kalbi sabataycılığın tarafında atıyor.Ve istiyor ki,Sabataycılık Türkiye’de böyle iki yüzlü karışık bir cemaat olmaktan çıksın.Hakikaten Türkiye’nin tarihinde çok faydaları olmuş, çok katkıları olmuş bir cemaat. Tabii şunu da mutlaka belirtmek lazım.Siyasi düşünce olarak zaman zaman bazı problemler yaşadı. Bi defa bunu tamamen karşıyım.Her zaman bir dini hareketin siyasi sonuçlar doğurmasına karşıyım. Yani din, dinde takılmalı.Dinin varlık alanı siyasetin içine sokulmamalı. Şimdi neden benim böyle bir merakım var?Bana hep bu soru soruluyor.Ben de bu sorunun cevabını çok açık olarak veriyorum.Bir defa üniversite yıllarımda kamu yönetimi okudum, siyaset bilimi okudum Uludağ Üniversitesi’nde. O yıllarda İttihad ve Terakki, 1908 dönemini özellikle inceledim. Benim dikkatimi bir şey çekti.Şimdi bakıyoruz Hareket Ordusu Selanik’te kuruluyor, Türkiye’nin ilk mason locaları Selanik’te kuruluyor, Türkiye’de ilk demiryolu orda yapılıyor, belediyecilik, işçi hareketleri orada başlıyor.

----Balkan komitacılığı burda başlıyor.Sırp’ı, Bulgar’ı, İttihadcısı.

----Tabi tabii .... Jön Türk hareketi, İttihad Terakki aslında orda başlıyor. Niye Erzurum’da başlamıyor da İttihad Terakki Selanik’te başlıyor.Bu çok önemli bir şey.Şimdi bu kadar önemli olayın bir araya gelmesine bi defa ben tesadüf olarak bakmıyorum.Demekki bizim yapmamamız gereken şey ne? Bugüne kadar hiç yapılmamış bir şey, bu kadar önemli hadisenin yaşandığı kentin demografik yapısının incelenmesi lazım.Yani bu kentte niye böyle bir hareket başladı? Şimdi bilimsel bir takım verileri açıklamakla, ırkçı olmak arasında çok ince bir çizgi var.Onun için hiç kimsenin reddedemeyeceği bir şey var. Bir kişinin siyası kişiliğini belirleyen öncelikle içinden geldiği toplum ve o toplumun kültürüdür.Bunu katiyyen değiştiremezsiniz.

-----Siz Selanikli sabetaycı bir aileye mensupsunuz...

------Evet büyükbabamın büyükbabası da Atatürk’ün öğretmeni Şemsi Efendi.

------Şemsi Efendi’nin soyundan geliyorsunuz.Şemsi Efendi’nin Türkiye tarihi için önemi nedir ?

----Yeni bir kitap çıktı Azmi Koçak’ın yazdığı Atatürk’ün ilk Öğretmeni Şemsi Efendi.Bu kitap daha ziyade eğitimci kişiliğini anlatıyor. Şimdi Şemsi Efendi’nin benim için önemli şu.Şemsi Efendi yaşadığı dönemde sabataycılar arasında üçe ayrılan bu cemaat yapısını bir araya getirmek istiyordu.Şemsi Efendi’nin özelliği buydu.Bu üç cemaatı bir araya getirecekti.Daha sonra da bu üç cemaatın bir araya gelmesinden sonra cemaatın kaderi ne olacaktı.Orda en önemli faktör Balkan Savaşı..

------Bu üç kol Kapaniler, Yakubiler, Karakaşlar tek bir cemaat haline gelebildi mi?

------Hayır gelemedi.Bugünkü sabataycılılığın makus kaderi bizi nereye getirdi.Üç ayrı sabataycı grup var.Üç grubun içinde de dini düşüncelerini devam ettiren insanlar var.Bir de bu üç grup içinden gelip de hiçbir şekilde dinle alakası olmayan ama bakın kültür olarak, etnisite olarak sabataycı kökenli insanlar var.

------Sabataycıların İtihad Terakki’den günümüze kadar önemli etkileri var.Şimdi ordan cemaatın özelliklerine gelmek istiyorum.Sizin yazdıklarınızdan, kısmen diğer kitaplardan şöyle bir şey öğreniyoruz biz.Bir yahudi olan Sabatay Sevi tarihin bir döneminde kendini yahudi olarak ifade ediyor ve ona bağlı olan insanlar da kendi içinde musevi geleneklerini devam ettirmiş.Siz mensubu olduğunuz cemaatı, Türkiye Sabataycılarını bir şeye davet ediyorsunuz: “Kimliğimizi açıklayalım, ibadetimizi açıktan yapalım.” Şimdi ben buraya gelirken Beyoğlu’nda kiliselerin Pazar ayininden çıkan insanları gördüm.Sünni bir Türk olarak, bir Osmanı Türkü olarak bundan bir rahatsızlık duymadım.Onları değişik bir renk olarak gördüm.Açıktan ibadet eden musevileri de aynı gözle değerlendiriyorum.Bir gazeteci olarak bir çok sabataycı insanı bire bir tanımama rağmen onların ne zaman ne yapacağını tahmin edemiyorum.

--------Bir defa şuna bakmak lazım.Sabataycılık Osmanlı İmparatorluğu döneminde iki yüzyıldan fazla bir süre kapalı bir cemaat olarak yaşamış, buna Osmanlı İmparatorluğu izin vermiştir.Avram Galante’nin kitabında göreceksiniz, Abdülhamid Hahambaşısından sabataycılık hakkında bilgi istemiş.Abdülhamid burda sabataycılara karşı bir reaksiyona girebilirdi.Demiştir ki, bu insanları rahat bırakın.Burda hoşgörünün ötesinde başka bir sistem var.İlber Ortaylı’nın dediği gibi kompartımanlar sistemi.Kendi içinde, kendi hayatını yaşıyor hiçbir baskıya maruz kalmadan.Ne zaman ki, devlete karşı bir unsur haline geliyor o zaman müdahale ediyor.Burda da müdahaleler gayet yumuşuk, sürgün gibi... Sabetay Sevi ne yapmıştır? Sinegoglarda okunun duaların son bölümünden padişahın ismini çıkartıp kendi isimini koymuş, o zaman sultan demiş ki, adam nasıl istiyorsa öyle yapsın, nasıl istiyorsa öyle dua etsin.Şimdi bu bir mantıktır.O devirde Avrupa’da ne yapılmıştır ona bakalım.Avrupa’da yahudiler cadılıkla suçlanmış ve yakılmıştır.Şimdi bu farka çok dikkat edelim.Biz sabetaycılar Avrupa’da ortaya çıksaydık, bizi kesinlikle öldürürlerdi.

---------Osmanlı’nın, sabetaycılara bu hoşgörüsüne rağmen Sabetaycıların Türkiye’deki batıcı kesimlerle jöntürklerden İttihad ve Terakki’den gelen bir beraberliği var.

------Selanik Sabetaycılar için kutsal bir şehir.Balkan Savaşı’ndan sonra artık ortaya bir tablo çıkıyor, imparatorluk dağılma sürecine giriyor.Neden Sabetaycılar Abdülhamid’e karşı hareket ettiler.O dönemde Osmanlı İmparatorluğu içinde siyonizm isteyen bazı yahudiler var. Gerçi İstanbul yahudileri bunları desteklemiyor.Ama Selanik yahudileri bir devlet kurma fikrini destekliyorlar

------Emanuel Karasu gibi...

------Evet Karasu gibi bir çok yahudi bu fikri destekliyor.Şimdi tarihi olayları incelerken bilimsel yöntemlerden ayrılmamamalıyız, tarihin içine girip bir resmi tarih oluşturmamalıyız.Şimdi Türkiye’de Sabetaycılar kadar içerisinden profesör yetiştirmiş kaç tane cemaat var.Ama profesörlerin hiç biri sabetaycılığı yazalım, kimliğimizi unutmayalım demiyor.

----Siz Sabetaycılığımızı unutmayalım diyorsunuz.

----Unutmayalım derken lafı şuraya getiriyoruz.Türkiye’de balkanlardan gelmiş bir kültür hareketiyle karşı karşıyayız.Hayatında hiç Anadolu’lu tanımamış insanlar sabetaycılar.Eğer sabetaycılar Türkiye’ye göç ettiklerinde 1924 mübadelesinde, belki Anadolu içlerinde asimile olurlardı.Bunlar zaten şehirliydiler, İstanbul’a geldiler ve milletle kaynaşmadan yaşamaya devam ettiler.

-----O zaman şöyle bir şey çıkıyor karşımıza Türk toplumuna karşı asimile olmuş görünüyorlar, ama kültürel olarak koruyamadıkları kimliklerini ideolojik olarak koruyarak Türk toplumunu bir şeye sürüklüyorlar, jakoben bir laiklik bu.Hırçın, kışkırtıcı, kendini devlet yerine koyan, devlet kurumlarını kullanarak, devletle milleti karşı karşıya getiren bir laiklik.

----Problem zaten ordan kaynaklanıyor.Birileri, topluma karşı olan bu insanlar kendini devlet yerine koymakla kalmayıp, resmi bir ideoloji üretiyor ve onun ardına saklanıyor.Ayrıca devletin de resmi ideolojisi olmaz.Bu resmi ideoloji Rusya’da , Hitler Almanyası’nda ne bileyim Franko İspanyası’nda var.Fakat ne olduğunu görüyorsunuz.Şimdi devletin bi defa her şeyden önce insanlar arasında eşit olma durumu var.

----Biz sünni Türkler jakoben Sabetaycıların da içinde bulunduğu batıcı cepheye diyoruz ki, siz bize kendi modelinizi dayatmayın, siz de kendi hayatınızı istediğiniz gibi yaşayın, kendinizi toplum önünde gerçekleştirin.

----Herkes kendi hayatını istediği şekilde , istediği gibi yaşasın derken bir insan sokakta çırılçıplak dolaşmak istiyorsa, genel ahlak kuralları var, bunu yaptırmazlar insana.Şimdi her şeyden önce bir konsensüs lazım.Türkiye’de bir konsensüs olmuş değil.

----İsrail konusuna gelmek istiyorum.İsrail’de sizin çalışmalarınızdan haberdar olan gruplar veya kişiler sizin çalışmalarınızı nasıl değerlendiriyor?

----İsrail konusu ayrı bir konu, oraya geldiğiniz zaman...

----Kişi olarak nasıl bakıyorlar.Devlet adına bir şey söylemek zor olabilir tabii...
----Ben bundan önce İsrail’le Türkiye ilişkilerinin içiçeliğine değinmek istiyorum.İsrail devletini kuranlar Türkiye’de, Selanik’te yaşamış insanlar.Şimdi bu insanların Jön Türk hareketiyle, İttihad Terakki ile çok ciddi ilişkileri var.Bunlar biliniyor, yazıldı çizildi artık.Ben Zwi; Zwi’den gelen, Zwi’nin oğlu demek.

---- İsrail’in ikinci cumhurbaşkanı İzak Ben Zwi’nin adı, Sabetay Sevi’den geliyor yani.

----Evet bu aileden olmadığı halde soyadını değiştirerek Sabetay Sevi’ye bağlıyor kendisini. İzak Ben Zwi, 1960’lara kadar Türkiye’de çok faal olmuş bir adamdır.Türkiye’deki İsrail konsoloslarına Sabetaycılar hakkında raporlar tutturmuştur.Bu raporlar İsrail arşivlerinde mevcuttur.Fakat kimse bunları araştırmadığı için biz bunları bilmiyoruz.Şimdi İsrail devleti Sabetaycılık konusunda konuşmamayı tercih ediyor.Halbuki İsrail bütün dünyadaki yahudilerin bir devlet altında toplanmasını istemektedir.Geçmiş, geçmişte kalmıştır artık önümüze bakacağız.Eğer Sabetaycılar İsrail’in kuruluşu sırasında, siyonizmin ilk başlangıcı sırasında dolaylı veya dolaysız olarak bir takım yardımlarda bulunmuşlarsa...

----Ne gibi yardımlar mesela ?

----Mesela Maliye Nazırı Cavit Bey iddia edildiği gibi Osmanlı Devletinin borçlanmasını yahudi bankaları üzerinden yapıp Osmanlı İmparatorluğu'nu zarara uğrattığı İsrail’e kaynak aktardığı konusunda iddialar var, bunların araştırılması lazım.Duygusal olmayalım.Ben müslüman mahallesinde salyangoz satıyorum.Hoşgörünün çok ötesinde, ülke insanlarından anlayış görüyorum.

----Buraya gelmişken Osmanlı’dan günümüze Türkiye algılamanızı biraz açar mısınız?

-----Türkün bir devlet geleneği var.Bin yılı aşkın bir gelenek.Bu devlet geleneğini bi defa Göktürklere, Uygurlara kadar götüreceksiniz.1071’de Alparslan Anadolu’ya geldiğinde bir devlet kurdu, bu devletin kökü yok muydu? Fakat batı rüzgarıyla gelen ulus devlet modeliyle iş tamamen farklı bir noktaya gidiyor.Kudüs’te ağlama duvarının önünde bir yazı vardır.Bütün hükümdarlar burayı tahrip etti.Bir hükümdar İstanbul’dan mimarını gönderdi bu duvarı onarttı, yaptırdı.Bu Kanuni Sultan Süleyman’dır.Bunun yapıldığı düşünüldüğü zaman Avrupa orta çağdır benim için.Yahudilere en büyük katliam 1935-45 arasında yapılmıştır.Eğer Osmanlı İmparatorluğu olsaydı, yahudilerin hepsini alırdı Türkiye’ye.

---Devlet geleneğini bahsine devam edersek...

---Evet devlet her zaman için toparlayıcı olmuştur.Devlet hiçbir zaman için toplu soykırım yapmamıştır.Yavuz döneminde alevilerin problemlerine gelince, orda problem bazı insanların aleviliği değil İran hesabına, Şah İsmail hesabına çalışmasıdır.Türk devlet geleneği öyle bir mantık üzerine kurulmuştur ki, bir baba kendisi için en önemli bir şey olan çocuğunu devleti için feda edebilmektedir.Böyle bir devlet mantığı var Türkiye’de.Burada Türkiye’deki milliyetçilik anlayışlarına da değinmek istiyorum.Bugün Anadolu insanında var olan Türk milliyetçiliği ile 1900’lerdeki milliyetçilik anlayışını birbiriyle karıştırmamak lazım.1908 olayında, Jön Türk olayında, İttihad Terakki olayında Sabetaycılar aktif olarak rol almış mıdır almamış mıdır buna bakmak lazım.Türkiye’nin siyasi yaşantısında, o zamanki milliyetçilik anlayışında etkileri ne olmuştur.O zaman yaşamış olan insanların yazdıklarına bakmak lazım.Anadolu Türk milliyetçiliğinde bambaşka bir yapı sistemi var.Zaten Osmanlı'yı reddeden bir milliyetçilik olabilir mi? yaşayabilir mi bu topraklarda?
__________________







TuTaMıYCaıM SöZLeR VeRMeM DoSTLaRıMa LaF eTTiRMeM BaZı ŞeYLeRi aSLa aFFeTMeM,GiDiYoRSaN eĞeR ÇoK öZLeSeM BiLe DöN DeMeM! KiMSeYe GüVeNMeM GüVeNMeDiKÇe SeWMeM aĞıR GeLiYoRSa BuNLaR FiRaR SeRBeST ÜSTELEMEM!

Rap Kızı isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sohbet&İddaa
Sohbet İddaa Canlı Maç Sonuçları
Yeni Konu açCevapla

İlginizi Çekebilecek Benzer Konular
Konu Yazan Forum Cevap Son Mesaj
Karartma Geceleri- Rıfat Ilgaz Woody Kitap özetleri 0 06-06-2008 04:04
Rıfat Ilgaz [ тσρяαк™ ] Edebiyat 0 23-02-2008 23:44
Cafer Zorlu (1926 - .... ) hero0oo Kim ? Kimdir? 0 02-02-2008 22:49


Edebiyat forumunun Ilgaz Zorlu adlı konusunun Kültür alt forumları; Ilgaz Zorlu 1969 yılında İstanbul'da doğdu.İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra, 1986-90 yılları arasında Bursa'da Uludağ Üniversitesi İdari Bilimler ...


Seçenekler
Stil


eXTReMe Tracker
Saat: 09:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.10
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc. Telif Hakkı 2007 www.bilgidenizi.net
website tracker Türkiyenin En Büyük Forumlari Arts Check PageRank