Şehitler Ölmez,Vatan Bölünmez !!! Header Right

Ana Sayfa Şifremi Unuttum Kimler Online Bölümleri Okundu Kabul Et Üye Listesi Son Konular
Geri git   Bilgi Denizi » Bilgi Denizi » Din ve Felsefe » Dini kişilikler
Kayıt ol Yardım Bölümleri Okundu Kabul Et Chat Odaları Canlı maç sonuçları Anahtar Kelimeler

Bilgi Denizi´ne Hoşgeldiniz.
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Anahtar Kelimeler: ,

Konu Bilgileri

Said Nursî
Dünyadaki dini kişilikler hakkında bilgiler

Cevap: 1 Görüntüleme: 162
Yeni Konu aç Cevapla
 
Son konular Seçenekler Stil
Alt 23-12-2007, 22:52   #1
Powerofdreams
Admin
 
Powerofdreams - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart Said Nursî


Said Nursî (Said Kürdî, -ibni Mirza, nüfus kaydında Sait Okur) (d. 1878[1] - ö. 23 Mart 1960) İslam âlimi, Nur Cemaati adlı İslami hareketin kurucusu.

1878 yılında[2] Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza, annesinin adı Nuriye'dir. Doğu Anadolu'da medrese eğitimi gördü[3] Risalelerinde aldığı medrese eğitimine değinmekte ve ömrü boyunca bütün tahsil hayatının toplam 3 ay olduğunu açıklamaktadır.[4] 1908’de İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen önce İstanbul’a geldi. Derviş Vahdeti'nin Volkan Gazetesi'nde yazdı. İslamcı bir siyasal parti olan İttihad-ı Muhammedi Fırkası'na katıldı, merkez yönetim kurulu üyesi oldu.[5] 31 Mart Vakası'ndan sonra İttihad-ı Muhammedi Fırkası'nın ileri gelenleri ve Derviş Vahdeti ile birlikte divan-ı harpte yargılandı, Derviş Vahdeti idam edildi kendisi bir ceza almadı sürgüne gönderildi. 1909'dan itibaren hayatını Doğu Anadolu’da sürdürdü. 1911’de İstanbul’a döndü. Talebeleri ile birlikte gönüllü olarak Rusya cephesinde savaştı. 1915-1917 arasında Ruslar tarafından savaş esiri alındı. Yaklaşık 2-3 yıl esir kaldıktan sonra Ekim Devriminden sonra ülkeye (İstanbul) döndü, Darül Hikmetül İslamiye'de görev aldı. Kürt Teali Cemiyeti'ne üye oldu. 15 Şubat 1919 tarihinde sonradan Teâli-i İslâm Cemiyeti adını alan Cemiyet-i Müderrisîn'in kurucu azaları arasında yer aldı.[6] 1925 Şeyh Said Ayaklanmasından sonra tutuklandı, Eskişehir'de mahkemeye çıktı isyancılarla doğrudan bir ilişkisi tespit edilemedi ancak devletin güvenliğini ihlal ve dini siyasete alet etme suçlamasından 1 sene hapse mahkûm edildi.[7] Cumhuriyete ve çağdaş rejime karşı olduğu iddiasıyla önce Isparta yakınlarında Barla adında bir köye sürüldü. Isparta'nın ardından Eskişehir (1935), Kastamonu (1936), Denizli (1943) ve Emirdağ’a (1945) sürüldü. Risale-i Nur Külliyatı adı altında topladığı eserleri kaleme aldı. 23 Mart 1960 yılında Şanlıurfa'da vefat etti. Cenazesi önce Şanlıurfa'ya defnedildi. Daha sonra 1960 darbe yönetimince bilinmeyen bir yere taşındı.
İnançsız Fikirlerle Mücadele

Said Nursî bir eserinde kendi hayat tarzını şöyle özetlemiştir: "Kur'ân-ı Hakîm mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir âdabda rehberimizdir." Bu bakış açısına göre insan, Allah'ı ve İslamiyet'ı tanımak ve O'na iman ve ibadet etmek için yaratılmıştır. İlim, meşruiyet, hürriyet, dürüstlük, ümit, çalışmak, sebat gibi faziletler ise, İslam çerçevesi içinde insanın hayatına anlam veren değerlerdir. Ona göre bunlar hem dünya, hem de âhiret saadeti açısından insanın olmazsa olmaz gerçekleridir. Bu sebeple 6000 sayfayı aşan eserlerini din, iman ve fazilet üzerinde yoğunlaştırmıştır. Said Nursî, inançsız insanlara ve din dışı fikirlere özellikle dikkat çekmiş ve talebelerine ve insanlara bunlardan uzak durması ve mücadele etmesi hakkında devamlı telkinlerde bulunmuş ve yönlendirmiştir.

Doğu Anadolu'ya Medrese kurma fikri

Hayatının ilk dönemlerinde Bitlis ve Van yörelerinde yaşamış olmasına rağmen, Osmanlı yönetimini ve dünyayı yakından takip etmiştir. Eğitimin yeterince dine ağırlık vermediği konusundaki düşüncelerini Sultan Abdülhamid'e arz etmek üzere İstanbul'a gelmiş, selamlık töreninde belinde kaması ve yöresel kıyafetleri olduğu halde doğuda Kürtçe tedrisat yapacak bir medrese kurulması isteğini Sultan Abdülhamid'e iletmişti. İlk önce eylemi nedeniyle derdest edilip hapse atıldı daha sonra Toptaşı Akıl Hastalıkları Hastahanesine kaldırıldı ve burada 3 ay yattı..[8][9] Aynı teklifi daha sonra Sultan Reşad'a götürmüş, Doğu Anadolu'da Medresetü'z-Zehra adında hem dinî hem de müspet yani pozitif ilimlerin okutulmasını düşündüğü bir medrese kurmak için hazineden ödenek ayrılmasını önermiş ancak medrese kurulmadan ülke Atatürk'ün önderliğinde Milli Mücadele ortamına girmiştir.

Esaret, Hürriyet ve İman

"Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam. İman ne kadar gelişirse hürriyet de o kadar parlar. İşte asr-ı saadet!" sözleriyle dini ve milli hürriyete dair görüşlerini ifade etmiştir.Birinci Dünya Savaşında esir düşerek iki buçuk yıl Rusya'da esaret hayatı yaşamıştır. Daha sonra İstanbul'un işgalinde işgalci güçlere karşı mücadele ederek ilim adamlarını ve halkı uyarmıştır. 25 Eylül 1919 tarihinde Teâli-i İslâm Cemiyeti'ne (Cemiyet-i Müderrisîn) üye oldu. Üyesi bulunduğu cemiyetin, 26 Eylül 1919 tarihinde İstanbul'da yayınlanan İkdam gazetesinde de yayınlanan Kuva-yı Milliye ve Kurtuluş Savaşı aleyhinde beyannamesini derneğin azası olmasına rağmen, "İşgal altındaki bir yerde bulunan sorumluların verdiği fetva irade özgürlüğü bulunmadığı için mualleldir(sakat ve tutarsızdır)" gerekçesiyle karşı çıkmıştır. 1922 yılının sonunda Mustafa Kemal'in ısrarlı daveti [kaynak belirtilmeli] üzerine Ankara'ya gelmiş ve daha sonra mebuslara hitaben bir bildiri yayınlayarak yeni Türkiye'nin şekillenmesinde dini dinamiklerin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etmiştir. Hayatını üç döneme ayırmıştır: Doğumundan Risale-i Nur'u telif etmeye başlama tarihi olan 1926 yılına kadarki hayatını Eski Said, bu tarihten 1950'ye kadar olan kısmını Yeni Said, 1950'den sonraki hayatını da Üçüncü Said diye adlandırmıştır. Bu ayrımları fikri bir değişiklik değil metod değişikliği olarak tanımlamıştır[kaynak belirtilmeli].

Said Molla ile Karıştırılması

Bazı yayınlarda, 1920'lerde Hürriyet ve İtilaf Fırkası ve İngiliz Muhipleri Cemiyeti üyesi olan Sait Molla ile karıştırılmaktadır. Aralarındaki isim benzerliği, bazı yayınlarda hatalı bilgiler verilmesine yol açmıştır. Aleyhinde İngiliz ajanı olduğuna dair iddialar bulunan Molla Said'in[10] aksine Said-i Nursi, Sultan Abdülhamit karşıtı olarak bir dönem Hürriyet ve İtilaf Fırkasının muhlifi İttihat ve Terakki Partisi'ni desteklemiş ve bizzat Selanik'e giderek parti yöneticileri ile görüşmüştü.[11]

Tartışmalar


Said Nursî'nin hareketleri ve eserlerinin muhtevası sebebiyle birçok tartışma vuku bulmuştur. Bunların çoğunluğunda Risale-i Nur'un içeriğindeki bazı kısımların İslamî kaynaklara uygunsuz olduğu iddia edilmiştir. Örneğin Şuâlar, 534-535, Birinci Şua'da yazdıkları, Risale-i Nur'un ilhamla yazıldığı iddiasını ortaya çıkarmış ve bu fikir eleştiri toplamıştır. Her ne kadar ilham kavramı özellikle tasavvuf literatürü içerisinde İslam yazınında kendisine yer bulmuş olsa da, Kur'an'da bariz bir şekilde yer almamaktadır. Said Nursî'nin tahsili ve bilgisi de tartışma konusu olmuştur. Kur'an'da geçen kıtmir lafzını genel kabul gören karşılığı olan çekirdek zarı yerine köpek olarak çevirmesi, ömrü boyunca aldığı resmî medrese eğitiminin 3 aydan ibaret olması bu tartışmalardan bazılarıdır. Said Nursî'nin döneminin bazı önemli olayları ve kişilikleriyle ilişkileri de tartışma konusu olmuştur. Mustafa Kemal Atatürk'e ima yoluyla deccâl ve sufyan dediği iddia edilmiş, 1926 yılında ilan edilen seferberliğe karşı öğrencileri ve kendisinin savaşmaktan muaf tutulması (ve gerekirse bunun için maddî ödemelerde bulunabileceği) zira kendisi ve öğrencilerinin yaptığı ilmî çalışmaların çok daha önemli olduğunu iddia etmesi tartışma konusu olmuştur.

Kronoloji
  • 1878 – Bitlis’in Hizan İlçesine bağlı İsparit Nahiyesinin Nurs Köyünde dünyaya geldi.
  • 1888 – Medrese eğitimini tamamladı.
  • 1894 – Van’a giderek orada coğrafya, matematik, jeoloji, fizik ve kimya gibi müsbet ilimleri öğrenmeye başladı. Kendisine Bediüzzaman lâkabı verildi (Hadisesi ise şöyleydi: Molla Fethullâh ismindeki alim Said Nursi'ye çalışmalarındaki üstün başarıyı ve zekasına şahit olunca Hafıza gücünü de test etmek istedi. Makamat-ı Haririye ismindeki çok karmaşık ifadeleri olan eserin iki satırını iki sefer okuyup ezberlemesini istedi. Said Nursi de tam sayfayı bir kez okuyup ezberledi. Molla Fethullah iyice şaşırarak "Zeka ile hıfzın ifrat derecede bir kimsede tecemmuu nadirdir" dedi. Ve bu ancak asrın Bediüzzamanı yapabilir dedi. Bu onun için lakap oldu.).
  • 1907 Toptaşı akıl hastalıkları hastanesine yatırıldı. [12]
  • 1907 – Eğitimle ilgili islam ve bilimi eksen alan projelerini padişaha sunmak üzere İstanbul’a geldi. Van'da kurmayı planladığı Medresetü'z Zehra padişah tarafından kabul gördü ve ödenek ayrıldı.
  • 1909 - İttihad-ı Muhammedi Fırkası (Fırka-i Muhammediye)kuruluşunda kurucu üye olarak yer aldı.
  • 1909 – 31 Mart Olayı sebebiyle Divan-ı Harp Mahkemesinde yargılandı.
  • 1911 – Şam Emeviye Camii'nde büyük bir hutbe okudu. Bu hutbe daha sonra Hutbe-i Şamiye adıyla kitaplaştırıldı. Münâzarat ve Muhakemât gibi eserlerini telif etti.
  • 1915 – Birinci Dünya Savaşı'na katıldı.
  • 1916 – Bitlis savunması esnasında yaralanarak Ruslara esir düştü.
  • 1918 – İki buçuk yıl süren esaretten, bir Rus askerin yardımıyla firar etti. İstanbul’a geldi. Devrin tek İslâm Akademisi olan “Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye”ye üye oldu.
  • 1919 - 19 Ocak 1919’da Mustafa Sabri, İskilipli Mehmet Atıf Hoca, Ermenekli Saffet efendi gibi din ve eğitimcilerle birlikte daha sonra Teâli-i İslâm Cemiyeti adını alacak Müderrisler Cemiyeti'nin (Cemiyet-i Müderrisîn) kuruluşuna üye olarak katıldı.
  • 1919 – Mesnevî-i Nuriye adlı eserini yazmaya başladı.
  • 1920 – İstanbul’un İngilizler tarafından işgali üzerine Hutuvât-ı Sitte adlı bir eser yayınladı. Bu eser yüzünden işgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.
  • 1922 – Zaferden sonra Mustafa Kemal Atatürk tarafından Ankara’ya TBMM’ye dâvet edildi. Burada mebuslara hitaben hazırladığı bir beyannamede dinden uzaklaşıldığı iddiasında bulundu.
  • 1923 – Ankara'yı terkederek talebe yetiştirerek münzevi bir yaşam sürmek üzere Van'a yerleşti. Öğrencilerine ders vermeye başladı. Erek Dağı’nda iki senesini geçirdi.
  • 1925 – Şeyh Said İsyanı'ndan sonra Burdur’a sürüldü ve Burada Nur’un İlk Kapısı isimli eserini yazdı.
  • 1926 – Barla’ya sürüldü. Burada Risale-i Nur’u telife başladı. Sözler ve Mektubat’ın tamamı, Lemalar’ın da büyük bölümünü burada yazdı.
  • 1934 – Barla’dan Isparta’ya sürüldü.
  • 1935 – “Gizli cemiyet kurmak, rejimin temel düzenini yıkmak” iddiasıyla Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesinde aleyhinde dâvâ açıldı ve mahkeme neticesinde Tesettür Risalesi’nden dolayı 11 ay hapse mahkûm edildi. 120 öğrencisiyle birlikte Eskişehir Hapishanesinde tutuklu kaldı ve orada tecrid altında tutuldu.
  • 1936 – Hapis cezasının bitiminden sonra 7 yıllığına Kastamonu’ya sürüldü.
  • 1943 – 126 talebesiyle birlikte tekrar "rejimin temel düzenini yıkmak" suçundan tutuklanarak Denizli Hapishanesine sevk edildi. 9 ay tutuklu kaldı.
  • 1944 – 9 aydan sonra Emirdağ’a götürüldü ve burada zorunlu ikâmete mahkum edildi.
  • 1948 – Aynı suçlamalarla tekrar tutuklanarak 54 talebesiyle birlikte Afyon Hapishanesine sevk edildi. Yaklaşık 20 ay hapiste kaldı. Buradan tekrar Emirdağ’a götürüldü.
  • 1952 – Gençlik Rehberi eseri hakkında açılan dava münasebetiyle İstanbul’a geldi ve bu davadan beraat etti.
  • 1953 – Emirdağ’a döndü. İkinci defa İstanbul’a geldi ve üç buçuk ay burada kaldı. Bundan sonraki hayatı genellikle Emirdağ ve Isparta’da geçti.
  • 23 Mart 1960 – Şanlıurfa’da vefat etti. (Şu an mezarının nerede olduğu tam olarak bilinmemektedir.)
__________________

Youtube'ye Girmek İçin Kesin Çözüm %100 Çalışıyor 2 sn ye de hiç bir
AYAR yapmadan Youtube' ye girin
KONUYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

O Şimdi Ankara'da

İnternetteki İnglizce Türkçe Sözlükler çok mu zahmet veriyor? Sayfa yenilemesi olmadan program gibi çeviri yapan online sözlük Ulaşmak için TIKLAYIN


Powerofdreams isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Teşekkür Edenler :
Woody (23-12-2007)
   

Alt 03-03-2008, 22:23   #2
ozkan_gunduz
Yeni Üye
 
ozkan_gunduz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Teşekkür Sayısı: 1
Standart


tam tarihi hatırlamamakla birlikde aklı dengesi yerinde olmadıgı için de deliler hastenesindde 2 yıla yakın bir sure yattı

said nursi kendini yeri geldiğinde peygamber ilan etti kimi zaman kendisine ayetler geldiğini soyledi


akli dengesi tam olarak yerinde olmayan ve kendini peygamber goren kişidir said nursi
__________________
Dalgaların Bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz

ozkan_gunduz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç Cevapla


Dini kişilikler forumunun Said Nursî adlı konusunun Din ve Felsefe alt forumları; Said Nursî ( Said Kürdî , -ibni Mirza , nüfus kaydında Sait Okur ) (d. 1878[1] - ö. 23 Mart ...


Seçenekler
Stil


Saat: 20:28 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc. Telif Hakkı 2007 www.bilgidenizi.net
website tracker Türkiyenin En Büyük Forumlari Arts Check PageRank