![]() | ![]() |
| |||||||
| Dalgaların Bilgiye Dönüştüğü Tek Deniz | ||
![]() | ||
| Anahtar Kelimeler: bilgiler, goz, hakkinda |
![]() | | |
![]() |
| | Son konular | Seçenekler | Stil |
| | #1 |
| Admin ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Jul 2007 Nerden: Antalya
Mesajlar: 6.185
Üye No:2
Konular: 3480 Katılım: 65% Devamlılık: 99% Online Süresi: 8 Saat 28 Dak 33 Saniye Teşekkür Sayısı: 2.847 941 Konuda,2.852 Kez Teşekkür Aldı Rep Puanı: 1632833 Rep: ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() | GÖZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ Doğuştan ve sonradan olmak üzere 2 çeşit körlük mevcuttur. Doğuştan körlüğün en önemli nedeni yakın akraba evlilikleridir. Sonradan olma körlük: Glokom (göz tansiyonu), Diyabetis Mellitus (şeker hastalığı), Behçet hastalığı, ani körlüğe neden olan Sahte içkilerde kullanılan “Metanol-Mavi İspirto”, çeşitli kazalar vs.dir. Oysa erken Tanı körlüğe neden olan bir çok olumsuz sonucu engeller. Görme duyusunun gelişmesi doğumdan sonra 6 yaşına kadar devam eder. Göz sağlığının korunabilmesi için ilk 3 yaşta göz muayenesinden geçmek gerekir. Hiçbir şikayeti olmayan çocuğa 3-4 yaşlarına kadar en az bir defa göz muayenesi yapılması gerekir. Çocuk TV ‘u “yakından izliyorsa ; resim, boyama yaparken başını eğik tutuyorsa ; göz muayenesi hemen yapılmalıdır. Şaşılık varsa ; hangi yaşta olursa olsun vakit kaybedilmeden göz doktoruna baş vurulmalıdır. DİYABETİS MELLİTUS (Şeker hastalığı) gelişmiş ülkelerde körlüğe yol açan en önemli etkendir. GLOKOM :40 yaşından sonra herkes göz tansiyonuna baktırmalıdır. Glokom’da (Göz Tansiyonu) erken teşhis çok önemlidir. Uzun süreli “Antidepresan” kullananlarda Göz Tansiyonu “Glokom” riski artmaktadır. 6 Ayda bir göz tansiyonu ölçümü tavsiye edilmektedir. MİYOPİ: Dışarıdan gelen ışınların görme noktasına ulaşmadan odaklaşması sonucu gelişir.Miyop gözlerde uyum gücü çok az olduğu için kişi uzağı görebilmek için gözlük kullanmak zorundadır. HİPERMETROPİ: Dışardan gelen ışınların görme noktasının arkasında odaklanması sonucunda gelişir.Düşük dereceli hipermetrop kişiler uyum yaparak normal görebilirler, fakat göz çabuk yorulur.Yüksek hipermetropi ise hem uzak, hem de yakın görme bozukluğudur. ASTİGMATİZMA: Korneanın kırma gücünün birbirine dik iki eksende farklı olması sonucunda görüntünün farklı düzlemlerde kırılmasıyla meydana gelir. Kornea ve lensin yapısına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Astigmatizma, her mesafede yansıma ve bulanık görmeye neden olur, sirklerdeki yamuk aynalarda oluşan görüntüye benzetilebilir.Düzenli astigmatizma silindirik merceklerle düzeltilir.Düzensiz astigmatizma birbirine dik iki meridyen yerine çok sayıda odaklaşma çizgilerinin olduğu durumdur. Bu nedenle görme keskinliği ileri derecede düşmüştür. Gözlüklerle tam düzeltilemez. Gaz geçirgen kontakt lenslerle daha iyi sonuçlar alınır.AMPLİYOPİ (Göz Tembelliği) tedavisinin küçük yaşta yapılması gerekmektedir. (0-9 Yaş Arası) Yaş ilerledikçe tedavi süresi uzadığı gibi yararlanma oranının da düştüğü kanıtlanmıştır. DOĞUŞTAN GÖZ İÇİ BASINÇ YÜKSEKLİĞİ: Daha bebeklik döneminde ışıktan etkilenme, gözlerde sulanma, kızarıklık, kısıklık gibi belirtilerin yanı sıra kornea dediğimiz gözün saydam tabakasının büyümesi gibi belirtiler ile ortaya çıkmaktadır. Erken müdahale edilmediğinde körlüğe yol açan ciddi bir bozukluktur. Gözde hissedilen ışık çakması, sinek uçuşması gibi şikayetler retina yırtılmasının (dekolman) habercisi olabilir. Kontakt lenslerin, ışığa hassasiyeti olan hastalarda ışık hassasiyetini (fotofobi) artırıcı etkisi vardır. Lens gözünüzdeyken kesinlikle doktorunuzun önermediği hiçbir damlayı gözünüze damlatmayınız. Kornea nakli birçok kişiye görme ümidi sağlamaktadır. Ameliyat sayılarının arttırılması, daha fazla kornea bağışı sayesinde mümkün olabilecektir. SARI NOKTA HASTALIĞI iyabet ve hipertansiyondan kaynaklanan göz arkasındaki kanamalar ve sarı noktadan oluşan ödem, erken dönemde teşhis edildiğinde tedavi edilebilir. Gözün arkasında yer alan sinir tabakası retinada bulunan maküla (sarı nokta, kör nokta) merkezi görmenin % 90’nını sağlamaktadır. Makula Dejenerasyonu; Yaşa bağlı olarak ortaya çıkan, görmeyi direkt olarak etkileyen bir göz hastalığıdır. Kuru ve yaş tip olmak üzere iki türü bulunmaktadır. Genetik faktörler ve damar yapı bozukluklarının etken olduğu bilinmektedir. Hipertansiyon, şeker hastalığı, anemi (kansızlık), aşırı sigara kullanımı, aşırı güneş ışınlarına maruz kalma hastalığı ilerletmektedir. Kuru tip erken teşhis edilirse fotodinamik tedavi ile durdurulabilir ya da yavaşlatılabilir. Kronik sigara içen şeker (diabet), glokom (göz tansiyonu) bulunan kişilerde damarsal kaynaklı yan etkilerin ortaya çıktığı kanıtlanmıştır. DİYABETİK RETİNOPATİ: Gelişmiş ülkelerde 20-74 yaş arasındaki popülasyonda önde gelen körlük nedenlerindendir. Gözün retina adı verilen ağ tabakasındaki damarlarda tıkanıklıklara ve damar duvarında bozukluklara yol açarak kanama ve sızıntılara neden olur, bunun sonucu olarak körlüğe kadar gidebilen çeşitli lezyonlar ortaya çıkar. Diyabetik retinopati’ de günümüzde lazer tedavisi uygulanmaktadır zamanında yapılan lazer tedavisi ile ciddi derecede görme kaybı riskinin % 60 oranında azaldığı görülmüştür. Diyabetlilerde göz takibinde amaç;görmeyi tehdit edecek düzeyde diyabetik retonapati varlığında, henüz hastanın görmesinde anlamlı bir bozukluk gelişmeden lazer tedavisi yapılmasıdır, böylece hastanın yaşam kalitesini etkileyecek bir görme kaybının gelişmesi önlenebilir. BLEFARİT: Kirpik diplerinde stafilokok enfeksiyonu oluşmasıdır. Kuru göz ve atopik egzema ile birlikte gelişir. Yanma, Kaşıntı, Yabancı cisim hissi, Göz kapaklarının etrafında kabuklanma gibi belirtiler gösterir. Kapak kenarlarının hafif şampuanla fırçalanmasıyla yapılan kapak temizliği ile birlikte gerekli ilaç kullanımı ile şikayetler giderilebilir. UVEİT: İris gözün içine girecek ışık miktarını ayarlar. İrisi oluşturan uveanın gözün beyaz kısmı (sklera) başladıktan sonra bitmemesi, ve skleranın altından devam ederek tüm gözün küresini sarmasıdır. Uvea iristen hemen sonra gözün içine doğru halkasal bir çıkıntı yaparak kendisinin ikinci kısmını yani silier cismi (ciliary body [üzerine ipliksi/kirpikvari lifler bulunduğu için bu ismi almıştır]) oluşturur. Bu kısım göz içi sıvısının yapıldığı yerdir. Burası aynı zamanda göz merceğini taşıyan ve geren iplikçiklerin bağlı olduğu yerdir. Silier cisim ve merceği taşıyan bu iplikçikler sistemi sayesinde göz merceği şişip incelerek hem uzağı hem de yakını net görmemizi sağlayan akomodasyon (uyum) işlevini gerçekleşir. İris ve silier cisim birlikte ön uveayı oluştururlar. Bu bölgenin hastalığına ön üveit adı verilir. Genelde dermatolojik (Behçet hastalığı) romatizmal hastalıklar (Romatoid artrit, Ankilozan spondilit) gibi hastalıklarla beraber seyredebilir. Tekrarlayıcı olabilir. Tedavisinde kullanılan kortizon içerikli damla ve tabletler nedeniyle yakın doktor hasta ilişkisi gerektirir.
__________________ _____BilgiDenizi.net_____ |
| | |
| Sohbet&İddaa |
|
![]() ![]() |
İlginizi Çekebilecek Benzer Konular | ||||
| Konu | Yazan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı Hakkında Bilgiler | ByDoğru | Ekonomi | 0 | 11-04-2008 00:20 |
| Sait Faik Abasıyanık Kayıp Aranıyor özet ve yazar Hakkında bilgiler | Powerofdreams | Kitap özetleri | 0 | 19-03-2008 01:59 |
| Cin nedir? Cin hakkında bilgiler | ByDoğru | Gelenekler | 0 | 01-02-2008 14:23 |
| Gordion Düğümü hakkında bilgiler | Powerofdreams | Gelenekler | 0 | 31-01-2008 22:38 |
| Kuş gribi hakkında bilgiler... | Mehmet | Sağlık Haberleri | 0 | 22-10-2007 19:10 |
| Biyoloji forumunun Göz Hakkında Bilgiler adlı konusunun Bilim alt forumları; GÖZ SAĞLIĞI BİLGİLERİ Doğuştan ve sonradan olmak üzere 2 çeşit körlük mevcuttur. Doğuştan körlüğün en önemli nedeni yakın akraba evlilikleridir. ... |
| Seçenekler | |
| Stil | |