![]() | ![]() |
| |||||||
![]() |
| Anahtar Kelimeler: konev, sadreddin |
|

![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 8.446
Üye No:1
Konular: 8302 Katılım: 49% Devamlılık: 100% Online Süresi: 3 Gün 12 Saat 51 Dakika 45 Saniye Teşekkür Sayısı: 1.580 1.120 Konuda,2.470 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 21177781 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | Sadreddin Konevî olarak rivayet edilmektedir, dedeleri (1210-1274), doğum yeri tam bilinmemekte, ancak MalatyaKonya'dan gelmiş bir tasavvuf düşünürüdür. Aynı zamanda üvey babası da olan ünlü sûfi ve filozof Muhyiddin İbn El-Arabi'den etkilenmiştir. Nasîrüddin Tûsî ile önemli felsefi nitelikli mektuplaşmaları bilinmektedir. Felsefesi Sadreddin Konevî'nin felsefesi temelde teozofi ya da Tanrı felsefesi denilen şeydir. İbn El-Arabi gibi o da vahdet-i vücut fikrine bağlıdır, ancak bunun açıklanmasında Arabi'den ayrılır. Ona göre Tanrı düşüncesi insanlarda öncelikle öznel olarak meydana gelir ve daha sonra nesenel ya da ontolojik bir nitelik kazanır. Tûsî ile mektuplaşmalarının da ana tartışma ekseni bu konudur. Sadreddin Konevî, bu mektuplaşmalarda, Tanrı'nın akıl yoluyla bilineceği düşüncesini reddetmekte, Tanrı'nın hakikatinin yalnızca kendisi tarafından bilineceğini öne sürerek filozofların tetzlerini yadsımaktadır. Tanrı'nın özü ve esas nitelikli insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır. Sonsuzluk sonlu bir bilgiyle bilinemez. Tanrı mutlak varlık ve birliktir. Dolayısıyla tanrı hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir. Ona verilecek varlık düzeyinde tek uygun isim varlık nuru (Nur-ül-Vücud)'dur.Tanrı'nın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez. Bu sebeblerden tanrı hakkındaki kanıtlama girişimleri de yerinde değildir. Ne fizik ne de mantık temelli Tanrı açıklamaları açık ve kabul edilebilirdir. Ama insan Tanrı'yı düşünmeli, onun isimleri ve sıfatları aracılığıyla bilgisindeki aczi azaltmaya çalışmalıdır. Tanrı isimleri ve sıfatları (esma'ül-hüsna) dolayısıyla bilinebilirdir yalnız. Asıl özü ise bilinmeden kalır.Böylece Tûsî'nin aksine Tanrı Konevî'ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez. Konevî ile Tûsî arasında mektuplaşmalarla yürütlen ana tartışma konusu bu olmakla birlikte, her ikisininde sistematik sonuçlara vardıkları söylenemez.[1] Eserlerinin Önemi Sadreddin Konevi İslam Mistisizminin (veya Tasavvuf) en tartışmalı okullarından biri olan Vahdet-i Vücud'a mensuptur. Üvey babası ve aynı zamanda Vahdet-i Vücud'ün büyük sözcülerinden olan Muhyiddin Arabi'nin talebeliğini yapmış ve eserlerini şerh etmiştir. Ayrıca Vahdet-i Vücud'u felsefi kavramlarla izah eden, kimi belirsizlikleri açıklığa kavuşturan bir kişi olduğundan da son yıllarda gerek İslam ülkelerinde gerekse Batı ülkelerinde Vahdet-i Vücud üzerine çalışan akademisyen ve araştırmacılar tarafından tanınmakta ve eserlerinin kaynakçalarında yer almaktadır. Türk olmasına karşın eserlerini Arapça kaleme almış olduğundan uzun yıllar sadece Arapça bilenlerin istifadesine sunulan eserleri İz yayıncılık tarafından yapılan çevirilerle günümüz okuyucuları tarafından da yararlanılabilmektedir. Eserleri
Tasavvuf Metafiziği
__________________ |
| | |
![]() |
| Dini kişilikler forumunun Sadreddin Konevî adlı konusunun Din ve Felsefe alt forumları; Sadreddin Konevî olarak rivayet edilmektedir, dedeleri (1210-1274), doğum yeri tam bilinmemekte, ancak MalatyaKonya'dan gelmiş bir tasavvuf düşünürüdür. Aynı zamanda üvey ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |