Şehitler Ölmez,Vatan Bölünmez !!! Header Right

Ana Sayfa Şifremi Unuttum Kimler Online Bölümleri Okundu Kabul Et Üye Listesi Son Konular
Geri git   Bilgi Denizi » Bilgi Denizi » Din ve Felsefe » Dini kişilikler
Kayıt ol Yardım Bölümleri Okundu Kabul Et Chat Odaları Canlı maç sonuçları Anahtar Kelimeler

Bilgi Denizi´ne Hoşgeldiniz.
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Sitede Bulmak İstediklerinizi Arayarak Bulabilirsiniz
Anahtar Kelimeler: , , ,

Konu Bilgileri

Ali bin Ebu Talib
Dünyadaki dini kişilikler hakkında bilgiler

Cevap: 0 Görüntüleme: 111
Yeni Konu aç Cevapla
 
Son konular Seçenekler Stil
Alt 23-12-2007, 21:54   #1
Powerofdreams
Admin
 
Powerofdreams - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ruh Halim:
Standart Ali bin Ebu Talib


Ali bin Ebu Talib (Arapça: علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب) (d. 599 - ö. 661), Sünni inancına göre Dört Büyük Halife'den (Hulefa-i Raşidin) dördüncüsü ve Cennetle Müjdelenen On Sahabe'den (Aşere-i Mübeşşere) biridir. Şii ve Alevi inanışına göre ise ilk halife ve Oniki İmam'ın ilkidir. Müslümanlar adını andıktan sonra "radiyallâhu anhu" (Arapça: رضي الله تعالى عنه) cümlesini söylerler.
661 yılında (Hicri: 21 Ramazan 40), Hariciler tarafından düzenlenen bir suikastte ağır yaralanmış, birkaç gün içinde de vefat etmiştir.
Kureyş Kabilesi'nin Haşimoğulları (Haşimiler) sülalesine mensuptur. Muhammed'in hem damadı hem de amcasının oğludur.

Doğumu ve çocukluğu

Mekke'de, Fil Yılı'nın (Amm’ul- Fil) 30. ayının 13. ya da Recep ayının 13. günü, bazı rivayetlere göre de Zilhicce ayının yedinci günü Kabe’de dünyaya geldi (M.S. 599). Babası, Ebu Talib, annesi ise Esed kızı Fatıma'dır. Bebeğe "Ali" ismi Muhammed tarafından verildi.
Rivayete göre Fatıma doğum yapmak üzere iken Kabe duvarına dayanmış, duvar yarılarak bir ses içeri gelmesini söylemiştir. Şiiler tarafından, Kabe duvarındaki yarığın bu olaydan kalma olduğuna inanılır. Bihar’ul- Envar, c.35, s.8. Keşf’ul Ğumme, s.19

Müslüman oluşu

Şii ve Alevi inançlarına göre Ali, Müslümanlar arasında ilk iman getiren, 'Kâbe'de dünyaya gelen tek insan' ve hayatı boyunca Allah'tan başkasına tapmayan ilk şahsiyettir. Sünni inancına göre ise, Muhammed'in eşi Hatice'den sonra iman etmiş olup, ikinci müslümandır.



Hicret

Mekke'lilerin İslâm peygamberini katletme kararı aldıkları hicret gecesinde Ali, canı pahasına, peygamberin yatağında yatmıştır. Birçok Şia ve Ehli Sünnet müfessirlerinin görüşüne göre 'Allah-u Teala bu fedakarlığı takdir ederek şu ayeti nazil etmiştir:
“İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar.” (Bakara/207)
Muhammed bu sayede gizlice evden ayrılarak emniyet içerisinde Medine'ye doğru yola koyulabilmiştir. İslâm peygamberinin emniyete kavuşmasından sonra da emri üzerine, Muhammed'e emanet olan çeşitli malları sahiplerine iade ederek annesini, Muhammed'in kızı Fatma'yı ve başka iki kadını da yanına alarak Medine'ye doğru hareket etmiştir.

Medine dönemi

Ali Medine'de devamlı Muhammed ile birlikteydi. Müslümanlar arasında kardeşlik akdi okuttuğunda Müsahiplik, Ali'yi kendisine kardeşliğe layık gördü. Kızı Fatıma'yı zevce olarak ona münasip gördü. Bir yıl sonra da ilk çocuğu olan Hasan dünyaya geldi. Ali'nin Fatıma'dan 5 çocuğu olmuştur; isimleri şunlardır: Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümmü Gülsüm ve Muhsin.

Cesareti ve savaşçılığı

Ali, Muhammed'in katıldığı tüm savaşlarda sancaktar olarak bulundu. Sadece Tebük seferi'ne Muhammed'in emri ile Medine'de kaldığı için katılmamıştır.

Bedir Savaşı

Ali, Bedir savaşında düşman ordusundan yirmi bir kişiyi öldürdü. Öldürdüğü kişiler arasında Muaviye'nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı. Uhud savaşında ise Kureyş'in meşhur savaşçılarından dokuz kişiyle çarpıştı ve muvaffak oldu. Bu savaşta bedeninden yetmiş yara almasına rağmen son ana kadar peygamberin yanında savaştığı ve Cebrail'in, Ali'nin bu fedakarlığını görünce birkaç defa: Zülfikar'dan başka kılıç, Ali'den başka da yiğit yoktur. ('la feta illa ali, la seyfe illa zülfikar'), dediği rivayet edilir.

Hendek Savaşı

Hendek Savaşı'nda, Araplar'ın ünlü savaş kahramanı Amr bin Abduved'in hendeği atıyla aşması üzerine çarpıştılar. Amr'a göre daha zayıf görünümlü olmasına ve Amr'ın küçümsemesine ragmen Ali galip geldi. Amr'ın, Ali tarafından yenilmesi Medine'yi kuşatan ve bu kuşatmayı destekleyenler arasında üzüntü ve ümitsizlik meydana getirdi. Hendek Savaşı'nın sonucunda Ali'nin bu başarısının önemli bir yeri olduğuna inanılır.

Hayber Savaşı


Hayber Savaşı'nda, ilk iki taaruzu yönetenler bir başarı sağlayamayınca peygamberin sancağı Ali'ye verdiği, Ali bin Ebu Talib'in de o gün düşman unmasını kırarak düşman savunmasına karşı galip gelinmesinde büyük rol oynadığı rivayet edilir.

Muhammed'in vefatı

Ali, İslâm peygamberi vefat ettiğinde 33 yaşındaydı. Peygamberin damadı ve amcaoğlu olması hasebiyle en yakın akrabası konumunda olduğundan defin hazırlıklarıyla ilgilendi. İslam kurallarına göre naaşın defin öncesi yıkanması ve kefenlenmesi işlemlerini bizzat kendisi yaptı.

Devletin Başına Seçilmesi

Muhammed'in 632 yılında ölmesinden sonra Müslüman toplumunun başına kimin geçeceği kaygısı baş gösterdi. Müslümanların bir kısmı ilk olarak Ebu Bekir'in halifeliğini kabul ettiler. Ebu Bekir'den sonra sırasıyla Ömer bin El-Hattab, Osman bin Affan ve Ali bin Ebu Talib'in halifeliğini kabul ettiler. Bununla beraber bir kısım müslümanlar peygamberin kuzeni ve damadı olan, çocukluğundan itibaren peygamberin evinde büyümüş ve onu korumak için kendi hayatını tehlikeye atmış olan Ali'nin ilk halifelik için daha doğru bir seçim olduğunu düşünüyorlardı. İslâm peygamberi Ali'ye hitaben şöyle demiştir:
"Sen bana oranla Harun'un Musa'ya oranla sahip olduğu mevkiye sahipsin; ancak benden sonra peygamber gelmeyecektir." Harun, Musa peygamberin kardeşidir ve kendisine vahiy gelmeyen peygamberlerdendir. Musa ibadet için 40 günlüğüne Sina Dağı'na çekildiğinde, kardeşi Harun'u İsrailoğulları'nın başında bırakmıştır (Araf Suresi, 142. ayet). Bu nedenle İslam peygamberinin bu sözü de Şiilerce Ali'nin hilafet için en uygun ve hak sahibi kişi olduğuna yorulur.

Miras sorunu

Muhammed'in dul eşlerinin yanısıra Ali ve Fatıma'nın da, Ebu Bekir'in hilafetinden hoşnutsuz olmalarının bir başka nedeni daha vardı [1]. Muhammed vefat ettiğinde geride önemli miktarda arazi ve mal varlığı bıraktı. Bunların en meşhuru tartışmaların da odağında olan Fedek Arazisi'dir. Ebu Bekir'e göre bu mal ve araziler peygamber tarafından halkın yararına idare ediliyordu ve dolayısıyla devlete aitti. Ali ise "Muhammed'e gelen veraset ile ilgili vahiylerin peygamber'in mirasını da kapsadığını" iddia ederek bu duruma karşı çıkıyordu. Zira Kur'an'da vefat eden bir kişinin mirasının nasıl pay edileceği izah edilmektedir. Şii kaynaklarına göre Ebu Bekir, Muhammed'in dul eşlerine devletten maaş bağlamış ancak Muhammed'in kanından olan Ali, Fatıma ve İbn Abbas'a o kadarını bile vermemişti.
Eşi Fatıma'nın ölümünden sonra Ali Fatıma'nın peygamber'in mirasından payını almak için tekrar başvurdu ancak başvurusu aynı nedenlerle bir kez daha reddedildi. Bununla birlikte Ebu Bekir'den halifeliği devralan .Ömer Medine'deki arazileri Muhammed'in kabilesi Haşimoğulları adına Ali ve Abbas'a verdi; Hayber ve Fedek Arazisi'ni ise devlet malı saydı.[2] Şii kaynaklarına göre bu durum, Muhammed'in soyundan olanlara (Ehl-i Beyt), baskıcı halifeler tarafından yapılan haksızlıkların bir başka örneğidir.[3]

Hilafeti

Müslümanların bir kısmı Ali'nin, kendinden önceki halifeleri kabul ettiğine inanırlar. Bununla beraber kendi halifeliğine kadar hiçbir savaşa katılmayışı diğerlerini halife olarak kabul etmediğine yorulur. Üçüncü Halife Osman asiler tarafından öldürülünce halk Ali'ye biat ederek onu hilafete seçti. Osman taraftarlarının bir kısmı onun katilini bulana kadar Ali'yi halife olarak kabul etmeyeceklerini söylediler ve Müslüman toplumu ilk kez iç savaşa sürüklendi. İslam Devleti Ali ve Muaviye önderliğinde ikiye bölündü. Müslüman toplumunu ilk kez iç savaşa sürükleyen bu duruma İslam literatüründe "İlk Fitne" denir.
Ali, 4 yıl 9 ay süren hilafet'i müddetinde Peygamber'in siretine uyup, hilafet'e inkılap ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli ıslahlara baş vurdu.

Cemel Vakası

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nde çıkan karışıklıkları yatıştırmak için Basra yakınlarında ittifak kuran peygamberin dul eşi Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi İslamiyetin tanınmış simaları ile savaştı. Ali'nin zaferi ile sonuçlanan savaşta Talha ve Zübeyr öldürüldü.
Bu olay Ayşe'nin devesinin etrafında gerçekleştiği için Arapça cemel (deve) kelimesine atfen Cemel Vakası adıyla bilinmektedir.

Sıffın Savaşı

Irak ve Şam sınırlarında Muaviye ile savaştı. Sıffin Savaşı olarak bilinen bu savaş bir buçuk yıl devam etti.
Nehrevan adıyla bilinen muharebede Haricilerle savaştı.

Vefatı

Nehrevan Savaşı'nda rakiplerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu aştan sonra, Hariciler'den üç kişi Mekke’de Müslümanların siyasi durumları hakkında bazı müzakereler yaptıktan sonra Ali, Muaviye ve Amr bin As'ı öldürmeyi kararlaştırdılar. Bu üç kişiden Abdurrahman bin Mulcem, Ali'yi öldürmeyi üstlendi ve Kufe’ye hareket etti. Ramazan ayının 19. gününün şafak vakti Ali'yi kapısının önünde zehirli kılıc darbesi ile yaralamıstır.
Halife Ali bin Ebu Talib, Abdurrahman bin Mulcem'in kılıç darbesinden sonra şöyle dedi: “Fuztu ve Rabb’il Ka’be!” (Kabe’nin Rabbine andolsun ki, kurtuluşa erdim!). İki gün evinde yattıktan sonra, hicretin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü öldü (M.S. 661). Ali'nin mezarı konusunda net bir bilgi yoktur.
Ali ölünce İslam Devleti ve hilafet, 20 yıllığına, düşmanı I. Muaviye'nin eline geçti.

İlmi

Gerek Sünni gerekse Şii kaynaklarında Ali bin Ebu Talib'in ilmi üstünlüğünden sıkça bahsedilir. Muhammed onu ilim şehrinin kapısı; insanların en bilgini; ahkam ilminin en alimi ve ümmete sünneti açıklayan kimse olarak nitelemiştir. İslam peygamberi bir sözünde de şöyle demiştir:
"Ben ilmin şehriyim, Ali kapısı. İlim almak isteyenler Ali'nin kapısına başvursunlar."
Lakapları
  • Şiir-i Yezdan
  • Kur'an-ı Natık (konuşan Kuran)
  • Haydar
  • Murtaza
  • Şah-ı Velayet
  • Esedullah (Allah'ın Arslanı)
  • Şah-ı Merdan
  • Seyfullah
Künyesi
  • ebu Hasan (Hasan'ın Babası)
  • ebu Turab (Toprağın babası)
__________________

Kullanıcı Adı: Powerofdreams
Nerden: Antalya-Ankara
Sitedeki Görevi: Yönetici
İletişim kurmak için: powerofdreams07@hotmail.com
Youtube'ye Girmek İçin Kesin Çözüm %100 Çalışıyor 2 sn ye de hiç bir
AYAR yapmadan Youtube' ye girin
KONUYA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

O Şimdi Ankara'da

Powerofdreams isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
   

Yeni Konu aç Cevapla


Dini kişilikler forumunun Ali bin Ebu Talib adlı konusunun Din ve Felsefe alt forumları; Ali bin Ebu Talib (Arapça: علي بن أبي طالب , Farsça: علی پسر ابوطالب ) (d. 599 - ö. 661), ...


Seçenekler
Stil


Saat: 05:37 .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc. Telif Hakkı 2007 www.bilgidenizi.net
website tracker Türkiyenin En Büyük Forumlari Arts Check PageRank